Yunanistan Başbakanı Kostas Karamanlis, ünlü yönetmenin ölümü üzerine yaptığı açıklamada, Yunanistan nadir bir insanı, önemli bir yaratıcıyı ve gerçek bir dostu kaybetmenin üzüntüsünü yaşıyor ifadesini kullandı. Karamanlis, Dassinin ihtirasının, enerjisinin ve mücadeleci ruhunun ve asaletinin hiçbir zaman unutulmayacağını da söyledi.
Dassin, ABDde 1950li yıllarda kara listeye alındıktan sonra, Cannes film festivalinde genç Yunanlı oyuncu Melina Mercuri ile tanıştığı Avrupaya kaçtı ve bir daha arkasına bakmadı.
Yönetmen Alfred Hitchcockun 1940da asistanı olmadan önce oyuncu ve yapımcı olarak çalışmaya başlayan Dassin, bir Yunan televizyonuna yaptığı açıklamada, Ben zaten Yunanlıydım demişti.
Dassin, 1940lı yıllarda yaptığı ilk filmleriyle parlak bir yetenek olarak kabul edilmiş, ancak 1952de Amerikan Temsilciler Meclisinin bir komisyonunda verilen ifadede Hollywoodun komünist grubunun bir üyesi olarak adının geçmesinden sonra gözden düşmüştü. ABDde kara listeye alınan ve iş bulamayan Dassin, yazarak para kazanmaya başladığı Fransaya taşındı.
 |
|
Dassinin en büyük başarısı, kendisinin yazdığı ve yönettiği, başrolünü Mercurinin oynadığı Never on Sunday filmi oldu. Bu film 1961de en iyi film müziği dalında Oscar ödülü kazandı. Dassin, bu filmle en iyi yönetmen ve en iyi senaryo dalında da aday gösterildi.
Yunanistanda 1967deki askeri darbeden sonra ünlü çift, cuntaya muhalefet etti ve Paristeki evleri Yunan direnişinin merkezi oldu. Çift, demokrasinin sağlanmasından sonra 1974te Yunanistana döndü.
Yunanistanda sosyalistlerin seçimleri kazanmasından sonra Mercurinin Kültür Bakanı olarak atanmasıyla Dassin de Yunan vatandaşı oldu.