Duruşmada şikayeti sorulan Bukağılı, kitapta açıkça dine ve mukaddes değerlere karşı saldırıda bulunulduğunu ileri sürerek, kitabın toplatılmasını talep etti.
Bukağılının davaya katılmak istemesine ilişkin düşünceleri sorulan cumhuriyet savcısı Mücahit Ercan, Bukağılının işlendiği iddia edilen suçtan doğrudan zarar görmediğini belirterek, davaya katılma talebinin reddine karar verilmesini istedi.
Hakim Hakkı Yalçınkaya ise Bukağılının duygusal olarak zarar gördüğünü belirterek, davaya katılma istemini kabul etti.
SAVCI BERAAT İSTEDİ
Esas hakkındaki görüşünü açıklayan savcı Ercan, Karaaslanın söz konusu kitabı bizzat yazmadığını ve çevirisini yaptığını ifade ederek, sanığın, 5187 sayılı Basın Kanununun 11. maddesi uyarınca cezai sorumluluğu bulunmadığı için beraatına karar verilmesini talep etti.
Mütalaaya ilişkin diyecekleri sorulan Ali Emre Bukağılının avukatları, bu konuda beyanda bulunmak süre talep etti. Mahkeme, Bukağılının mütalaaya ilişkin beyanlarını hazırlamaları için kendilerine süre vererek, duruşmayı erteledi.
İDDİANAME
Şişli Cumhuriyet Savcılığınca hazırlanan iddianamede, İngiliz Profesör Richard Dawkınsın yazdığı Tanrının Yanılgısı isimli kitabın, Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanlığınca görevlendirilen Dekan vekili Prof. Dr. İlyas Çelebi tarafından incelendiği belirtiliyor.
Çelebinin, 14 Ocak 2008de hazırladığı raporda, söz konusu kitabın, ateizmi savunmak ve her türlü teistik (Tanrı inancı) düşünceyi reddetmek için kaleme alındığının belirtildiği anlatılan iddianamede, aynı raporda, kitapta, hakikati aramak gibi ilmi, akademik bir amaç ve endişenin söz konusu olmadığının, üslup ve tarz itibari ile de din konusunda bilgisiz, cahil, eleştiri kabiliyeti olmayan ve istismara müsait insanların kandırılmasının ya da yanlış yönlendirilmesinin amaçlandığının vurgulandığı kaydediliyor.
İddianamede, kitapta, Allah hakkında küçültücü, Tanrı inancına sahip insanları rahatsız edici ya da dinler hakkında hakaret ve tahrik içeren ifadeler kullanıldığı savunularak, Kuzey Yayıncılıkın sahibi Erol Karaaslan tarafından tercümesi yapılarak basılan kitabın tercümesindeki ifadelerin, bilirkişi raporunda da belirtildiği gibi halkı kin ve düşmanlığa tahrik ettiğinin ve mukaddesata hakaret ettiğinin anlaşıldığı ifade ediliyor.
Karaaslanın Halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama suçunu düzenleyen TCKnın 216. maddesi gereğince 1,5 yıldan 4 yıla kadar hapsi isteniyor.