Kırcaalide cuma namazını kıldıktan sonra kiliseye giden Erdoğan, burada yaptığı konuşmada Ne kazanırsak kazanalım, gideceğimiz yer iki metrelik çukur dedi; Ben buraya saygı gösteriyorum. Aynı saygıyı kendi mabetlerime bekliyorum diye ekledi.
Erdoğan, Türkiye'de kendisine hediye edilen gümüş tesbihi, Papaz'a verdi.
KIRCAALİ - Başbakan Tayyip Erdoğan, Bulgaristan ziyaretinin son gününde Türklerin yoğun yaşadığı yerlerden biri olan ve küçük İstanbul olarak adlandırılan Kırcaalide temas ve incelemelerde bulundu. Sofyadan Kırcaaliye helikopterle gelen Erdoğan, önce Kırcaali Merkez Camisinde cuma namazı kıldı. Erdoğanı cami girişinde Bulgaristan Başmüftüsü Mustafa Aliş Hacı ile Kırcaali Müftüsü Şaban Ali karşılarken, caminin etrafında toplanan Türkler de alkışladı.
Vatandaşlara el sallayan, namazdan sonra caminin hemen yanındaki pazar yerinde dolaşıp Türklerle selamlaşan Erdoğan, daha sonra Sveti Georgi Kilisesini ziyaret etti.
Kilise papazı Petar tarafından karşılanan Erdoğana günün anısına altın tespih hediye edildi. Erdoğan, bu jeste karşılık, kendisine Türkiyede bir gezisi sırasında hediye edilen gümüş tespihi Papaz Petara verdi. Başbakan Erdoğan, ayrıca kiliseye gümüş tepsi hediye etti.
Erdoğan, kilisede yaptığı konuşmada, İspanya Başbakanı (Jose Luis Rodriguez Zapatero) ile birlikte medeniyetler ittifakı çalışmasını yürüttüğünü belirterek, Bunu hatırlatmamızın nedeni medeniyetler, kültürler ve dinler arasında dostluk ve barış ortamı oluşturmaktır dedi.
İnsan odaklı, insana hizmet eden dünyayı tüm medeniyetlerin hep birlikte kurması gerektiğini ifade eden Erdoğan, Birbirimize tahammülü, saygıyı öğrenmeliyiz. Bir arada yaşamayı, barış içerisinde aydınlık bir gelecek kurmayı başarmalıyız diye konuştu.
Erdoğan, Ne kadar kazanırsak kazanalım, unutmayalım, gideceğimiz yer iki metrelik çukur. O zaman bu kavga niye ifadesini kullandı ve sözlerini şöyle sürdürdü:
Milyoner olsak, milyarder olsak, trilyoner olsak, yiyeceğimiz karnımızı doyuracak kadar. Fakir fukaranın yiyeceği kadar. Aradaki fark birinin saltanat içinde, birinin mütavazı sofrada olmasıdır. Eğer biz insana hizmeti hedef alırsak her şey daha güzel olacaktır. Bu açıdan din adamlarına da toplumun manevi açıdan iyi motive edilmesi, barış ve dayanışmanın sağlanması için büyük görev düşüyor.
Başbakan Erdoğan, karşılıklı saygının da büyük önem taşıdığını söyleyerek şöyle dedi: Bu saygının misali olarak burayı ziyaret etmeyi uygun gördük. Her dinin mabetlerine saygı göstermek gerekir. Ben bu saygıyı gösteriyorum. Tabii aynı saygıyı kendi mabetlerime bekliyorum.
Başbakan Erdoğan, kilise ziyaretinin ardından Kırcaali Belediyesine geçerek, Kırcaali Belediye Başbakanı Hasan Aziz ile buluştu. Görüşmede Kırcaaliye yapılacak yeni cami ile yeni stadyumun projeleri ele alındı. Belediye Başkanı Aziz, her iki projenin de hayata geçmesi için Erdoğandan yardım talebinde bulundu.
Başbakan Erdoğan, Kırcaalide halk tiyatrosunda Türklere hitaben konuşma yaptıktan sonra, helikopterle Filibeye dönecek, buradan özel uçakla İstanbula hareket edecek.
tarih boyunca bu topraklarda
yaşamamızda geleneklerimizin büyük
payı var,amerikan askerlerinin
ıraktaki camileri hedef tahtasına
getirdikleri görüntüleri izleyin önce.
Nilay Bhatti - İstanbul
28 Mart 2008, Cuma 19:23
Kac kisi bugune kadar camiye
saygisizlik etmis ki boyle bir laf etme
geregi duymus basbakan. Saygisizlik hep
azinliklara, degisik inanclara...Bu
yorumlarla zaten gercek dusuncelerini
ortaya koyuyor Erdogan!
F.sena - İstanbul
28 Mart 2008, Cuma 19:08
“Ne kazanırsak kazanalım, gideceğimiz
yer iki metrelik çukur. Ben buraya
saygı gösteriyorum. Aynı saygıyı kendi
mabetlerime bekliyorum” bunu anlayıp
kavradık mı tamamdır zaten...
saygılar