AİHM yargıcı Türmen, AK Partinin parti kapatmayı engellemek için gündeme getirdiği Anayasa düzenlemesinin oyunun kurallarını değiştirmek olacağını belirterek Değişiklik, demokrasinin ve hukuk devletinin kırmızı çizgilerini geçmek olur diye yazdı.
İSTANBUL - AİHM yargıcı Dr. Rıza Türmen, Milliyet Gazetesinde konuk yazar olarak kaleme aldığı yazıda, demokrasilerde yasama-yürütme-yargının rolünü anlattıktan sonra hükümetin AK Partiye açılan kapatma davasının seyrini değiştirmek için planladığı anayasa değişikliğiyle ilgili görüşlerini açıkladı. Türmen yazısında, Yargı, yürütme ve yasama üzerindeki denetim yetkisini kullanırken bazen yanlış kararlar da verebilir. Oyunun kurallarını değiştirerek kararın sonuçlarını kaldırmak, yasa yoluyla yargının yetkilerini sınırlamaya gitmek, görülmekte olan bir davanın sonuçlarını etkisiz bırakacak düzenlemeleri gerçekleştirmek demokrasinin ve hukuk devletinin kırmızı çizgilerini geçmek olur ifadesini kullandı.
Türmenin kapatma davası ve yaşanan gelişmelerle ilgili görüşleri şöyle:
Anayasa Mahkemesi bir yasanın ya da anayasa değişikliğinin anayasaya aykırı olduğuna karar verirse, bu yasamaya müdahale olarak görülemez. Çünkü, meclisin anayasaya aykırı yasa yapma gibi bir yetkisi yok.
Yasama ve yürütmenin işlemlerinin yargısal denetime tabi olması hukuk devleti ilkesinin bir gerçeği. Bülent Tanör ve Necmi Yüzbaşıoğlunun belirttikleri gibi Hukuk devleti ve demokratik devlet ilkeleri birbirlerini tamamlayan ikizlerdir. Çoğulcu-özgürlükçü demokrasinin temelleri bu beraberliğe dayanır. Devletin hukuka uygunluğunu sağlayan ilke ve kurallar, bu uygunluğu sağlayacak yargı denetimi, yargı bağımsızlığı ve adil yargılanma ilkesinin gerektirdiği güvencelerdir.
Bu nedenle, yürütme ve yasamanın işlemleri yargı denetimi dışında bırakılıp yargının denetimi daraltıldıkça hukuk devleti ilkesinden uzaklaşılmış olur. Dr. Rıza Türmenin yazısının tam metni
YARGI YANLIŞ KARARLAR DA VEREBİLİR Yargı, yürütme ve yasama üzerindeki denetim yetkisini kullanırken bazen yanlış kararlar da verebilir. Demokratik bir ülkede böyle bir durumda gösterilmesi gereken tepki kararı eleştirmekle sınırlı kalmalı. Yoksa, oyunun kurallarını değiştirerek kararın sonuçlarını kaldırmak şeklinde değil. Kararı veren yargı organına tehditler yöneltmek, yasa yoluyla yetkilerini sınırlamaya gitmek, yargı bağımsızlığını zedeleyecek önlemler almak, görülmekte olan bir davanın sonuçlarını etkisiz bırakacak düzenlemeleri gerçekleştirmek demokrasinin ve hukuk devletinin kırmızı çizgilerini geçmek olur.
Bütün bunlardan anlaşılacağı gibi, demokrasinin öze ilişkin yönünü yaşama geçirmek büyük ölçüde yargıya düşen bir sorumluluk. Demokrasilerde hükümetler, yargının kararlarından farklı düşünseler, bu kararları eleştirseler de, yargının sorumluluklarını en iyi biçimde yerine getirmelerini sağlamayı ve kararlarına uymayı hukuk devletinin bir gereği olarak görürler.
Türkiyede kavramların belirsizleştiği, normların içlerinin boşaldığı bir dönemde bazı temel ilkelerin anımsanmasının yararlı olacağını düşünüyorum.
Deliye raporu deli doktoru veriyor,
öğrenciye notu öğretmeni, peki
yargıtay, danıştay, sayıştay bunların
raporunu, notunu kim verecek veya
verebilir ?
doruk Cankat - Çanakkale
28 Mart 2008, Cuma 15:04
çok güzel, demek yargı da yanlış
yapabilir. Ama onu sadece
eleşririrsiniz ve işi orda
bırakırsınız. onun işleyiş kurallarını
değiştirmezsiniz diyor, uluslararası
hakimimiz. Ne ala. o Halde yasama ve
yürütme de yanlış yapabilir. sizde onu
eleştirebilirsiniz. ama siz ne
yapıyorsunuz, onu kapatıyor veya
yasaklıyorsunuz. sonuç ne peki. sonuş
yargı her şeyin üstündedir diyorsunuz.
hayır bay hakim. egemenlik yargının
değil, egemenlik HALKINDIR...(sende
emekli oluyorsunya konuşursun artık
sende)