İskeçe Türk Birliği 1927 yılında kurulmuş ve bu adla 1983 yılına kadar faaliyet gösterdikten sonra, o yıl Yunan makamları tarafından Türk kimliği propagandası yaptığı ve Lausanne Antlaşmasına aykırı olduğu gerekçesiyle kapatılmıştı.
Strasbourg Mahkemesi, bu davayla ilgili kararında, sadece Türk terimini kullanıyor diye bir derneğin kapatılmasının, demokratik bir toplumda gereksiz bir uygulama olduğuna hükmetti. Derneğin, Yunanistanda bir etnik azınlık varolduğu fikrini savunmasının dahi, demokratik bir toplum için tek başına tehdit oluşturamayacağı görüşünü belirtti.
Derneğin kapatılmasıyla, Yunanistanın, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin örgütlenme özgürlüğü ve adil yargılanmayla ilgili maddelerini ihlal ettiğinde hüküm kıldı. AİHM, Atinanın kapatılmış davacı derneğe 8 bin Euro manevi tazminat ödemesini de kararlaştırdı.
Diğer davada da, Mahkeme Atinanın Yunanistanda etnik azınlık yoktur, dini azınlıklar vardır tezini geri çevirdi. 2001 yılında kurulmak istenen Türk Kadınları Kültür Derneğinin, adında Türk kelimesi olduğu gerekçesiyle mahkemeler tarafından kaydının reddedilmesinin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin örgütlenme özgürlüğü hakkına aykırı olduğu sonucuna vardı.
Bu kararların Avrupa Konseyi standartlarına göre doğrudan yaptırımı bulunuyor. Yunanistanın normal şartlarda yasalarını gözden geçirmesi ve Türk adıyla dernek kurulmasına olanak tanıması gerekiyor. Bu konuda, mahkeme kararlarının uygulanmasından sorumlu Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesinin önümüzdeki aylarda izleyeceği politika belirleyici olacak.
25 YILDIR BEKLENEN KARAR
Bu arada, Batı Trakyada, AİHMin son kararı Türk Azınlık tarafından memnuniyetle karşılandı. İskeçe Türk Birliği Başkanı Ozan Ahmetoğlu, Türk Azınlığın etnik kimlik konusunda verdiği 25 yıllık hukuk ve demokrasi mücadelesinin başarıyla sonuçlanmasından büyük mutluluk duyduğunu söyledi.
Ahmetoğlu, Türk Azınlığın bu kararı 25 yıldır beklediğini belirterek, Bu karar, Batı Trakya Türkleri için tarihi bir karardır. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin bu kararının Batı Trakya Türk Toplumuna ve ülkemize hayırlı olmasını diliyorum dedi.
AİHMdeki dava süreciyle ilgili bilgi veren İskeçeli Türk avukat Orhan Hacıibram da, AİHMnin bu kararından sonra, Batı Trakyada kapatılan Türk Derneklerinin yeniden faaliyete geçmelerinin ve Türk ismiyle yeni dernek kurmanın yasal yollarının açılabileceğini belirtti.
Hacıibram, Kararla ilgili henüz ayrıntılı bilgi elimize geçmedi. Ancak, AİHMden yapılan açıklamaya göre, her iki davada haksız bulunan Yunan devleti,
kapatılan Türk Derneklerinin Asliye Hukuk Mahkemesindeki kayıtlarının silinmesini iptal etmek ve Türk ismiyle yeni kurulacak derneklerin tüzüklerini onaylamak durumundadır diye konuştu.
Kurulduğu 1927 yılında bu yana yaklaşık 60 yıl yasal olarak faaliyetlerini sürdüren İskeçe Türk Birliği, 1986 yılında İskeçe valiliğinin Batı Trakyada Türk bulunmadığı iddiasıyla açtığı dava sonucunda, İskeçe Mahkemesi tarafından kapatılma kararı alınmıştı.
İskeçe Türk Birliği, yaklaşık 20 yıl süren iç hukuk mücadelesinin aleyhine sonuçlanmasının ardından 2005 yılında davayı AİHMye taşımıştı.
Öte yandan 2001 yılında kurulmak istenilen, ancak adında Türk sözcüğünün bulunması nedeniyle kuruluş izni verilmeyen Rodop Türk Kadınları Kültür Derneği de, alt mahkemelerin bu konudaki kararının 2005 yılında Yunanistan Yüksek Mahkemesi Arios Pagos tarafından onaylanmasının ardından davayı AİHMye götürmüştü.
Bu arada daha önce aynı gerekçelerle Rodop valiliği tarafından kapatılması istemiyle aleyhlerinde dava açılan Gümülcine Türk Gençler Birliği ile Batı Trakya Türk Öğretmenler Birliği ise uzun süren hukuk süreci sonucunda, alt mahkemenin dernekleri kapatma kararının 1988 yılında Yüksek Mahkeme tarafından da onaylanması üzerine, Türk deyimi bulunan tabelaları sökülmüş ve faaliyetleri durdurulmuştu.