“Bıçağı aldım, elimle saçından tutarak boğazına sürdüm. Olay 3-4 saniyede bitti. O benim annem, çok pişmanım... Bu sözler, 21 yaşındaki Başak Aydıntuğa ait.
İSTANBUL - Türkiye iki gündür, Ankara Tıp Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Ayşe Tiryakinin, boğazı kesilerek öldürülmesiyle çalkalanıyor. Kızı, eve giren hırsızın annesini öldürdüğünü, kendisini yaraladığını duyurmuştu. Ancak vahşi cinayetin ardından inanılmaz bir dram çıktı. 21 yaşında, Hukuk Fakültesi öğrencisi olan Başak Aydıntuğ, annesini boğazını keserek öldürdüğünü ayrıntılarıyla anlattı.
Milliyet gazetesinin haberine göre, Aydıntuğun söyledikleri şöyle:
BENİ SORUMLU TUTUYORDU Annemle babam bir türlü geçinemediler ve şiddetli geçimsizlik nedeniyle üç yıl önce boşandılar. Bu huzursuzluk ortamında psikolojim bozuldu. Zaman zaman babaannemde, zaman zaman annemle kalıyordum. Boşandıktan sonra annem evlenmedi. Fakat babam bir başkası ile evlendi. Babaannem ile annemin evi arasında sıkışıp kaldım. Annemin ev değiştirme çabaları da moralimi bozdu. Babamla arasındaki sorunları yüzünden bana yükleniyor, bağırıp çağırıyor, odamdaki eşyaları kırıp döküyordu.
ÖFKE NÖBETLERİM OLURDU Bilkent Hukuk 2. sınıftayım. Huzursuzluklar olay gününe kadar devam etti. Psikolojik tedavi alıyordum. Seroxat almaya başladım. İlacın etkisiyle öfke nöbetlerim başladı. Annem gerek yüz yüze, gerek telefonda köpek, sürtük diye hakaretler ediyordu. Babamla boşanmasına benim sebep olduğumu düşünüp haksız olarak bana yükleniyordu. Çok öfkelendiği zaman ne bulursa üzerime atıyordu. Hatta vazoyu bile attı.
KİMİN KOYNUNDAN GELDİN? Olay günü aynı hakaretlerine devam etti. Ben anneme İyi geceler deyip odama çıkarken bana Ne yapıyorsun? demesi üzerine, ders çalışacağımı söyledim. Aramızda tartışma geçti. Ders çalışacağıma inanmadı. Tartışmanın dozu gittikçe sertleşiyordu. Sen pazar günü kim bilir kimin koynundan geldin dedi. Hakaretleri içime sindiremedim.
BIÇAĞI ALDIM, ODASINA GİTTİM Annem mutfaktaki bilgisayarda çalışıyordu, ben de ceza kitabı okuyordum. Birbirimizle konuşmuyorduk. Saat 24.00ü geçmişti. Annem mutfaktan ayrıldı. Kendi odası ile banyo arasında gezip duruyordu. Psikolojim çok bozulmuştu. Çok da kızmıştım. Mutfağa tekrar indim. Bıçağı aldım. Odasına gittim. Yatağında sırtüstü yatıyordu. Yeni tartışmıştık. Hatta aradan 10 saniye geçmişti.
YAKLAŞTIĞIMI HİSSETTİ, 3-4 SANİYEDE BİTTİ Altı giyinik, gözlerini kapatmıştı, ancak uyumamıştı. Elimde bıçakla 1 metre kadar yaklaştığımda hissetti, gözlerini açtı, bana karşı koymaya çalıştı. Eli gözüme geldi, canım da çok acımıştı. Ben de elimdeki bıçağı diğer elimle saçından da tutarak boğazına sürdüm, boğızı kesildi. Bana bundan sonra karşı koyamadı. Olay 3-4 saniyede bitti. Bir anlık bir olaydı. Prof. Tiryaki son yolculuğuna uğurlandı ÇOK PİŞMANIM, O BENİM ANNEM Annem öldükten sonra bu olaydan nasıl kurtulurum düşüncesinin etkisi ile sitenin bekçisine gittim. Kendisini bulamadım. Sonra yan komşuya gittim. Onları da bulamadım. Annemin arkadaşı olan komşumuza gittim. Eve hırsız geldiğini söyledim. Komşuyu alıp eve getirdim. Komşu olayı gördü ve jandarmayı aradı. Kaçmadım, jandarmaya teslim oldum. Olay bundan ibaret. Ancak o benim annem, olaydan çok pişmanım. Bana kesinlikle bu olayda hiç kimse yardım etmedi. Olayı tek başıma ben işledim.