Susurluk davasına ilk bakan DGMnin başkanı Çetinbaş, bugün Ergenekonda kuvvetli suç şüphesi olduğu halde, yaşı ve sağlığı nedeniyle denetimli olarak salıverilen Prof. Alemdaroğlunun avukatı olarak kamuoyunun önüne çıktı.
Avukat Metin Çetinbaş açıklama yapıyor; arkasında Alemdaroğlu, solda Perinçek'in eşi Şule Perinçek...
İSTANBUL - Susurluk, Türkiye’de çete, derin devlet ve gladyonun sorgulandığı ilk ve en önemli davaydı. Ergenekon Terör Örgütü soruşturması haberlerinde de, Susurlukla bağlantılara dikkat çekildi. Susurlukla ilişkilendirilen tek asker olan ve o gün sorgusu dahi yapılamayan Veli Küçükün tutuklanması, Susurlukta hüküm giyen Sami Hoştan ve Yaşar Özün Ergenekonda da sorgulanmasına dikkat çekildi. Ancak iki davada da etkin rol oynayan önemli bir isim dikkatlerden kaçtı: Metin Çetinbaş.
Metin Çetinbaş, Susurluk davasına bakan ilk mahkemenin, İstanbul 6 Nolu Devlet Güvenlik Mahkemesinin başkanıydı.
Susurluk davasında, silahlı teşekkülün siyasilerden ve bürokratlardan güç aldığını karara geçirterek en üst sınırdan ceza veren Çetinbaş, ayrıca Metin Kaplana müebbet hapis cezası vermek gibi önemli bir başka davayı da karara bağlamıştı.
SUSURLUKTA HUKUK DERSİ VERMİŞTİ Çetinbaş, 4 yıl süren Susurluk davasında, tüm sanıkların mahkumiyetine hükmetmiş ve o gün basında Hukuk dersi olarak nitelenen şu ifadeleri karara geçirtmişti: Ünvanı, görevi, sıfatı, siyasi ya da sosyal konumu ne olursa olsun, suç işleyen herkesin derhal ve en kısa zamanda yargı önüne çıkarılıp hesap vermesi sağlanmalıdır. Birtakım idari, siyasi ve yasal düzenleme manevralarıyla yargı denetiminin önüne geçilmesi, toplumumuzdaki herkesi üzmekte, korkutmakta, adaleti ve adalet duygusunu zedelemektedir. Suç işleyenin cezasını çekmediği bir toplumda sosyal ve siyasi istikrar sağlanamaz, huzur ve refah tesis edilip sürdürülemez. Suç işleyip de bazı siyasi, sosyal, idari ve yasal koruma kalkanlarını muhafaza edenler ya da kaldırmayanlar unutmamalıdır ki, adalet bir gün onlara da lazım olacaktır.
YÖNETİCİLERDEN GÜÇ ALAN SİLAHLI TEŞEKKÜL Sanıkları bazı siyasetçilerden, yönetici ve bürokratlardan yönlendirme ve güç alan silahlı teşekkül olarak tanımlayan Çetinbaş, Susurlukta meydana gelen kazada silahlı teşekkülün bir bölümünün su yüzüne çıktığını ifade etmiş, Edirneden Karsa, Sinoptan Mersine kadar Türkiyenin her köşesinde yaşayan her bireyin, devletimizin en alt görevlisinden en tepesinde bulunanlara kadar herkese düşen görevin, hukukun üstünlüğünün hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde tesis edilip sürdürülmesi olduğunu vurgulamış; bunun, demokrasinin üç kuvveti olan yasama, yürütme ve yargı kuvvetlerinin denk ve ahenk içinde çalışmasıyla olacağına, hiçbir yasadışı uygulamaya, keyfiliğe ya da kayırmaya izin verilmeyip en ufak hoşgörü gösterilmemesi gerektiğine dikkat çekmişti.
ALEMDAROĞLU KUVVETLİ ŞÜPHELİ Eski hakim Çetinbaş, bugün ise, Susurluktan sonra derin devlet bağlantısı kurulan ilk büyük soruşturma olan Ergenekon Terör Örgütü soruşturmasında, eski İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Kemal Alemdaroğlunun avukatlığını yapıyor.
Prof. Alemdaroğlu, bu sabah tutuklanması istemiyle sevkedildiği nöbetçi mahkemede, üzerine atılı olan suçu işlediğine dair kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren olgular bulunduğuna dikkat çekilerek, bunun tutuklamanın şartlarını oluşturacağı kayda geçirilerek; ancak şüphelinin yaşı ve sağlık durumu nedeniyle salıverildi. Mahkeme, Alemdaroğlunun yurt dışına çıkışını yasakladı; mahkemeye bildirdiği ikamet adresinin bulunduğu yerin polis merkezine her ayın 1. ve 15. günlerinde giderek imza atması yoluyla adli kontrol altına hükmetti. Alemdaroğlunun, bu uygulamaya bir gün bile uymadığı takdirde CMKnın 112. maddesi gereğince hakkında hemen tutuklama kararı çıkarılabileceği konusunda uyarıldığı da kayda geçirildi.
AVUKAT ETİNBAŞ: İKTİDAR SUÇ İŞLİYOR Alemdaroğlunun salıverilmesinden sonra, avukatı sıfatıyla Metin Çetinbaş basın mensuplarının karşısına çıkarak bir açıklama yaptı. Türkiyenin sıkıntılı bir dönemden geçtiğini söyleyen Çetinbaş, yargı bağımsızlığının zedelenmeye çalışıldığını ileri sürdü, herkesi hukuk devleti kurallarına uymaya davet ettiğini belirterek şöyle dedi:
Başta sayın Başbakan ve bazı bakanlar olmak üzere Türkiye ve dünya kamuoyunun gündeminde olan bu soruşturmada şüphelilerin aleyhine art arda açıklama ve yayınlar yapılmaktadır. Yargıyı etki altına alma gayreti gösterilmektedir. Anayasal suç işlenmektedir. Yetkili ve görevli adli makamların şüpheliler hakkında yasal gereğini yapacağına inanıyorum.
Birbiriyle hiç ilgisi olmayan iki farklı olayın karşılaştırılmaya, kamuoyunun yanıltılmaya çalışıldığını öne süren Çetinbaş, Görev ve unvanı ne olursa olsun, kimsenin yüce Türk adaletine etki edemeyeceğini, son kararlar verildiğinde göreceğimize inanıyorum. Türk adalet sistemine, yargıç ve savcılarına güveniyoruz, güvenmeye devam edeceğiz diye konuştu.
Çetinbaş, Alemdaroğlunun gözaltına alınmasıyla birlikte kurallara uygun ve insanca uygulamalarından dolayı kolluk kuvvetlerine de teşekkür etti.