AK Parti Grup Başkanvekili Ergün, üniversitelerde türban değişikliği öngören anayasa değişikliği teklifine imza verdiği için MHPnin de gözaltı sürecine alındığını iddia etti, Böyle giderse yasama faaliyeti sona erebilir dedi.
ANKARA - AK Parti Grup Başkanvekili Nihat Ergün, TBMM’de grubu bulunan 4 siyasi partinin birisi hakkında açılan kapatma davasının devam ettiğini (DTP), birisinin kapatılması için Anayasa Mahkemesi’ne iddianame sunulduğunu (AK Parti), birisinin de (MHP) gözaltı sürecine girdiğini söyledi. “Böyle giderse yasama faaliyeti sona erebilir” diyen Ergün, Anayasada parti kapatmayı zorlaştıran değişiklik teklifinin hafta sonuna doğru TBMM Başkanlığı’na sunulabileceğini belirtti.
Ergün, TBMMde gazetecilerin soruları üzerine değerlendirme yaparken, Başsavcıyı kastederek Bir tek kişinin, parti kapatma davası yoluyla TBMMnin yasama faaliyetlerini sona erdirebilecek bir girişimde bulunabilmesi yetkisi, ne kadar büyük bir yetkidir dedi. Ergün son durumda, parti kapatmanın zorlaştırılmasının zaruret haline geldiğini vurgulayarak şunları söyledi:
MECLİSİN YASAMA FAALİYETİ SONA EREBİLİR Şu anda parlamentoda 4 siyasi parti grubu var. Bir tanesiyle alakalı kapatma davası açıldı ve yüksek mahkemede bu dava devam ediyor (DTP). Bir tanesiyle alakalı yeni bir iddianame hazırlandı (AK Parti). Bu iddianame Anayasa Mahkemesi tarafından kabul edilirse onun hakkında da kapatma davası açılmış olacak. Bir tanesi (MHP), parlamentoda bir anayasa değişikliği teklifine ve bir kanun teklifine imza attığı attığı ve destek verdiği için adeta gözaltı sürecine girmiş bulunuyor. Son iddianame, siyasetçinin düşünceyi açıklama hürriyetini bir nevi ortadan kaldırmış oluyor ve TBMMnin yasama faaliyetleri dahi bir açıdan baskı altına girmiş oluyor. Bir yönüyle bakarsanız, bu, Meclisin yasama faaliyetini sona erdirmesiyle de sonuçlanabilir.
300 MİLLETVEKİLİ SİYASETTEN YASAKLANABİLİR İddianamede, milletvekillerinin bireysel olarak konuşmaları yer alıyor. Ayrıca milletvekillerinin anayasa değişikliği teklifine imza atmış olmaları da bir unsur olarak yer alıyor. Şu anda 71 kişi siyasi yasaklı olarak tespit ediliyor. Bunların 39u şu anda milletvekili... Eğer anayasa değişikliğinin altına imza koymak ya da bir kanun değişikliğinin altına imza koymak bir siyasi partinin kapatma davasına gerekçe teşkil edilebiliyor ve o kişinin siyasi yasaklı haline gelmesi sağlanabiliyorsa, bu anayasa değişikliği teklifinin altında 350 kadar milletvekilinin imzası vardır. 300 milletvekilinin siyasi yasaklı haline gelmesini yazmak da mümkündür iddianameye. Mahkemenin de bu istikamette karar verdiğini düşünürsek, aslında bunun sonucu; parlamentonun yasama faaliyetlerinin sona ermesi demektir. Siyasi partilerin kapatılmasının demokratik sistemde nasıl bir komplikasyona yol açabileceğini görebiliyor muyuz? Bu karşımıza ivedi bir düzenlemeyi çıkarmıştır. MHPde yaptığı açıklamada bu komplikasyonların bir kısmına işaret etmiştir.
ÖNCE ANAYASA, SONRA SPK DEĞİŞİKLİĞİ AK Parti Grup Başkanvekili Ergün, bunun bir süreç olduğunu, ilk etapta anayasanın 69. maddesinde değişiklik, daha sonra da Siyasi Partiler Kanununda kapsamlı bir değişiklik gündeme gelebileceğini belirtti. Yaptıkları çalışmanın bir kaç gün içinde somutlaşmış olacağını kaydeden Nihat Ergün, henüz siyasi partilere bir teklif sunmadıklarını söyledi, 1-2 gün içinde çalışmaları tamamlayıp, büyük olasılıkla hafta sonuna doğru anayasa değişikliği teklifini TBMMye sunacaklarını söyledi.
ÖYLEYSE MECLİSİ HEMEN STOP ETTİRELİM Ergün, yapılacak değişikliklerin Anayasanın 138. maddesine aykırılık oluşturmayacağını savunarak, Anayasanın 138. maddesinin Meclisin Denetim faaliyetlerini kapsadığını bildirdi. TBMMnin yasama faaliyetlerini yapmaya devam edeceğini kaydeden Ergün, Yargıdaki konular, bu yasama faaliyetinden etkileniyorsa etkilenir, etkilenmiyorsa da etkilenmez. 138. maddeyi Meclis yasama faaliyeti yapamaz diye düşünürsek o zaman Meclisin hemen stop ettirilmesi lazım dedi. Nihat Ergün, bir başka Meclisten çıkan her kanunun, mahkemelerde görülen davaları Şu veya bu şekilde etkilediğini de söyledi.