Her Fransız vatandaşı Fransızdır da, bir Bretonu bir Marsilyalıyla, bir Toulouseluyu bir Cherbourgluyla aynı kabın içine sokmak mümkün müdür? Ya yarım yüzyıldır Komünist Partisi üyeli olmakla övünen şu fırça saçlı emekçi kadınla, baştan beri Le Pende aradığını bulduğunu söyleyen domuz yanaklı emlâkçı beyi? Ezberinden, soluk almadan, bir saat yüksek sesle Lautréamont okuyan genç adamla Rimbaudyu önündeki kâğıda Raimbot diye yazan cahil kızı?
Fransızların Türklerden hoşlanmadığı, Türkiyenin ABye girmemesi gerektiğini savundukları bir başka genelleme. Dolu böyle düşünen olduğunu biliyoruz Fransada, bir bölümü de Kuzey Afrika kökenli din kardeşlerimiz. Tersini düşünenlerin nüfusu azbuz değil öte yandan; hele bir biçimde Türkiyeyi tanıyan, birkaç gün İstanbulda ya da Antalyada tatil yapıp dönmüş olanların arasından pek az muhalif çıktığı görülüyor.
Ama bugün, Türkün Türke yapmadığını yapan Fransızlardan bazılarına değinmek istiyorum. Birkaç yıl önceydi, bir televizyon programında yanyana getirmeyi aklımdan geçirmiştim: Tophane eski mezartaşları üzerinde çalışan Bacqué-Grammond, Bektaşî sırları üzerine kitabı yayımlanan Thierry Zarcone, Osmanlı kültürü çerçevesindeki araştırmalarından bildiğimiz Gilles Veinstein, Bilge Karasu çevirmeni Alain Mascarou, aynı masada, güzelim Türkçeleriyle nasıl da şaşırtacaktı genellemecileri!
Bir başka yakada, Türk Edebiyatının Fransada hak ettiği yeri bulması için çırpınan Fransızlar çıkıyor karşımıza. Hamdi Tanpınarı, Tahsin Yüceli,
 |
| Nedim Gürsel'in kitabının Fransızca baskısı |
Nedim Gürseli, pek çok şairimizi Fransızcada ağırlayan Timour Muhiddinei çeyrek Türk statüsüne yerleştirdik diyelim (ki bu bile kolay değil aslında), Patrice Rötige ne buyurulur?
Bu Paris doğumlu, orta Fransada yayıncılığa girişmiş adamı hiçbir köken bağlantısıyla açıklayamayız. Bleu Autour yayınevi, giderek gelişen yayın yelpazesinin önemli bir dilimini bizim edebiyatımıza ayırmakta kararlı.
 |
| Sait Faik |
Fransada Türkler başlıklı sosyolojik bir derlemeyi, Ottomanes başlıklı, Courtellemontun yüzyılbaşı renklendirilmiş fotoğraflarından oluşan nefis albümünü çıkardıktan sonra Sait Faike yönelmiş Patrice Rötig: Lüzumsuz Adamın ve Alemdağda Bir Yılanın peşisıra Semaveri hazırlıyor şimdi de.
Sait Faikten bir seçme hikâyeler kitabı, yıllarca önce, UNESCO desteğiyle çıkmış ve sırra kadem basmıştı. Bugün Bleu Autour, üstelik hiçbir destek görmeden, daha kararlı biçimde yöneliyor ustaların ustasına.
Bu kadarla kalmıyor Rötigin merakı:
 |
| Patrice Rötig |
2008 sonbaharına, bir Orhan Veli şiirleri seçkisi planlıyor.
Bleu Autour yayınevinden, geçen yıllarda, bizi yakından ilgilendiren iki yaşamöyküsel kitap daha çıkmıştı, ayrıca: Nedim Gürselin çocukluk ve ilk gençlik dönemini kuşattığı metniyle, Rosie Pinhas-Delpuechin Bizans Süiti.
Patrice Rötig, babasının bir geçici görevi nedeniyle çocukluğunda bir süre kalmış Türkiyede. Oğlu ve yayınevindeki sağ kolu Simon Rötig işi ileri götürerek Türkçe öğrenmiş.
Tutku duyarak yapıyorlar işlerini.
Fransızlar mı derseniz, evet Fransızlar.
Onların Fransızlığına biz Fransız kalıyoruz yazık ki.

Enis Baturun önceki yazılarıGlucksmanngiller ve Mayıs 68Yeni Romanın Papası öldüGönülçelen VillepinKökü korunan kültür yaşarDevlet ve sanat: Dikenli tel üstün(d)eSimone ve gerisiAlmanya, Kara YıllarTütün kültürünü anlamıyorlarTürk aydınını Parise çekenFransız kültürü gerçekten öldü mü?
