Lefkoşa ara bölgede 3 saati aşkın süren görüşmenin ardından yapılan açıklamada, ilk olarak teknik komitelerin çalışmalara başlayacağı ve liderlerin bu çalışmalar ışığında 3 ay sonra kapsamlı müzakerelere başlamasının kararlaştırıldığı belirtildi.
Talatla Hristofyas, müzakerelerin yöntemi üzerinde durduklarını ve özlü konulara girmediklerini vurguladı. Talat, komitelerin çalışmaları sırasında gerek görülürse Hristofyasla bir araya gelebileceğini söyledi.
Liderler, Lefkoşada iki kesimin çarşısını birbirine bağlayacak Lokmacı sınır kapısının, teknik çalışmaların tamalanmasının ardından en kısa sürede açılması konusunda da görüş birliğine vardı.
Bahçeşehir Üniversitesi öğretim görevlisi ve Avrupa Birliği uzmanı Dr. Cengiz Aktar, NTVMSNBCye bu tarihi gelişmeyi değerlendirirken, artık Adada karşılıklı jestlerin beklendiğini söyledi.
ADADA BÖLÜNMÜŞLÜĞÜN SİMGESİ
Bugün açılması kararı beklenen Lokmacı Geçidi, aslında 45 yıldır başkent Lefkoşanın Lerda Sokağında Türk ve Rumları ayıran barikat olarak adlandırılıyor. Adını, Lokmacı Kirkordan alan bölgede, iki taraf da kendi tarafına duvar örmüş; geçit Lokmacı Barikatı olarak adlandırılmıştı.
Türk tarafı kendi tarafındaki duvarı 2005 yılında yıkmış, yerine askerlerle halkın karşılaşmaması için yaklaşık 1 milyon YTL harcanarak üst geçit yapmıştı. Türk tarafından sınıra kadar giden ve Türk askerlerinin kullandığı üst geçide, Rumlar Bizi gözlüyorlar diye tepki gösteriyordu.
Mehmet Ali Talat, 2007 yılı başında, bu geçidi de yıktı. Yıkma kararı ABD ve ABden Birleşme yolunda olumlu ve memnuniyet verici adım mesajlarıyla desteklenirken, Türk askeri yetkililerin tepkisiyle karşılanmıştı.
İstifa edeceği haberleri yayılan Talat, Başbakan Tayyip Erdoğanın gönderdiği özel ATA uçağı ile apar topar Ankaraya gelmiş, dönemin Dışişleri Bakanı Abdullah Gülle birlikte Genelkurmaya gitmiş, Genelkurmay Başkanı ile görüşmeden sonra Türkiyedeki resmi görüşle aralarında farklılık olmadığını söylemiş, ayrıca bir soru üzerine KKTC Türk Barış Kuvvetleri Komutanı ile de sorun yaşama lüksü bulunmadığını belirtmişti.
Daha sonra Genelkurmay Başkanlığı da bir açıklama yapmış; Askeri yasak bölge konumunda olan ve KKTC Anayasasının geçici 10uncu maddesi gereği TSKnın kontrolünde bulunan Lokmacı Kapısına ilişkin Genelkurmayın görüşünün daha önce hükümet yetkililerine iletildiğini, önceki gün de Talata ayrıntılı ayrıntılı olarak açıklandığını bildirmişti.
 |
| Talat ve Hristofyas barış görüşmelerini başlatıyor. |
Rum tarafı ise, ABnin şiddetli baskısı sonucu, geçen yıl mart ayında, bir gecede kendi tarafındaki duvarı yıktı; yerine görünmeyi engellemek amacıyla panolar koydu.
Bugün burada duvar yok ama geçiş de yok. Karşılıklı Türk ve Rum askerlerin beklediği noktadan, liderlerin anlaşması halinde, iki halkın karşı tarafa geçmesi mümkün olacak. Geçişi, özellikle Türk tarafındaki esnaflar, ticaretin açılacağı gerekçesiyle istiyor.
AKTAR: AÇILMASINI TSK ENGELLEMİŞTİ
Dr. Cengiz Aktar, NTVMSNBCye bugün gelinen noktayı şöyle değerlendirdi:
Lokmacı Barikatı, iki taraf arasında en stratejik geçiş noktası. Bölünmüş olan Berlinde benzer bir nokta vardı; Checkpoint Charlie adında. Biraz onu hatırlatıyor.Lokmacının açılmasını Türk tarafı istiyordu. Çünkü orası çok stratejik bir kapı. Ticaret, alışveriş anlamında çok önemli bir kapı. İnsanlar daha az yol yürüyüp karşılıklı alışveriş yapacaklar. Tam bir çare bulunacakmış gibiyken menfi bir görüş geldi ve kapı açılamadı. Sonra gündemden düşüverdi. Bunun da nedeni, açıkça söylemek gerekirse, oradaki Türk Barış Gücünün, yani TSKnın bu konudaki olumsuz görüşüdür. O yüzden açılamadı. Satır aralarından bu anlaşılıyor.
HRİSTOFYAS ÖZÜR DİLEDİ
Ama bu dönemde, iki taraf arasında müzakerelerin başladığı yeni dönemde, bu tip jestler beklenmelidir. Daha önce Rum kesimi Cumhurbaşkanı Hristofyastan bir jest geldi biliyorsunuz; Hristofyas 1960lardaki katliamlar için özür diledi Kıbrıs Türk toplumundan. Dolayısıyla benzer gelişmeler, küçük jestler, güven arttırıcı jestler olarak beklenmelidir.
TÜRK TARAFI DA ASKER ÇEKEBİLİR
1947den beri süregelen o kadar çok sorun var ki. Ve bu sorunlarla ilgili küçük jestler yapmak mümkün. Mesela bu küçük jestlerden birisi, oradaki Barış Gücünün veya TSKnın oradaki (Hiçbir zaman resmi rakam açıklanmamıştı ama Orgeneral Büyükanıt 40 bin demişti) 40 bin askerinden 500 tanesini geri çekiverir, günün birinde mesela. Ne olacak, onun bir zararı olmaz.
Komünist AKELin lideri Dimitris Hristofyas, 24 Şubattaki seçimde, çözüm için çaba vaadiyle zafere ulaşmıştı. Hristofyas açıklamalarında ısrarla Annan Planının değil, 8 Temmuz anlaşmasının çıkış noktası olarak kabul edilmesini savunuyor.
Türk tarafı ise, Annan Planının tamamen gözardı edilmemesi ve buradaki birçok parametrenin yeni görüşmelerde zemin oluşturmasını talep ediyor.