İSTANBUL - Türkiyede ve Dünyada Eğitim Finansmanı: Modeller, Uygulamalar, Projeler ve Fırsatlar konulu panelin açılışında konuşan Unakıtan, hükümet olarak geldikleri günden itibaren bütçede en büyük payı eğitime ayırdıklarını ifade etti. Unakıtan, Artık, bu eğitimin finansmanı sadece devlet tarafından mı yapılmalı, yoksa buna özel sektör iştiraki ne derece olmalı, ileri ülkeler ne durumdadır, bunların irdelenmesi lazım. Ülkemizde de yeni yapılanmalara gitmemiz şarttır dedi.
Kemal Unakıtan, son 5 yılda 19 yeni üniversite kurulduğunu, 2002-2003 döneminde okul öncesi öğretim yüzde 11,7 iken şimdi bu oranın yüzde 28,5e çıktığına dikkati çekti.
Unakıtan, İlköğretimde 2002-2003te okullaşma oranı yüzde 90,9 iken, 2007-2008de bu yüzde 97,4e çıktı. Ortaöğretimde yüzde 50,5ten yüzde 58,6ya yükseldi. Yükseköğretimde bu oran yüzde 14,6 iken 2006-2007de yüzde 20,1e çıktı. Hükümet olarak okullaşma oranlarında elde ettiğimiz başarıları daha da ileri götürmeyi istiyoruz. Okul öncesi öğretimi yüzde 50ye, ilkokullarda okullaşma oranını yüzde 100e, ortaöğretimde yüzde 90a yükseltmeyi hedefliyoruz dedi.
2002 yılında yükseköğretimde okuyan 451 bin öğrenciye ayda 45 YTL öğrenim kredisi verilirken, 2008de 760 bin öğrenciye aylık 160 YTL burs ve öğrenim kredisi verildiğini dile getiren Unakıtan, hükümetleri döneminde 115 bin derslik inşa edilerek öğrencilerin hizmetine sunulduğunu vurguladı.
Bakan Unakıtan, Bütçeden eğitime ayrılan kaynağı sürekli artırıyoruz. 2002de bu 7,5 milyar YTL idi. 2008 yılı için bu kaynak 23 milyar YTLye yükseltildi. Biz hükümet olarak geldiğimizden beri eğitim sürekli en fazla payı alıyor, diğerlerinden giderek makası açarak alıyor dedi.
ÖZEL SEKTÖR DEVREYE GİRMELİ Unakıtan, eğitime ayırdıkları payı artırmanın yanı sıra özel eğitim uygulamalarına yönelik teşvikler geliştirerek bu alana özel sektörün yatırım yapmasını cazip hale getirmeye çalıştıklarını vurguladı.
Hükümetimiz, özel sektörün eğitim alanına yatırım yapmasını teşvik edici politikalara devam edecektir diyen Unakıtan, Bu kapsamda eğitim alanında kamu-özel sektör işbirliğine dayalı modeller daha fazla uygulanmaya başlanacaktır. Türkiyede özel sektörün eğitimdeki yeri maalesef fazla değil. Devletin de imkanları belli. Özel sektöre bu konuya daha fazla yatırım yapma imkanı verecek yatırım ortamını sağlamamız lazım. Özel sektöre bu konuda daha büyük teşvikler verilmesi gerektiğine inanıyorum. Özel sektör oraya ne kadar giderse devletin üzerindeki yük o kadar azalacak ifadesini kullandı.
evet arkadaşlar paralı eğitimin
sinalleridir bunlar..bu cümleler sadece
bi başlangıç unutmayın...
mert kavalalı - Ankara
16 Mart 2008, Pazar 02:16
Parayı veren düdüğü çalar. Özel sektor verirse eğitimin
parasını sonra içeriğini, müfredatı yani ülkenin
gelecek neslinin yapısını belirler. Onu da özel sekör
kendi çıkarına kar amacına göre şekillendirir. Her
yerde değil ama bence eğitimde düdüğü devlet
çalmalıdır. Hükümet de değil, devlet diyorum. Çünkü
hükümet kısa ömürlüdür, devlet uzun ömürlüdür.
Bence..
hayırlı yorum - İstanbul
15 Mart 2008, Cumartesi 20:34
hayır, eğitimde özel sektör sadece
yıkar sistemi eğitimi iyice
kötüleştirir eğitimsizleştirir bu
yığınları