Prof. Sancar, NTVde yaptığı değerlendirmede, Başsavcının Gül için de siyaset yasağı istemesinin yargılanması anlamına gelmeyeceğini, siyasetten yasaklansa da, cumhurbaşkanı konumunun bundan etkilenmeyeceğini söyledi.
İSTANBUL - Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mithat Sancar, NTVnin canlı yayınında AK Partiye açılan kapatma davasını değerlendirdi. Türkiyenin parti kapatmada rekortmen olduğunu, yüzde 47 oy alan iktidar partisinin bile kapatma davasıyla karşı karşıya gelebileceğini belirten Sancar, bunun demokrasinin gelişmesinde büyük bir engel olduğunu söyledi.
Benim parti kapatmalarla ilgili görüş açıktır. Siyasi partilerin kapatılmasının kolay başvurulan bir yol olması demokrasiyle ciddi çelişkiler yaratıyor. Demokrasiyle bağdaşmıyor. Çok ciddi sıkıntılar yaratıyor. Türkiye siyasi kapatma olaylarında anayasasında demokratik hukuk devleti yazan ülkelerle kıyaslandığında çok açık ara birinci durumdadır. Yanlış hatırlamıyorsam, 24 siyasi parti mahkeme kararıyla kapatılmıştır. Bu durum Türkiyede demokrasinin yerleşmesinin önünde büyük bir engeldir. Siyasi kültür demokratikleşmesinde çok olumsuz rol oynadığını düşünüyorum. İktidar partisi, yüzde 47 oy almış bir parti de, kapatma davasıyla karşı karşıya kalabiliyor. Meseleyi bu açıdan değil de, hangi konumda olursa olsun, siyasi partilere yönelik bu siyasal ve hukuksal tehdidin demokrasinin gelişmesinin önünde bir engel olduğunu düşünüyorum. Son dönemde HADEP, DEHAP ve DTPden sonra, şimdi de AK Partiye yönelik bir dava var. Çok ciddi, Demoklesin kılıcı tarzı bir tehdit, siyasi hayatımızın demokrasinin üzerinde sallanmaktadır. Gül uyardı: Çok çok iyi düşünmeli Başsavcının Cumhurbaşkanı Gül hakkında da siyasi yasak istemesiyle ilgili olarak da, Henüz değerlendirme yapmak için erken. Başsavcının hazırladığı metni iyice değerlendirmek gerekiyor diyen Sancar, Gül açısından durumu şöyle değerlendirdi:
Bu bir yargılama değil. Cumhurbaşkanı Abdullah Gülün isminin geçmesi, onun Anayasa Mahkemesinde yargılandığı anlamına gelmiyor. Gül için siyaset yasağı talep edildiği anlamına geliyor. Siyaset yasağı getirilmesi ile yargılama farklı şeylerdir. Siyaset yasağının olması cumhurbaşkanı olma konumunu etkilemeyecektir. Cumhurbaşkanı siyaset yapmıyor. Eğer kapatma olur, Anayasa Mahkemesi siyaset yasağı kararı verirse cumhurbaşkanının konunumu etkilemez.
akp ye dil uzatanlar tum guçler akpnın
elıne gecınce acaba ne yapacaklar açık
acık taraf tutuluyur akp savunma bıle
verse kapatılacak ama sonra oylar
dıgerlerınemı kalacak yanılıyorlar bu
olanları halk goruyor bazıları hala
toplumu aptal sanıyor sanırım yüzüstü
cok suründük artık ayakaga kalkma
zamanı gelıyor sakaryam
EKONOMİST - Eskişehir
31 Mart 2008, Pazartesi 17:00
şimdi birşey merak ediyorum ve burada
kapatma davasını destekleyen
arkadaşlara soruyorum:çagdaşlık
kişinin düşüncelerinde mi olur yoksa
bizi hayvandan ayırması gereken
kıyafettemi gizlidir?son 5 yılda
şeriatı istemekle suçlanan hükümetin
bu konudaki varsayımdan öteye gitmeyen
adımlarını biri anlatabilirmi acaba?
bunu iddia edenler önce ceplerine
baksınlar lütfen ve ekonomideki ve AB
yolundaki adımları eger anlıyorlarsa
bi incelesinler rica ederim...
MUTLU AYDIN - Sakarya
31 Mart 2008, Pazartesi 16:56
BÜYÜK ÜSTAD"A
Sakarya daha ayağa kalkamadı,
Hayat süren leşler hala dirilmedi.
Hala akrebin kıskacında Sakarya,
Ve hala yokuş çıkıyor güzelim Sakarya.
Oluklar yine çift amma,
İkisinden de kir akıyor,kir.
Sakarya hala yokuş çıkıyor üstad,
Ve hala imtihanda Sakarya.
Bu dava hala büyük üstad,
Giden şanlı ordu dönmedi daha.
Sakarya hala hasret kardeşlerine,
Vicdan azabından hala kaynıyor
Sakarya.
Yalnız Sakarya mı kaynayan üstad?
Yurdumun bütün ırmakları,
Kaynıyor,kaynıyor,kaynıyor.
Dahası kan ağlıyor üstad