Glucksmann’giller ve Mayıs 68
Web NTVMSNBC   
NTVMSNBC'yi açılış sayfam yap
Kültür Sanat
Filmler
Sinema
Müzik
Edebiyat
Sahne Sanatları
Sergi
Mimari
Arkeoloji
İstanbul Bienali
Orhan Pamuk - Nobel
Altın Portakal
Cannes
Video
Foto Galeri
Türkiye
Dünya
Ekonomi
Spor
Teknoloji
Sağlık
Kültür Sanat
Yaşam
Hava Yol
Yeşil Ekran
Eğitim
Moda
Otomobil
Doğuş Yayın Grubu
NTV
CNBC-e
e2
NTVSPOR.NET
NBA TV
NTV Radyo
Eksen 96.2
Radio N101
NTV Yayınları
N. Geographic
 
NTVMSNBC Anasayfa » Kültür Sanat

Glucksmann’giller ve Mayıs 68

Beni bugün, 71 yaşındaki André Glucksmann’ın vardığı ibretlik bozgun noktası düşündürüyor. Mayıs 68’in simgelerinden biri olarak öne çıkmış, o gün bugün Fransa’da biraz bol keseden dağıtılan “filozof” künyesiyle, zigzaglar çizip herkesi yormuş bir adam.

Andre Glucksmann

 DİĞER HABERLER

  KÜLTÜR / SANAT - EN ÇOK OKUNAN HABERLER

NTV-MSNBC
Güncelleme: 16:45 TSİ 14 Mart 2008 Cuma

PARİS - Baba-oğul, André ve Raphael Glucksmann, ortak kitaplarıyla gündeme oturdular erkenden: Malûm, Mayıs 68’in 40. yılına girdik, bir anma taşkınlığı başgösterdi hemen, Glucksmann çifti çabuk çekmiş silâhını: “Nicolas Sarkozy’ye Mayıs 68’i Açıklamak” besbelli satış başarısı getirecek. Oğul Glucksmann henüz 35’inde, arkasında Rwanda soykırımıyla ilgili bir çalışma, birinci elden saha araştırmasını göze aldığı için haklı olarak mağrur, sıcak ve sevimli bir genç adam, görsel medyanın sevip benimseyeceği tiplerden. Baba daha soğuk, ne ki çok daha karizmatik görünüşlüydü, medya onu da baştacı etmişti.
Haberin devamı

Beni bugün, 71 yaşındaki André Glucksmann’ın serüveninde, vardığı ibretlik bozgun noktası düşündürüyor. Mayıs 68’in simgelerinden biri olarak öne çıkmış, o gün bugün Fransa’da biraz bol keseden dağıtılan “filozof” künyesiyle, zigzaglar çizip herkesi yormuş bir adam.

Kırk yıl önce, kendisini Stalin çizgisinde görüyormuş Glucksmann. Bunu, Maoculuk dönemi izledi. Bir parça Sartre uydusuydu sanırım. Ardından, neredeyse De Gaule özlemiyle tutuşanlara yaklaştı. Son, başkanlık seçiminde, Sarkozy’nin yanıbaşındaymış, izlememiştim: Meğer elini taşın altına sokmuş.
Sarkozy

Sonuç, dramın komediye dönüşmesi: Seçim sonuçları açıklandığında, Sarkozy, Concorde meydanında toplanan kalabalığa sarhoş konuşmasını yaparken, birdenbire Mayıs 68’e çullanmaya koyulmuş, günümüzdeki berbat durumun başsorumlusu olarak göstermiş o kalkışımı. Baba ve oğul, ayrı noktalarda, aynı meydandaymışlar o akşam; oğul, uzaktan, babasının çöken ifadesini görmüş ve içi sızlamış. Bu kitabı onun için kotarmışlar.

Glucksmann’ları televizyon ekranında izlerken, aradan geçen kırk yılın iki senaryosundan birinin filmine bakar gibiydim. Dönmekten başı dönmüş bir aydının acıklı ve bürlesk hikâyesi. Her seferinde “ben yanılmışım, yolumu değiştiriyorum” demekle iş bitebilseydi! Yanılgının bu kadarına can dayanmıyor. En sonunda, omurgasız bir düşünce adamının, içtenliği ve sahiciliği inandırıcı olamamış güzergâhını hızla katetmiş oluyorsunuz.

İnsan değişemez mi, değişme hakkı yok mudur? Elbet değişir insan, yaşı ilerlerken evrim geçirmemesi de acıklı olur, ama Glucksmann’gillerinkine değişim diyemeyiz: Bukalemun kaderi bu!

Kaldı ki, değişim hakkı, hemen yanında bir sorumluluk bedeli gerektirir. Bazı aydınlar faturayı, peşlerinde sürükledikleri insanlara ödetmişlerdir. André Glucksmann onlardan biri: Dünyanın dört bir yanında, Maocu hareketin fakir tabakalardan gelen katılımcıları ölürken, “a man for all seasons” statüsünde, her devirde gereken kılığı almış olmalarını kimse unutacak değildir.

Glucksmann, kitabının promosyonu uğruna çıktığı televizyonun en popüler programlarında, düpedüz söz dayağı yiyor, en ağır eleştirileri göğüslemekten, yorgun düşüyor. Hiç değilse, yanlış bir entelektüel hayatın rantını yedirmiyorlar burada.
Cohn-Bendit

Başkan Bush’u da desteklemiş Glucksmann. Doğrusu şaşırtıcı gelmiyor insana. Gelgelelim, uzaktan uzağa da olsa, beni üzüyor böyle serüvenler. Daniel Cohn-Bendit’e bakıyorum: Mayıs 68’ten bu yana, çizgisini koruyarak geçirdiği evrim, “pekâlâ başka türlü yaşanabilirmiş” dedirtiyor mudur, dönmekten başı dönmüş aydınlara?

Sonra uzaktan yakına dönüyorum: Bu yabancı filmin yerli parodisinin hâlâ bizim ekranlarımızda gösterimde olması içimi acıtıyor.

Enis Batur’un önceki yazıları

  • Yeni Roman’ın ‘Papa’sı öldü
  • Gönülçelen Villepin
  • Kökü korunan kültür yaşar
  • Devlet ve sanat: Dikenli tel üstün(d)e
  • Simone ve gerisi
  • Almanya, Kara Yıllar
  • Tütün kültürünü anlamıyorlar
  • Türk aydınını Paris’e çeken
  • Fransız kültürü gerçekten öldü mü?

  •  

    Bu habere oy ver
    Düşük
    1 Puan 2 Puan 3 Puan 4 Puan 5 Puan 6 Puan 7 Puan 8 Puan 9 Puan 10 Puan
    Yüksek
         •  En çok puan alan haberler

    Yazdır Gönder Görüş yaz/ oku

    yahya üstün  - Düzce
    15 Mart 2008, Cumartesi 20:47  
    böle okuyucular olduğu için

    Akın Çalap  - İstanbul
    15 Mart 2008, Cumartesi 00:45  
    Bizde Glucksmann gibi filozoflardan daha ziyade onun tavrını yıllardır düstur edinmiş köşe yazarları-aydınlar (!) var...ve hala dönmekten başları dönüyor, ne dediklerinin farkında değiller...Teşekkürler Enis bey, keşke herkes sizin kadar ince görebilse, elbete bildiğiniz üzere kimsenin vakti yok "ince şeyleri" anlamaya.

    rıdvan IŞIK  - Elazığ
    14 Mart 2008, Cuma 20:44  
    İnsanın isyan edesi geliyor,niye bizim de böyle filozoflarımız yok,sağol Enis Bey yazın için.,,,?

    Bütün Görüşleri Oku

    Ana Sayfa | Türkiye | Dünya | Ekonomi | Sağlık | Yaşam | Teknoloji | Kültür Sanat | Doğal Hayat | Eğitim | Moda
    Spor | Hava Yol | İletişim | Yardım | İzleyici Görüşleri | Reklam Seçenekleri | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları