Yeni Roman’ın ‘Papa’sı öldü
Web NTVMSNBC   
NTVMSNBC'yi açılış sayfam yap
Kültür Sanat
Filmler
Sinema
Müzik
Edebiyat
Sahne Sanatları
Sergi
Mimari
Arkeoloji
İstanbul Bienali
Orhan Pamuk - Nobel
Altın Portakal
Cannes
Video
Foto Galeri
Türkiye
Dünya
Ekonomi
Spor
Teknoloji
Sağlık
Kültür Sanat
Yaşam
Hava Yol
Yeşil Ekran
Eğitim
Moda
Otomobil
Doğuş Yayın Grubu
NTV
CNBC-e
e2
NTVSPOR.NET
NBA TV
NTV Radyo
Eksen 96.2
Radio N101
NTV Yayınları
N. Geographic
 
NTVMSNBC Anasayfa » Kültür Sanat

Yeni Roman’ın ‘Papa’sı öldü

1956 ya da 57 olmalı, bir fotoğraf Yeni Romancıların kartviziti gibi algılanmıştı: 1920’li yıllarda Türk sanatçıların kaldığı pansiyon binasının önünde, Bernard Palissy sokağında, kimler yan yana gelmişti: Beckett, Nathalie Sarraute, Robbe-Grillet...


 DİĞER HABERLER

  KÜLTÜR / SANAT - EN ÇOK OKUNAN HABERLER

NTV-MSNBC
Güncelleme: 16:12 TSİ 07 Mart 2008 Cuma

PARİS - Alain Robbe-Grillet öldü. Yeni Roman akımı, 1950’li yıllarda patlak verdiğinde, özellikle yazdığı denemelerle (Asım Bezirci, Türkçeye çevirmişti), bu anlayışın sözcüsü, giderek “Papa”sı olarak nitelendirilmişti. Törekırıcı bir yazar olarak, ilk romanlarıyla ortaya çıktı; küçük kız çocuklarıyla ilgili gençlik fantazmalarını işleyen son romanıyla konumunu perçinleyerek çekip gitti.
Haberin devamı

1956 ya da 57 olmalı, bir fotoğraf Yeni Romancıların kartviziti gibi algılanmıştı: Küçük ama yüksek karakterli bir yayıncı, Jerome Lindon, herkesin geri çevirdiği yeni bir kuşağın üyelerini Minuit yayınlarında bir araya getirmişti. Fotoğrafta, 1920’li yıllarda Türk sanatçıların kaldığı pansiyon binasının önünde, Bernard Palissy sokağında, kimler yan yana gelmişti: Beckett, Nathalie Sarraute, Claude Simon, Michel Butor, Robbe-Grillet… Akımın bütün Batı Edebiyatı’nı etkisi altına alacağını öngören var mıydı aralarında?

Alain Robbe-Grillet hemen öne çıktıysa, bunun bir nedeni Yeni Roman’ın kuramcı önderi gibi görünmüş olmasına bağlanabilirdi.
Grillet

On yıl sonrasında, bu kez Roland Barthes’ın onayıyla yerini sağlamlaştıracaktı. Şüphesiz, romanlarının payı yabana atılamazdı o yükselişte: “Silgi”den “Kıskançlık”a, bu yepyeni “bakış okulu”nun en tipik ürünlerini veren başkası değildi.

Alain Resnais’yle birlikte gerçekleştirdikleri efsanevî film, “Geçen Yıl Marienbad’da”, Robbe-Grillet’nin gölge kariyerinin başlangıcına denk gelir. Sonrasında, İstanbul’da çektiği “Ölümsüz” başta olmak üzere, erotizmin ve tuhaf hazlar diyarının uçlarına yürüdüğü pek çok film birikti künyesinde. İstanbul’da tanıştığı eşi, hemen paralelde, alışılmadık sapkınlıklarıyla bir bakıma yapıtının güzergâhını değiştirdi. Gelgelelim, edebiyat ve sinema sahnesindeki öncülüğü bir yere kadar sürdü Robbe-Grillet’nin: Arada nükseden ufak tefek skandalları sayılmazsa, ağırlığını çoktan yitirmiş biriydi artık.

Alain Robbe-Grillet, özellikle ilk dönem yapıtları üzerinden çok saygı duyduğum, ama hiçbir yakınlık hissetmediğim bir yazar, bir sanatçıydı. Beckett’i zaten ayırıyorum,
Beckett

sözünü ettiğim mahut fotoğrafın gerçekten de ucunda durur -hani hemen çekip gidecekmiş gibi. Ama, fotoğraftaki bütün yazarlar, bugün bakıldığında, onları bir araya getiren etiketten sıyrılmış, özerkliği tartışılmayacak güzergâhlar çizmişlerse, ki öyledir, en yapay yapıt Robbe-Grillet’ninkidir. Bu yargıyı olumsuz bir eleştiri olarak algılamamak gerekir, tam tersine, Yeni Roman’ın hedefi göz önünde tutulduğunda, bir övgü sözkonusudur: Robbe-Grillet’nin bir benzetmesine başvuracak olursam, “bir serüvenin yazılması değil, bir yazının serüveni”ydi burada amaçlanan ve ne yalan, en oturaklı örnekleri kendisi vermişti.

Buna karşılık, fotoğraftaki tek kadın yazar, Nathalie Sarraute, “bakış okulu”nun ilk örneklerini çok daha önceden verdiğini söylerken haklıydı: Yazdıkları bir biçimde gözden kaçmıştı. Akımın sağlam bir kalesi olarak kaldı Sarraute, çizgisini durmadan geliştirdi ve yapıtı benzersiz bir derinlik kazandı zamanla; benim gözümde, Yeni Roman’ın en usta anlatıcısı oydu.
Sarraute

Claude Simon, bugün 90’ını aşmış kurt yazar, “derin su” niteliğini hep korudu. Onun da, özgün akışını sürdürürken akımın temel ilkelerine sadık kaldığı söylenebilir.

Michel Butor, “kitab”a yüklediği yüceltici göreve karşın, daha çok yazı’nın tutsağı olarak yolunu açtı. Başlangıçta, özellikle ilk kitaplarıyla, güçlü bir romancıyı muştulamıştı; sonradan romandan bütünüyle uzaklaşmayı seçti. Robert Pinget, Yeni Roman’cılarda eksikliği duyulan bir boyutuyla ayrılıyordu. Humour’uyla. Olağanüstü bir masalsılık getirdi. Bana kalırsa, Yeni Roman’cılardan çok Oulipo’culara yakın bir yazı anlayışı geliştirmişti.

Beckett’in Yeni Roman’cılarla birlikte anılmasına mesafeyle bakmak gerekir; gene de, büsbütün dayanaksız bir bağ kurma çabası olarak görülemez bu. Robbe-Grillet, Yeni Roman İçin başlıklı kitabında, usta işi bir denemeyle ilişkiyi somutlaştırmıştı. Gelgelelim, bu akımın sonunu onun getirdiği de ileri sürülebilir: Roman üçlemesiyle, gidilecek yer bırakmamıştı!
Grillet

Alain Robbe-Grillet, Yeni Roman’cıların tümünden ayrılan “kamu figürü” yanıyla da iticiydi. Sollers, Anılar’ında onu iki çırpıda haklayıvermiş; ama Tel Quel yıllarında neredeyse gölgesi olduğunu anlaşılan unutmak istemiş. Bir gün onu da haklayacaklardır.

Son söyleşisinde, Robbe-Grillet’ye Sollers’in sözleri aktarıldığında, “nerede yazmış bunları?” dediğini kulaklarımızla duyduk: “Böyle eşeklikler bizim işimize yarar. Anılarını mı yazıyormuş? Ne soytarı ama!”

Robbe-Grillet, meslekten tarım mühendisiydi. Daha önce yazmıştım: Elyazmalarını isteyen kuruluşa, yetiştirdiği 500 kaktüsünün bakımını üstlenmelerini şart koşmuştu.

Sevelim sevmeyelim, cins yazarlar biraz böyledirler.

Enis Batur’un önceki yazıları

  • Gönülçelen Villepin
  • Kökü korunan kültür yaşar
  • Devlet ve sanat: Dikenli tel üstün(d)e
  • Simone ve gerisi
  • Almanya, Kara Yıllar
  • Tütün kültürünü anlamıyorlar
  • Türk aydınını Paris’e çeken
  • Fransız kültürü gerçekten öldü mü?

  •  

    Bu habere oy ver
    Düşük
    1 Puan 2 Puan 3 Puan 4 Puan 5 Puan 6 Puan 7 Puan 8 Puan 9 Puan 10 Puan
    Yüksek
         •  En çok puan alan haberler

    Yazdır Gönder Görüş yaz/ oku

    mesut batur  - Van
    14 Mart 2008, Cuma 10:53  
    merhaba enıs bey ben batur soyısmını tasıyorum sız bır yazar olarak bu soy ısmı arastırmıs olabılırsın dıye bu soy ısın hakkında bana maıl atarsanız sevınırım konuyla ılgısı yok ama yardımlarınız lutfen

    Bütün Görüşleri Oku

    Ana Sayfa | Türkiye | Dünya | Ekonomi | Sağlık | Yaşam | Teknoloji | Kültür Sanat | Doğal Hayat | Eğitim | Moda
    Spor | Hava Yol | İletişim | Yardım | İzleyici Görüşleri | Reklam Seçenekleri | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları