Gözdeki sinsi hastalık glokom
Web NTVMSNBC   
NTVMSNBC'yi açılış sayfam yap
Sağlık
Bayındır Hastaneleri Köşesi
Beslenme
Kalp-Damar Hast.
Genetik
Cinsellik
Stres
Kanser
AIDS
Sigara
Erkek Sağlığı
Kadın Sağlığı
Çocuk-Bebek Sağ.
Diğer Hastalıklar
Kuş Gribi haberleri
Video
Foto Galeri
Türkiye
Dünya
Ekonomi
Spor
Teknoloji
Sağlık
Kültür Sanat
Yaşam
Hava Yol
Yeşil Ekran
Eğitim
Moda
Otomobil
Doğuş Yayın Grubu
NTV
CNBC-e
e2
NTVSPOR.NET
NBA TV
NTV Radyo
Eksen 96.2
Radio N101
NTV Yayınları
N. Geographic
 
NTVMSNBC Anasayfa » Sağlık » Diğer Hastalıklar

Gözdeki sinsi hastalık glokom

Önlenebilir bir göz hastalığı olan glokomun tanısının henüz görme kaybı gelişmeden konulması, geç kalınmaması için de genç yaşlardan itibaren göz tansiyonun ölçtürülmesi gerektiği belirtildi.

 DİĞER HABERLER

  SAĞLIK - EN ÇOK OKUNAN HABERLER

AA
Güncelleme: 17:26 TSİ 07 Mart 2008 Cuma

ANKARA - Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Nuray Akyol, 6 Mart Dünya Glokom Günü nedeniyle yaptığı açıklamada, görme sinirinin göz içinde kalan bölümünün ilerleyici hasarıyla oluşan bir hastalık olan glokoma karşı dikkatli olunması gerektiğini belirtti.
Haberin devamı

Bu tür hastalıkların çoğunun belirgin bir şikayet oluşturmadan yavaş yavaş ilerlediğini ve tedavi edilmezse körlükle sonuçlanabilecek görme azlığına neden olabildiğini anlatan Akyol, şunları kaydetti:
“Gözü bir futbol topu gibi düşünecek olursak, göz içi basıncı, topu şişkin tutan basınç gibidir. Gözün normal şeklini ve fonksiyonlarını sürdürebilmesi için bu basınç gereklidir. Göz içi basıncını oluşturan, kapalı bir kutu olan göze giren ve çıkan sıvılar arasındaki dengedir. Göz içi basıncı yüksekliği glokom için bir risk faktörüdür. Ama her yüksek basınçlı hasta glokom değildir. Göz içi basıncının yüksek olmasıyla beraber, yıllar içinde bu basıncın artması veya gün içinde büyük değişiklikler göstermesi glokom lehine değerlendirilir. Glokoma bağlı görme azlığı pek çok göz hastalığının aksine tam olarak tedavi edilemez. Örneğin katarakttaki gibi ameliyatla düzelmez. Önlenebilir bir göz hastalığı olan glokom tanısının henüz görme kaybı gelişmeden konulması gereklidir.”

GLOKOM TİPLERİ
Glokomun birçok tipi bulunduğunu ve sanıldığı gibi yalnızca bir yaşlılık hastalığı olmadığını vurgulayan Akyol, “konjenital glokom” gruplarının doğuşta veya hayatın ilk yıllarında; “jüvenil glokom”un geç çocukluk ve gençlik yıllarında, başka bir göz hastalığına bağlı ikincil olarak gelişen glokomların ise her yaşta görülebildiğini söyledi.

Glokomların büyük bölümünün erişkin hastalığı olduğunu, 40 yaş üstünde görüldüğünü ve yaş ilerledikçe sıklığının arttığını belirten Akyol, bu grubun “Birincil glokomlar” olarak adlandırıldığını kaydetti.

Bu hastaların yüzde 90’dan fazlasında görülen ve “Primer açık açılı glokom” olarak adlandırılan göz rahatsızlığında, yavaş ve sinsi seyreden bir görme siniri harabiyeti sonrası hastaya ani gibi gelen bir görme azlığı geliştiğini anlatan Akyol, “Bu, aslında görmenin azaldığı glokomun son dönemidir ve görme siniri liflerinin 4’te 3’ünün harabiyetinden sonra görülür. Yani hasta görmesinde değişiklik fark ettiğinde, hastalık başlangıç ve orta seviyedeki dönemlerini geçirmiş, son dönemine girmiştir” dedi.

Bu gruptaki hastaların 3 veya 4’te birinde göz içi basıncının normal sınırlarda olduğunu ifade eden Akyol, “Primer dar açılı glokomlar ise yüksek göz içi basınçları yüzünden genellikle hastada göz ve baş ağrıları oluşturur. Dolasıyla da daha erken tanı konulabilir” dedi.

RİSK FAKTÖRLERİ
Akyol, primer açık açılı glokom için en önemli risk faktörlerinin yaş, yüksek göz içi basıncı ve genetik yatkınlık olduğunu, bunların dışında ırk, myopi varlığı ve migren gibi risk faktörleri de bulunduğunu bildirdi.

TANI
Yaygın inanışın tersine, glokom tanısının yalnızca göz içi basıncının ölçülmesiyle konmadığını kaydeden Akyol, “Hatta göz içi basıncı ölçümü tanı araçlarından biri de değildir. Glokom tanısı görme sinirinin yapısal ve fonksiyonel değerlendirmesiyle konur” dedi.

Yapısal değerlendirmenin retina tomografisi ve optik sinir başı topografisiyle yapıldığını anlatan Akyol, görme alanı muayenesiyle de değerlendirmeye ihtiyaç bulunduğunu anlattı.

TEDAVİ
Glokomun tedavi edilebilir bir hastalık olmadığının altını çizen Akyol, “Glokom tedavisi, yüksek göz içi basıncının tedavi edilmesidir. Böylece hasar yavaşlatılmış veya durdurulmuş olur. Ama hasarın telafisi mümkün değildir” dedi.

Akyol, hastalığın başlıca tedavi yöntemlerinin ilaç kullanımı, lazer uygulamaları ve cerrahi müdahale olduğunu bildirdi.

“Geç kalmamak için genç yaşlardan itibaren göz tansiyonu ölçtürülmelidir” uyarısında bulunan Akyol, “Normal” ya da “düşük” sözcüğüyle yetinilmemesi gereğine işaret etti.

Akyol, 40 yaş üstünde ve ailede glokomlu biri varsa bunun daha da önemli olduğunu vurgulayarak, “Göz içi basıncı, risk oluşturacak düzeydeyse veya klinik olarak glokom lehine bulgular saptandıysa, doktorunuz sizi uyaracak ve görme sinirinizle ilgili bazı testler yaparak gerekli önerilerde bulunacaktır” dedi.

 

Bu habere oy ver
Düşük
1 Puan 2 Puan 3 Puan 4 Puan 5 Puan 6 Puan 7 Puan 8 Puan 9 Puan 10 Puan
Yüksek
     •  En çok puan alan haberler

Yazdır Gönder Görüş yaz/ oku

                        Bu habere henüz yorum yapılmamış


Ana Sayfa | Türkiye | Dünya | Ekonomi | Sağlık | Yaşam | Teknoloji | Kültür Sanat | Doğal Hayat | Eğitim | Moda
Spor | Hava Yol | İletişim | Yardım | İzleyici Görüşleri | Reklam Seçenekleri | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları