Erçakıca, Hristofyas, Türkiye çözüme hazırsa ben de hazırım yönündeki açıklamasıyla, Ankaradan bir iyi niyet adımı mı bekliyor, yoksa Papadopulosun yaptığı gibi Ankarayı mı muhatap alırım demek istiyor şeklindeki bir soruya karşılık, Sanırım ikinci noktaya getirmeye çalışıyor ifadesini kullandı.
Hristofyasın sözlerini, Rum kamuoyuna yönelik bir söylem olarak kabul etmek gerektiğini kaydeden Erçakıca, Kıbrısta çözümü engelleyenin Türkiye olduğunu zaman zaman ifade ediyor. Bu tabii çok yanlış bir tutumdur. Sorunu yanlış tanımladığınız zaman da çözüme ulaşmak tabii mümkün olmaz. Peşinen bu uyarıları da yapmak istemem, ama Sayın Hristofyasın muhatabı Sayın Talattır, buradadır, adresi bellidir diye konuştu.
Hristofyasın Talatla görüşmekten kaçınmadığına işaret eden Erçakıca şöyle devam etti:
Hristofyasın bu söylemini biraz iç politikaya dönük bir söylem olarak değerlendirmek de mümkündür. Çünkü bunu söylerken aynı zamanda Sayın Talatla görüşmekten kaçınsaydı, bu çok tehlikeli bir boyuta taşıdı demektir bu düşüncesini veya bu tutumu. Bunu bir yerde söylemeye devam ederken eğer işimizi yapmamıza da olanak verirse bunu hoşgörüyle karşılayabiliriz. Zaman iş yapma zamanıdır. Ama bu bir tavra dönüştüğü zaman göreceğiz ki Kıbrıs sorununu çözmek artık mümkün olmayacak, bu kötü bir şey olacak.
LİDER DEĞİŞİKLİĞİNİN YANSIMALARINI GÖRMEK İSTİYORUZ
Dikkatlerinin, Rum tarafındaki lider değişikliğinin, Kıbrıs sorununun çözümüne ne kadar katkısı olacağı noktasında olduğunu ifade eden Erçakıca, Lider değişiminin Kıbrıs Rum tarafının pozisyonunda yarattığı olumlu politik değişikleri görmemiz gerekiyor. Herhalde bu da özellikle Talat-Hristofyas görüşmesinde ortaya çıkacaktır diye düşünüyoruz ifadesini kullandı.
Erçakıca, başka bir soru üzerine de, BM değerlendirme heyetinin Nisanın ilk yarısında adaya geleceğini söyledi.