Rektörlerden “28 Şubat” bildirisi
Web NTVMSNBC   
NTVMSNBC'yi açılış sayfam yap
Türkiye
Ergenekon Davası
Politika
Dış politika
Genel
Polis - adliye
Yerel
Video
Foto Galeri
Türkiye
Dünya
Ekonomi
Spor
Teknoloji
Sağlık
Kültür Sanat
Yaşam
Hava Yol
Yeşil Ekran
Eğitim
Moda
Otomobil
Doğuş Yayın Grubu
NTV
CNBC-e
e2
NTVSPOR.NET
NBA TV
NTV Radyo
Eksen 96.2
Radio N101
NTV Yayınları
N. Geographic
 
NTVMSNBC Anasayfa » Türkiye » Genel

Rektörlerden “28 Şubat” bildirisi

Üniversitelerarası Kurul, YÖK Başkanı Yusuf Ziya Özcan’ı Türk üniversitelerini temsil edemez durumda olduğu için istifaya davet etti. ÜAK, YÖK Başkanı çağrıya uymazsa Cumhurbaşkanı’nın görevden almasını istedi.

 DİĞER HABERLER

  GÜNCEL - EN ÇOK OKUNAN HABERLER

NTV-MSNBC VE AJANSLAR
Güncelleme: 17:31 TSİ 29 Şubat 2008 Cuma

ANKARA - YÖK Başkanı’nın uyarılarına karşı Üniversitelerarası Kurul (ÜAK) bugün, türban konusunu görüşmek üzere olağanüstü toplandı. Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Akaydın başkanlığında, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde yapılan toplantıda oybirliğiyle alınan bir bildiri yayınlanması kararı aldı. Bildiride YÖK Başkanı istifaya çağırıldı, aksi halde Cumhurbaşkanı’nın görevden alması istendi. YÖK Başkanı hakkında suç duyurusunda bulunulacağı yönündeki ifade ise, son anda bildiriden çıkarıldı. Üniversitelerarası Kurul Başkanı Akaydın, Doğu Anadolu’daki rektörlerden birinin siyasi baskılar nedeniyle toplantıya katılamadığını da söyledi, ancak isim açıklamadı.

Haberin devamı

“YÖK Başkanı’nın basın ve kamuoyu önünde rektörlere yönelik sık sık soruşturmadan, sicil amirliğinden söz ederek onlara baskı yapmaya çalıştığı” belirtilen bildiri şöyle:

“Başkan olduğundan bu yana başta Yükseköğretim Kurulu olmak üzere tüm yüksek öğretim kurumlarında uyumlu ve verimli bir çalışma ortamı yaratmak yerine, yeni sorunlar yaratması, göreve geldiği günlerde ifade ettiği özgürlük ortamının tam tersine merkeziyetçi ve otoriter bir durumun ortaya çıkmasına sebep olması ve ‘cumhuriyetin temel nitelikleri kişi hak ve özgürlüklerinin sınırlanmasına gerekçe gösterilemez’ gibi sözlerle kişi hak ve özgürlüklerine sanki cumhuriyetin temel nitelikleri engelmiş gibi asla kabul edilemeyecek ifadeler kullanması nedenleriyle Türk üniversitelerini temsil edemez konuma geldiği için istifaya davet ediyoruz. Sayın Yükseköğretim Kurulu Başkanı bu davete uymadığı takdirde Sayın Cumhurbaşkanımızdan üniversitelerimizin içine düşürüldüğü kaosun daha da büyümemesi ve Yükseköğretim Kurulu’nda hukukun üstünlüğünün geçerli kılınması için kendisini görevden almasını arz ederiz.”

“28 ŞUBAT VE “ANTİ-BALANS” YORUMU
Akaydın toplantının açılışında yaptığı konuşmada, rektörleri önce “Türkiye Cumhuriyeti’nin sınır ötesi harekatında kaybedilen değerli vatan evlatları için” 1 dakikalık saygı duruşuna davet etti. Akaydın, saygı duruşunun ardından yaptığı konuşmada, “Anayasa hukukçuları ve idari hukukçular gibi YÖK de ikiye ayrıldı. Ama üniversitelerimiz çok şükür ki, büyük bir çoğunlukla 1 Şubat’ta nasıl yorum yapıyorsa 28 Şubat’ta, yani bugün de aynı şekilde yorum yapıyor” dedi.

ÜAK toplantısından ayrıntılı haber

Rektörlerin siyasi baskı altında olduğunu belirten Prof. Akaydın, “Tabii ki bu ortamı yaratan kurumun başı da ne yazık ki üniversitelerimizin başı olup, rektörlerimizin sicil amiri bir kişi olup, bu arkadaşlarımızın yaşadığı gerginliği, ikilemi, diğer bir deyimle anti-balansı daha da fazla artırdı. Üstelik zaman zaman halkımızla karşı karşıya kalmak zorunda kaldık” diye devam etti.

“TERÖR ÖRGÜTÜ RENGİNDE KİSVE” BASKISI
Akaydın, Anayasa değişikliği ve YÖK Başkanı’nın tavrı sonucu, Güneydoğu’da üniversitelere “terör örgütü renklerin kisve ile girildiğini”, bu yönde örgüt baskısı olduğunu da söyledi. Akaydın, “Bu tür kisvelere de engel olmak mümkün değil” dedi.

Bir gazetecinin “Fular veya kaşkol ile giremezler mi?” sorusuna da Akaydın, “Ben böyle yorumlara hiç girmek istemiyorum. Siz de pekala biliyorsunuz ki rektörler renklerin ve kaşkolların peşinde değil. Ne demek istediğimiz son derece net ve sarih” karşılığını verdi.

ONLAR DA CUMHURİYETİN SAVCILARI
Akaydın, bu sırada açıklama yaparak “Rektörler suç işliyor, savcıları göreve çağırıyoruz” diyen AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Dengir Mir Mehmet Fırat’a da şöyle yanıt verdi: “Eğer öyleyse bunu göğüslemeye hazırız. Biz de zaten savcıları başka bir anlamda göreve çağırdık. Konu savcıların takdiridir. Biz Cumhuriyet’in temel ülküsünü, felsefesini yaşatmaya, son derece kararlı bir sorumluluğu taşıyan, onurla dimdik ayakta duran rektörleriz ve üniversiteleriz. Herkes de şunu biliyor ki Cumhuriyet’in savcıları da, adı üstünde Cumhuriyet’in savcıları. Yani onlarla ortak bir ülkümüz var. Biz Cumhuriyet’in rektörleriyiz. O da Cumhuriyet’in savcılarını davet etmiş. Bu da ne kadar kaotik bir durum olduğunun göstergesi. Onlar da bizim kadar Cumhuriyet’i korumakla yükümlüler.”

YÖK BAŞKANI GÖREVDEN ALINMAZSA...
Bir gazetecinin “YÖK Başkanı’nı istifaya çağırdınız ve istifa etmezse görevden alınmasını istediniz. Eğer bunlar gerçekleşmezse ne yapacaksınız?” sorusunu Akaydın şöyle yanıtladı:

“Yerimizde kaldığımız, görevimize devam etme ortamı bizim elimizden alınmadığı sürece, ne dediğim çok açık, Cumhuriyet’in ilkelerini korumaya ve eğitim öğretim kalitemizi üst düzeyde yürütmeye, araştırma potansiyelimizden taviz vermemeye kararlıyız. Bugün değinmediğimiz çok başka ciddi sorunlarımız da var ama en ciddi sorun olduğu için buna vurgu yaptık. Kadrosal kısıtlamalardan hepiniz haberdarsınız.”

EK 17. MADDE DEĞİŞİRSE NE OLACAK?
“Ek 17. maddede değişiklik gerçekleşirse tavrınız ne olacak?” sorusu üzerine Akaydın, “Onu o zaman değerlendiririz. O konuda bir yorum yapmak istemiyorum. Zaten bu anayasa değişikliğini ortak geçiren iki siyasi partinin bile kendileri bu konuda çatışmaya düşmüş durumdalar. Bana bu konuda yorum yapmak düşmez” diye konuştu.

PROF. CELAL ŞENGÖR YENİDEN ADAY GÖSTERİLDİ
Akaydın bir soru üzerine de, Üniversitelerarası Kurul’un YÖK üyeliği için aday gösterdiği Celal Şengör’ün YÖK tarafından geri çevrilmesi konusundaki gelişmeyi de anlattı. Akaydın, “Yeni bir isim sunacak mısınız?” sorusuna şu karşılığı verdi:

“Sunduk bile. Yeniden seçim yapmamızı gerektiren bir durum yok. Bu davranış bile bugüne kadar Yükseköğretim Kurulu geleneklerine, teamüllere aykırı bir dayatma ve bir baskıdır. Son derece uygar, seviyeli, gizli oy, açık tasnifle yapılan bir seçimin sonucu Yükseköğretim Kurulu’na bildirilmiştir. Burada hiç kuşkuya gerek yaratacak bir durum yoktur. Yeniden sunduk ve Cumhurbaşkanlığı makamına da sunduk.”

Toplantı bittikten sonra ise, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi binasının önünde toplanan bir grup öğrenci, “Rektörler üniversiteden dışarı, paralı eğitim istemiyoruz” şeklinde slogan attılar.

YÖK Başkanı: ÜAK türbanı görüşemez


YÖK Başkanı: Türbanı engellemek suçtur


Savcılık, YÖK Başkanı’na inceleme başladı


AK Parti’li Fırat: Savcılar göreve


Yurt genelinde gösteriler, davalar

 

Bu habere oy ver
Düşük
1 Puan 2 Puan 3 Puan 4 Puan 5 Puan 6 Puan 7 Puan 8 Puan 9 Puan 10 Puan
Yüksek
     •  En çok puan alan haberler

Yazdır Gönder Görüş yaz/ oku

ömer şahin  - İstanbul
29 Şubat 2008, Cuma 14:16  
türkiyede her yıl olduğu gibi bu yılda suni bir günden yaratılmıştır ve bu gündemin merkezindeki rektörlerindekimler tarafınfdandesteklenip hatta bizzat organize edildiği herkes tarfından bilinemektedir. varolma sebebi anayasayı yorulamlamak ve anayasada hükümlerinden doğacak yorum eksikliklerini tamamlamak olan bir kurum asıl oluyorda millet melizkanu iradesininaldığı kararları kendi kafasına öre değiştirebiliyor kendince kanun üstü hükümler koyabiliyorsa ? eğer bu devletin bir meclisi varsa. kanunlarıda o koyar.bir kaç entel itiraz edebilir ama bişey değişmez....

ömer şahin  - İstanbul
29 Şubat 2008, Cuma 14:08  
günlerdir başörtüsü (türban) üzerinden siyaset yapılmakta ve devlet içinde kutuplaşmalar hat safhaya ulaşmış durumda .eğer bi demaorasi devleti ve hukukun hakim olduğu bir ülkede yaşıyorsak neden meclisin ve kamu iradesinin kararına bu kadar diretiliyor.eğer meclisin ve hükümetin bi insiyatifi kullanma ve uygulama hakkı yoksa .bu devletin varolma sebebi nedir ? bir kaç tane eilt sözüm ona aydın kişi daha önce bu devlete neler kazandırmış ve neler kaybetirmiş.önce onu analiz edip sonra kakaralarında ısrarcı olsunlar. saygılarımla ...

Fatih Can  - İstanbul
29 Şubat 2008, Cuma 13:09  
Acaba bu azınlık komitesi, hiç bir zaman çıkıpta bilimsel bir açıklama yaptı mı?Bir buluşu tanıttımı?Devlet vatan millet namına bir icraatları var mı?Ar-ge Çalışmalarına bir bakın cevaplar net ortada. İşleri güçleri siyaset.Dünya Türk üniversitelerinin haline gülüyor bizimkiler cübbeleriyle siyaset yapıyor.Gülsem mi ağlasam mı? Rezillik! Seyhan Baris arkadaşında dediği gibi bu yasaklar elbet bitecek..!

Bütün Görüşleri Oku

Ana Sayfa | Türkiye | Dünya | Ekonomi | Sağlık | Yaşam | Teknoloji | Kültür Sanat | Doğal Hayat | Eğitim | Moda
Spor | Hava Yol | İletişim | Yardım | İzleyici Görüşleri | Reklam Seçenekleri | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları