CHP ve DSP, türban düzenlemesinin yok hükmünde sayılması ve şeklen iptali için Anayasa Mahkemesine başvurdu. Başvuru dilekçesinde, düzenlemenin Anayasanın değiştirilemez nitelikteki maddelerine aykırı olduğuna dikkat çekildi.
ANKARA - CHP ve DSP, üniversitelerde başörtüsüne serbestlik getiren Anayasa değişikliğinin iptali veya yok hükmünde sayılması ve dava sonuçlanıncaya kadar yürürlüklerinin durdurulması istemiyle Anayasa Mahkemesine başvurdu. CHP ve DSPli milletvekillerinin yanı sıra Tunceli Bağımsız Milletvekili Kamer Gençin de imzasının bulunduğu 112 milletvekilinin imzasını taşıyan, 58 sayfalık dilekçe, CHP Genel Sekreteri Önder Sav ve Grup Başkanvekilleri Kemal Anadol, Kemal Kılıçdaroğlu ve Hakkı Süha Okay tarafından Anayasa Mahkemesine verildi. CHP Genel Sekreteri Sav, diğer partilili milletvekilleriyle birlikte açıklama yaptı.
Sav, 1984 yılından bu yana Danıştay, Anayasa Mahkemesi, AİHM kararları ışığında türban konusunda bir uygulama bütünlüğü bulunduğunu belirterek, şöyle konuştu: Türban konusu maalesef sayın Başbakanın velev ki türban siyasi bir simge olsun ne fark eder sözleriyle kritik ve ilginç bir aşamaya gelmiş, kimi siyasi partileri de bağlar duruma gelmiştir.
Sav, şöyle devam etti: Anayasanın 4. maddesinde değiştirilmesi teklif dahi edilemeyecek, değiştirilemeyecek maddelerin sayılmış olması her türlü yasama, yürütme ve yargı organlarını bağlayıcı niteliktedir. Yasak olan bir değişikliği önermek, önerilse bile o değişiklik doğrultusunda bir yasama tasarrufu yapmak olanaksızdır. Yasama organının böyle bir yasağa karşı anayasa değişikliği yapması kendisine Anayasanın tanıdığı yetkiyi aşmasına anlamına gelir. Anayasanın 6. maddesi de hiç kimse ve hiç bir organın Anayasanın kendisine tanımadığı yetkiyi kullanma olanağı vermemektedir. Böyle yetkinin, yasama yetkisinin kullanıldığından yola çıkarak başvurumuzu yapıyoruz. Yasama meclisinin verdiği karar, hukuk dolanılarak Anayasaya karşı hile yolu kullanılarak gerçekleştirilmiş bir tasarruftur. Bu, aynı zamanda hukuken olanaksız bir değişikliktir. Başvuru dilekçesinin tam metni
6. MADDEYE AYKIRI Söz konusu düzenlemenin hukukun üstünlüğü ilkesine aykırı olmasının yanında, mahkeme kararlarına yasamanın, yargının, idarenin uymak zorunda olduğuna işaret eden Anayasanın 6. maddesine de aykırı olduğunu ifade eden Sav, Anayasa Mahkemesinin 1989 yılında verdiği kararda, üniversitelerde dini amaçlı örtünmenin serbest bırakılmasına ilişkin tasarrufun iptal edildiğini anımsattı.
Sav, Bu Anayasa Mahkemesi kararına rağmen, o kararı değiştirmek, etkisiz kılmak çabaları hukukun üstünlüğü ilkesiyle hiç bağdaşmamıştır dedi.
Sav, söz konusu kararda, üniversitelerde dini amaçlı örtünmenin serbest bırakılmasına ilişkin hüküm iptal edilirken, Anayasanın 2. maddesindeki değiştirilemez, değiştirilmesi teklif dahi edilemez laiklik ilkesine de çok önemli yollamalar ve vurgulamalar yapıldığını söyledi.
Önder Sav, Böyle önemli bir karar ortadayken, Anayasanın 4. maddesindeki değiştirilmez, değiştirilmesi teklif dahi edilemez sözlerine rağmen yapılan değişiklik, 2. maddeyi dolanma, tadil etme, dolaylı olarak 2. maddeyi işlemez hale getirme girişimidir diye konuştu.
BAŞI AÇIK OLANLARA BASKI YAPILACAK Yapılan anayasa değişikliğinin gerekçesinde, bu değişikliğin üniversitelerdeki öğrencilerin kıyafetiyle ilgili olduğunun açıkça yazıldığına dikkati çeken Sav, sözlerini şöyle sürdürdü: Türbanın üniversitelerde serbest bırakılmasının yaratacağı sıkıntılar, türban takanların takmayanlara karşı bir baskı unsuru oluşturacağı hatta ona omuz verenlerin bu baskıyla yetinmeyip türban takmayanlara daha değişik yollardan baskılarını artırmasını davet edecek niteliktedir. Endişemiz odur ki üniversitede bilimsel özgürlüğün yerini, dinsel inanca dayalı tartışmalar alacak, üniversitelerde bir kaos yaşanmaya başlanacaktır. Bunların yaşanmamasını diliyoruz.
Yapılan değişiklikle ilgili olarak Anayasa Mahkemesine sadece biçim, usul açısından iptal başvurusunda bulunulabileceği iddialarına da değinen Sav, şöyle konuştu: Biçim, usul açısından nelerin, ne şekilde karara bağlanacağını bizim burada, yüksek yargı önünde tartışmamız hiç uygun olmaz. Kuşkusuz o konuda gerekli kararı yüce Anayasa Mahkemesi verir. Ancak geriye dönük olarak Anayasa Mahkemesi kararlarına baktığımızda değişiklik tekliflerinin yanı sıra yasaklanan hükümlerin de bir biçim kuralını oluşturacağı yazılmıştır. Yasaklanan bir hükmü delmeye çalışmak, Anayasanın değiştirilemez, değiştirilmesi teklif dahi edilemez maddelerini değiştirmek, o maddeleri işlevsiz kılacaktır. O maddeler üzerine Anayasanın koyduğu güvenceyi ortadan kaldıracak, bundan sonra benzeri değişilik teklifleri yapılmaya devam edecektir.
Önder Sav, başvurularında ayrıca değişikliğin yürürlüğünün durdurulmasını da istediklerini kaydetti.
Sav, yüksek mahkemenin bu konulara ilişkin 1980 öncesi ve sonrası verdiği kararları dilekçeye eklediklerini söyledi.
YÖK BAŞKANININ AÇIKLAMASI Üniversitelerin pek çoğunun yapılan düzenlemeyi yeterli bulmayarak türban yasağını uygulamaya devam ettiğini kaydeden Sav, YÖK Başkanı Prof Dr. Yusuf Ziya Özcanın bu konudaki açıklamaları ve rektörlere talimatına da değindi.
Özcanın rektörlerin cezalandırabileceklerini söylemesini de eleştiren Sav, YÖK Başkanı rektörlere talimatlar yağdırmaktadır. Bu talimat yok hükmündedir. Ceza hukukunun temel kuralı yasalara aykırı talimat dinlenmez. Rektörlerimizin de Anayasa değişikliği doğrultusunda Anayasa Mahkemesi kararlarının varlığını düşünerek böyle yasağı dinlememişlerdir ve dinlemeyeceklerdir diye konuştu.
YÖK Başkanı Özcanın açıklamalarını dosyaya almadıklarını belirten Sav, Ama YÖK Başkanının bu tür davranışını, yaratılmakta olan huzursuzluk ortamının bir delili olarak sunduk. Bir delil olarak kısaca değiniyoruz diye konuştu.
Önder Sav, bir gazetecinin, Sayın Genel Başkanınız Anayasa Mahkemesinin 367 kararıyla ilgili olarak aksi bir karar çıkarsa kaos olur demişti. Siz de biraz önce kaostan bahsettiniz demesi üzerine, Kararla ilgili yorum yapmamaya özen gösteriyorum. Ben hukukçuyum, bu çatıya da saygısı olan hukukçuyum, yıllardır bu camiada değerli arkadaşlarımızla beraber bulunduk. Kaos, toplumda çıkan kaosu kastediyorum. Yoksa yargı kararının sonrasında, sonrasına yönelik hiç bir değerlendirme yapmadım, yapmam yanıtını verdi.
ÖNCE RAPÖRTÖR RAPOR HAZIRLAYACAK Davayla ilgili görevlendirilecek raportör, raporunu hazırladıktan sonra Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıçın belirleyeceği bir günde dava görüşülecek.
Yüksek mahkeme, öncelikle yürürlüğün durdurulması istemini karara bağlayabileceği gibi bununla birlikte davayı aynı anda esastan da onuçlandırabilecek.
CHP böyle yapsın Ve onun maşası DSP de
aynı şekilde yapmaya devam etsin
Danıştay bu şekilde çok iyi gidiyor
YARGIYA olan Güveni sarsıyor CHP
maşalığını üstlenerek Bütün bunlar AKP
yi ikitidara taşıdı CHP-DSP-YAGI üçlüsü
ve ASKER aynı TAVIRLA DEVAM ETSİN AKP %
70 OYA ULAŞACAKTIR Böyle devam ederseniz
hiçç merak etmeyin Türbanda Türban ha
Türban Türbanla Uğraşacağınıza Bakın
adamlar Çeşitli vergiler getiriyor
Emeklilik zorlaşıyor onlarla
uğraşınsanıza CHP böyle LAİKLİK VE
ATATÜRK sömürüsü Yaptığı sürece HALK
inadına AKP diyecektir bunu unutmayın.
RAHMİ BAYTAR - Van
29 Şubat 2008, Cuma 16:08
CHP VE ONUN MAŞASI DSP YİNE TÜRKİYEYİ
KAOSA SÜRÜKLEÖMEK İÇİN ELLERİNDEN
GELENİ YAPIYORLAR UMARIM HALKIMIZ BU
TAHRİKLERE KAPILMAZ.SEÇİMLERDE MİTİNG
MEYDANLARIDA BOL BOL NUTUK ATAN İKİ
LİDER ALDIĞI AĞIR DARBEDEN SANIRIM TAM
TATMİN OLMAMIŞLAR Kİ YENİDEN BİRLEŞME
KARARI ALIYORLAR İNSANDA BİRAZ GURUR
OLMALI .... ANLAYANA
Necat Bolpaça - İstanbul
29 Şubat 2008, Cuma 12:28
BBC ana sayfasında bu haberden
bahsederken, konuya karşı olanlardan
"secular elite" diye bahsedilmesi, çok
kafamı karıştırdı.
Bülent Ecevit in iktidara ne sonucu
geldiğini hatırlıyor musunuz? Abdullah
Öcalan ın yakalanması sonucu gelmişti.
Arkadaşlar, CHP ye oy vermiş
olabilirsiniz, uyguladığı yasakçı
tavrın gerekli olduğunu düşünüyor da
olabilirsiniz. Ancak karşı görüşte olan
kişileri etiketleyemezsiniz.
"Liboş" "Gerici" "Cahil" dediklerinizle
anlaşamazsanız, doğru olduğuna
inandığınız düşünceyi yayamazsınız.