CHP ve DSP, türban için iptal davası açtı
Web NTVMSNBC   
NTVMSNBC'yi açılış sayfam yap
Türkiye
Politika
Dış politika
Genel
Polis - adliye
Yerel
Video
Foto Galeri
Türkiye
Dünya
Ekonomi
Spor
Teknoloji
Sağlık
Kültür Sanat
Yaşam
Hava Yol
Yeşil Ekran
Eğitim
Moda
Otomobil
Doğuş Yayın Grubu
NTV
CNBC-e
e2
NTVSPOR.NET
NBA TV
NTV Radyo
Eksen 96.2
Radio N101
NTV Yayınları
N. Geographic
 
NTVMSNBC Anasayfa » Türkiye » Politika

CHP ve DSP, türban için iptal davası açtı

CHP ve DSP, türban düzenlemesinin “yok hükmünde” sayılması ve şeklen iptali için Anayasa Mahkemesi’ne başvurdu. Başvuru dilekçesinde, düzenlemenin Anayasa’nın değiştirilemez nitelikteki maddelerine aykırı olduğuna dikkat çekildi.


 DİĞER HABERLER

  GÜNCEL - EN ÇOK OKUNAN HABERLER

NTV-MSNBC VE AJANSLAR
Güncelleme: 15:40 TSİ 27 Şubat 2008 Çarşamba

ANKARA - CHP ve DSP, üniversitelerde başörtüsüne serbestlik getiren Anayasa değişikliğinin “iptali veya “yok hükmünde sayılması ve dava sonuçlanıncaya kadar yürürlüklerinin durdurulması” istemiyle Anayasa Mahkemesi’ne başvurdu. CHP ve DSP’li milletvekillerinin yanı sıra Tunceli Bağımsız Milletvekili Kamer Genç’in de imzasının bulunduğu 112 milletvekilinin imzasını taşıyan, 58 sayfalık dilekçe, CHP Genel Sekreteri Önder Sav ve Grup Başkanvekilleri Kemal Anadol, Kemal Kılıçdaroğlu ve Hakkı Süha Okay tarafından Anayasa Mahkemesi’ne verildi. CHP Genel Sekreteri Sav, diğer partilili milletvekilleriyle birlikte açıklama yaptı.
Haberin devamı

Sav, 1984 yılından bu yana Danıştay, Anayasa Mahkemesi, AİHM kararları ışığında türban konusunda bir uygulama bütünlüğü bulunduğunu belirterek, şöyle konuştu: “Türban konusu maalesef sayın Başbakan’ın ‘velev ki türban siyasi bir simge olsun ne fark eder’ sözleriyle kritik ve ilginç bir aşamaya gelmiş, kimi siyasi partileri de bağlar duruma gelmiştir.”

Sav, şöyle devam etti: “Anayasa’nın 4. maddesinde değiştirilmesi teklif dahi edilemeyecek, değiştirilemeyecek maddelerin sayılmış olması her türlü yasama, yürütme ve yargı organlarını bağlayıcı niteliktedir. Yasak olan bir değişikliği önermek, önerilse bile o değişiklik doğrultusunda bir yasama tasarrufu yapmak olanaksızdır. Yasama organının böyle bir yasağa karşı anayasa değişikliği yapması kendisine Anayasa’nın tanıdığı yetkiyi aşmasına anlamına gelir. Anayasa’nın 6. maddesi de hiç kimse ve hiç bir organın Anayasa’nın kendisine tanımadığı yetkiyi kullanma olanağı vermemektedir. Böyle yetkinin, yasama yetkisinin kullanıldığından yola çıkarak başvurumuzu yapıyoruz. Yasama meclisinin verdiği karar, hukuk dolanılarak Anayasa’ya karşı hile yolu kullanılarak gerçekleştirilmiş bir tasarruftur. Bu, aynı zamanda hukuken olanaksız bir değişikliktir.”
Başvuru dilekçesinin tam metni


6. MADDEYE AYKIRI
Söz konusu düzenlemenin hukukun üstünlüğü ilkesine aykırı olmasının yanında, mahkeme kararlarına yasamanın, yargının, idarenin uymak zorunda olduğuna işaret eden Anayasa’nın 6. maddesine de aykırı olduğunu ifade eden Sav, Anayasa Mahkemesi’nin 1989 yılında verdiği kararda, üniversitelerde dini amaçlı örtünmenin serbest bırakılmasına ilişkin tasarrufun iptal edildiğini anımsattı.

Sav, “Bu Anayasa Mahkemesi kararına rağmen, o kararı değiştirmek, etkisiz kılmak çabaları hukukun üstünlüğü ilkesiyle hiç bağdaşmamıştır” dedi.

Sav, söz konusu kararda, üniversitelerde dini amaçlı örtünmenin serbest bırakılmasına ilişkin hüküm iptal edilirken, Anayasa’nın 2. maddesindeki “değiştirilemez, değiştirilmesi teklif dahi edilemez laiklik ilkesine de çok önemli yollamalar ve vurgulamalar yapıldığını” söyledi.

Önder Sav, “Böyle önemli bir karar ortadayken, Anayasa’nın 4. maddesindeki ‘değiştirilmez, değiştirilmesi teklif dahi edilemez sözlerine rağmen yapılan değişiklik, 2. maddeyi dolanma, tadil etme, dolaylı olarak 2. maddeyi işlemez hale getirme girişimidir” diye konuştu.

BAŞI AÇIK OLANLARA BASKI YAPILACAK
Yapılan anayasa değişikliğinin gerekçesinde, bu değişikliğin üniversitelerdeki öğrencilerin kıyafetiyle ilgili olduğunun açıkça yazıldığına dikkati çeken Sav, sözlerini şöyle sürdürdü: “Türbanın üniversitelerde serbest bırakılmasının yaratacağı sıkıntılar, türban takanların takmayanlara karşı bir baskı unsuru oluşturacağı hatta ona omuz verenlerin bu baskıyla yetinmeyip türban takmayanlara daha değişik yollardan baskılarını artırmasını davet edecek niteliktedir. Endişemiz odur ki üniversitede bilimsel özgürlüğün yerini, dinsel inanca dayalı tartışmalar alacak, üniversitelerde bir kaos yaşanmaya başlanacaktır. Bunların yaşanmamasını diliyoruz.”

Yapılan değişiklikle ilgili olarak Anayasa Mahkemesi’ne sadece biçim, usul açısından iptal başvurusunda bulunulabileceği iddialarına da değinen Sav, şöyle konuştu: “Biçim, usul açısından nelerin, ne şekilde karara bağlanacağını bizim burada, yüksek yargı önünde tartışmamız hiç uygun olmaz. Kuşkusuz o konuda gerekli kararı yüce Anayasa Mahkemesi verir. Ancak geriye dönük olarak Anayasa Mahkemesi kararlarına baktığımızda değişiklik tekliflerinin yanı sıra yasaklanan hükümlerin de bir biçim kuralını oluşturacağı yazılmıştır. Yasaklanan bir hükmü delmeye çalışmak, Anayasa’nın değiştirilemez, değiştirilmesi teklif dahi edilemez maddelerini değiştirmek, o maddeleri işlevsiz kılacaktır. O maddeler üzerine Anayasa’nın koyduğu güvenceyi ortadan kaldıracak, bundan sonra benzeri değişilik teklifleri yapılmaya devam edecektir.”

Önder Sav, başvurularında ayrıca değişikliğin yürürlüğünün durdurulmasını da istediklerini kaydetti.

Sav, yüksek mahkemenin bu konulara ilişkin 1980 öncesi ve sonrası verdiği kararları dilekçeye eklediklerini söyledi.

YÖK BAŞKANI’NIN AÇIKLAMASI
Üniversitelerin pek çoğunun yapılan düzenlemeyi yeterli bulmayarak türban yasağını uygulamaya devam ettiğini kaydeden Sav, YÖK Başkanı Prof Dr. Yusuf Ziya Özcan’ın bu konudaki açıklamaları ve rektörlere talimatına da değindi.

Özcan’ın “rektörlerin cezalandırabileceklerini” söylemesini de eleştiren Sav, “YÖK Başkanı rektörlere talimatlar yağdırmaktadır. Bu talimat yok hükmündedir. Ceza hukukunun temel kuralı yasalara aykırı talimat dinlenmez. Rektörlerimizin de Anayasa değişikliği doğrultusunda Anayasa Mahkemesi kararlarının varlığını düşünerek böyle yasağı dinlememişlerdir ve dinlemeyeceklerdir” diye konuştu.

YÖK Başkanı Özcan’ın açıklamalarını dosyaya almadıklarını belirten Sav, “Ama YÖK Başkanı’nın bu tür davranışını, yaratılmakta olan huzursuzluk ortamının bir delili olarak sunduk. Bir delil olarak kısaca değiniyoruz” diye konuştu.

Önder Sav, bir gazetecinin, “Sayın Genel Başkanınız Anayasa Mahkemesi’nin 367 kararıyla ilgili olarak ‘aksi bir karar çıkarsa kaos olur’ demişti. Siz de biraz önce ‘kaostan’ bahsettiniz” demesi üzerine, “Kararla ilgili yorum yapmamaya özen gösteriyorum. Ben hukukçuyum, bu çatıya da saygısı olan hukukçuyum, yıllardır bu camiada değerli arkadaşlarımızla beraber bulunduk. Kaos, toplumda çıkan kaosu kastediyorum. Yoksa yargı kararının sonrasında, sonrasına yönelik hiç bir değerlendirme yapmadım, yapmam” yanıtını verdi.

ÖNCE RAPÖRTÖR RAPOR HAZIRLAYACAK
Davayla ilgili görevlendirilecek raportör, raporunu hazırladıktan sonra Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç’ın belirleyeceği bir günde dava görüşülecek.

Yüksek mahkeme, öncelikle yürürlüğün durdurulması istemini karara bağlayabileceği gibi bununla birlikte davayı aynı anda esastan da onuçlandırabilecek.

 

Bu habere oy ver
Düşük
1 Puan 2 Puan 3 Puan 4 Puan 5 Puan 6 Puan 7 Puan 8 Puan 9 Puan 10 Puan
Yüksek
     •  En çok puan alan haberler

Yazdır Gönder Görüş yaz/ oku

Mehmet Emin Karakaş  - İstanbul
05 Mart 2008, Çarşamba 13:50  
CHP böyle yapsın Ve onun maşası DSP de aynı şekilde yapmaya devam etsin Danıştay bu şekilde çok iyi gidiyor YARGIYA olan Güveni sarsıyor CHP maşalığını üstlenerek Bütün bunlar AKP yi ikitidara taşıdı CHP-DSP-YAGI üçlüsü ve ASKER aynı TAVIRLA DEVAM ETSİN AKP % 70 OYA ULAŞACAKTIR Böyle devam ederseniz hiçç merak etmeyin Türbanda Türban ha Türban Türbanla Uğraşacağınıza Bakın adamlar Çeşitli vergiler getiriyor Emeklilik zorlaşıyor onlarla uğraşınsanıza CHP böyle LAİKLİK VE ATATÜRK sömürüsü Yaptığı sürece HALK inadına AKP diyecektir bunu unutmayın.

RAHMİ BAYTAR  - Van
29 Şubat 2008, Cuma 16:08  
CHP VE ONUN MAŞASI DSP YİNE TÜRKİYEYİ KAOSA SÜRÜKLEÖMEK İÇİN ELLERİNDEN GELENİ YAPIYORLAR UMARIM HALKIMIZ BU TAHRİKLERE KAPILMAZ.SEÇİMLERDE MİTİNG MEYDANLARIDA BOL BOL NUTUK ATAN İKİ LİDER ALDIĞI AĞIR DARBEDEN SANIRIM TAM TATMİN OLMAMIŞLAR Kİ YENİDEN BİRLEŞME KARARI ALIYORLAR İNSANDA BİRAZ GURUR OLMALI .... ANLAYANA

Necat Bolpaça  - İstanbul
29 Şubat 2008, Cuma 12:28  
BBC ana sayfasında bu haberden bahsederken, konuya karşı olanlardan "secular elite" diye bahsedilmesi, çok kafamı karıştırdı. Bülent Ecevit in iktidara ne sonucu geldiğini hatırlıyor musunuz? Abdullah Öcalan ın yakalanması sonucu gelmişti. Arkadaşlar, CHP ye oy vermiş olabilirsiniz, uyguladığı yasakçı tavrın gerekli olduğunu düşünüyor da olabilirsiniz. Ancak karşı görüşte olan kişileri etiketleyemezsiniz. "Liboş" "Gerici" "Cahil" dediklerinizle anlaşamazsanız, doğru olduğuna inandığınız düşünceyi yayamazsınız.

Bütün Görüşleri Oku

Ana Sayfa | Türkiye | Dünya | Ekonomi | Sağlık | Yaşam | Teknoloji | Kültür Sanat | Doğal Hayat | Eğitim | Moda
Spor | Hava Yol | İletişim | Yardım | İzleyici Görüşleri | Reklam Seçenekleri | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları