Garanti Bankası, Türkiyede 2007 yılının büyüme ve kârlılık açısından en büyük bankası oldu. Garanti Bankasının 2007 yılı net kârı 2.42 milyar YTL olarak açıklandı.
İSTANBUL - Garanti Bankası Genel Müdürü Ergun Özen, 2007 yılında net karlarının yüzde 108 artarak, 2 milyar 422 milyon YTLye ulaştığını belirtti. Özen, 2008 yılında durağanlık yaşanmayacağını, yüzde 35 büyüme hedeflediklerini vurguladı.
Garanti Bankası Genel Müdürü Ergun Özen, 2008de YTL kredilerinde yüzde 30 ve döviz kredilerinde yüzde 40 büyüme öngördüklerini, kar rakamlarını da yüzde 30-35 arttırabileceklerini bildirdi.
Garanti Bankasının 2007 performansının değerlendirildiği basın toplantısında konuşan Özen, geçen yıl 52 milyar YTL kredi portföyü ile Türkiyenin en çok kredi veren bankası olduklarını, toplam tüketici kredilerinde yüzde 14,3 pazar payına sahip bulunduklarını belirterek, bankanın 2007de konsolide net karının önceki yıla göre yüzde 108 artışla 2 milyar 421 milyon 756 bin YTLye yükseldiğini kaydetti.
Özen, Garantinin konsolide aktif büyüklüğünün 76 milyar 148 milyon 493 bin YTL seviyesine ulaşırken, nakdi ve gayri nakdi krediler aracılığıyla ekonomiye yapılan desteğin yüzde 32 artarak 51 milyar 893 milyon 31 bin YTLye çıktığını söyledi.
61 yıllık tarihlerinin en başarılı sonuçlarını elde ettiklerini belirten Özen, konuşmasını şöyle sürdürdü:
2007 yılında kredilerde sektör ortalamasının çok üzerinde büyüdük. YTL kredileri yüzde 33, yabancı para kredileri dolar bazında yüzde 60, gayri nakdi kredileri ise yüzde 28 arttırarak ülke ekonomisine 52 milyar YTLlik finansman desteği sağladık. Nakdi ve gayri nakdi krediler toplamında sektör lideri olduk. Özsermaye karlılığı tek seferlik gelirler hariç yüzde 27,4 seviyesinde gerçekleşirken, aktif karlılık yüzde 2,5e yükseldi.
Özen, 2007de Türkiyenin en çok şube açan bankası olduklarını, geçen yıl 106 şube açarak 606 şubeye ulaştıklarını, 2007de çalışan sayısının 2 bin 601 kişi arttığını, bu yıl ise 2 bin 500 kişi almayı planladıklarını, böylece 17 bin kişi olacaklarını söyledi.
HERKES MEMNUN Ergun Özen, bir gazetecinin GEnin yatırdığı parayı neredeyse 2,5 yılda çıkardığı gibi bir tablo var bunu nasıl değerlendiriyorsunuz? sorusu üzerine memnun olduklarını düşündüğünü ifade ederek, Herkes memnun diye düşünüyorum. Küçük yatırımcı da memnun, kontrol eden Doğuş-GE de memnun dedi.
Kamunun fonlarını özel sektör bankalarının da alabilmesi gerektiğini belirten Özen, 2008 beklentilerine ilişkin bir soruya da şu karşılığı verdi:
2008de YTL kredilerimizde yüzde 30, döviz kredilerimizde yüzde 40 büyüme öngörüyoruz, kar rakamımızı yüzde 30-35 arttırabileceğimizi düşünüyoruz. Yurt dışındaki şeffaflık probleminin devam ettiğini düşünüyorum. Krizin adını doğru koymak lazım. İnsanlar ne kadar sermaye ihtiyacı olduğunu bilmiyor. Kredi problemlerinin uluslararası piyasalarda ciddi şekilde devam edeceğini düşünüyorum.
Özen, 2008 hedefleri iddialı değil mi? sorusu üzerine bu yıla ilişkin planlarını yaparken ayaklarını yere basarak bu planı gerçekleştirdiklerini, bu planı yurt dışındaki çalkantının devam edeceğini öngörerek yaptıklarını ve planın arkasında olduklarını söyledi.
Özen, Yüzde 30-35 kar artışı, yüzde 30 YTL kredileri ve yüzde 40 döviz kredileri artışımızın hala arkasındayız. Bunun için çalışacağız. Çok ihtiyatlı bir iyimserliğe hepimizin bürünmesi gerektiği kesin. Bize bir şey olmaz yaklaşımı son derece yanlıştır. Bize bir şeyler olmaktadır. Neler olmaktadır diye baktığım zaman, Türkiyenin son yıllara oranla daha az büyüyeceği ortada. Bize bir şey olmazı bir kenara bırakalım diye konuştu.
Cari işlemler açığı probleminin devam ettiğini düşündüğünü ifade eden Özen, Karlılık rakamı düşse düşse yüzde 30a düşer, daha aşağısını zaten kimsenin kabul etmemesi gerekiyor. Hissedarlarımızın da kabul edeceğini düşünmüyorum dedi.
UKRAYNADA ORTAK BANKA HEDEFİ Gazetecilerin soruların yanıtlayan Özen, GE gibi büyük şirketlerin sermaye verimliği maksimizasyonu sağlamak zorunda olduğunu belirterek, uluslararası büyümeye devam ettiklerini, GE ile Ukraynada bir banka bulmak üzere uğraştıklarını söyledi.
Özen, Doğuş ile GEnin Romanyada ortaklığının perçinlendiğini ifade ederek, Garanti Bankası önümüzdeki günlerde o yapıya oradaki bankasıyla birlikte ortak olmayı düşünüyor. Şu ana kadar bölgesel banka olma yolundaki planlarımızda bir aksama yok dedi.
BBDKnın bankaların 2007 karlarının temettü olarak dağıtılmaması önerisinin hatırlatılması üzerine de Özen, temettü konusunu önümüzdeki yönetim kurulu toplantısında ele alacaklarını, bu öneriyi gerek yönetim gerek hissedarların dikkate alacağını söyledi.
Cari işlemler açığının ekonominin yumuşak karnı olduğunu, son yıllarda cari işlemler açığı finansmanında çok iyi gelişmeler bulunduğunu, bunun finansmanı içerisinde kısa vadeli borçların payının sürekli azaldığını ve bunun çok önemli bir gelişme olduğunu vurgulayan özen, cari işlemler açığının finanse edildiğini, finansmanın kalitesinin arttığını kaydetti.
KOBİlerde bir milyon müşteriyi yakaladıklarını bildiren Özen, tutsat (Mortgage) konusunda daha işin çok başında bulunulduğunu, yurt dışındaki krizi, tutsat krizini doğru anlamak gerektiğini söyledi.
Gerçek bankacılığın kredi vermeyle olduğunu belirten Özen, Garanti Bankası olarak tutar da birinciyiz. Bilanço içerisindeki payda da birinciyiz. Garanti Bankası bilançosunun yüzde 58i kredilerdir dedi.
DÖVİZ LİKİDİTESİ PROBLEMİMİZ YOK Ergun Özen, döviz likiditesi problemlerinin bulunmadığını, enerji yatırımlarında 10 yıllık kredi verdiklerini ve kur riskini 10 yıla yaymış durumda olduklarını ifade ederek, proje kredilerde BSMV ve KKDF getirilmesine yönelik çalışmayla ilgili olarak da Eğer bu konu çok netleşirse bu haksız rekabet... Biz krediyi verdiğimiz takdirde böyle ilave bir yük gelirse maliyetlere yansıması kaçınılmazdır diye konuştu.
IMF ile 7. gözden geçirmenin kapatılması gerektiğini vurgulayan Özen, şunları kaydetti:
IMFye Türkiyenin artık ihtiyacı yoktur. Ne açıdan ihtiyacı yoktur, parasal destek açısından ihtiyacı yoktur. Ama uluslararası piyasalara güven verme, şeffaflık ve hesap verilebilirliğin artması açısından IMFye ihtiyacımız var. 2008 Mayıs ayındaki bir imzaya kimsenin karşı çıkacağını da düşünmüyoruz.
Merkez Bankasının İstanbula taşınmasının çok siyasi polemik haline gelen bir konu olduğunu belirten Özen, Merkez Bankasının ne yaptığı, hedeflediği önemlidir. Bizim açımızdan Merkez Bankasının yeri önemli değil dedi.
Özen, yılın bütününde FEDin faiz indireceğini düşündüğünü ifade ederken de, İki ülke arasındaki faiz farklılıklarını halen lehimize koruyabileceğiz. Çünkü FED faiz indirecek diye düşünüyorum. Yılın ilk 6 ayında en fazla yüzde 50 baz puan gelir. Uluslararası piyasalarda karışıklık devam ederse bütün yılın gerisinde 50 veya 75 olur diye konuştu.
Özden NBAye sponsor olduklarını 2 yıllık sponsorluk bedelinin 1 milyon dolar olacağını bu anlaşmanın sokak turnuvaları ve 30 gence NBA coachları tarafından eğitim verilmesini içerdiğini bildirdi.
2008E DE HIZLI BAŞLADIK Garanti Bankası Ticari Bankacılıktan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Turgay Gönensin de Garanti Bankasının özelleştirmeler ve satın almalar gibi her işin içinde olduğunu vurgulayarak, 2008e de hızlı başladık. Migrosun satın alma finansmanını 3 bankadan biri olarak biz yapacağız. Bir demir çelik yatırımıyla ilgili de yetkilendirildik dedi.
Garanti Bankası Finansal Kurumlar ve Kurumsal Bankacılıktan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Tolga Egemen ise yurt dışında ciddi bir krizin devam ettiğini belirterek, Bankacılık sektörü olarak çok güçlü olmamız bir şans. Dış borçlanmaya artık o kadar bağımlı değiliz. Bu diğerleri için de geçerli dedi.
Garanti bankasının vergi ve karşılıklar öncesi brüt karı yüzde 81 artışla 2007de 3 milyar 276 milyon YTLye, aktif büyüklüğü de yüzde 33 artışla 76,1 milyar YTLye ulaştı.
Bankanın mevduat toplamı 2006 sonuna göre yüzde 29,3 artarak 43,7 milyar YTL seviyesine yükseldi.