Devlet ve sanat: Dikenli tel üstün(d)e
Web NTVMSNBC   
NTVMSNBC'yi açılış sayfam yap
Kültür Sanat
Filmler
Sinema
Müzik
Edebiyat
Sahne Sanatları
Sergi
Mimari
Arkeoloji
İstanbul Bienali
Orhan Pamuk - Nobel
Altın Portakal
Cannes
Video
Foto Galeri
Türkiye
Dünya
Ekonomi
Spor
Teknoloji
Sağlık
Kültür Sanat
Yaşam
Hava Yol
Yeşil Ekran
Eğitim
Moda
Otomobil
Doğuş Yayın Grubu
NTV
CNBC-e
e2
NTVSPOR.NET
NBA TV
NTV Radyo
Eksen 96.2
Radio N101
NTV Yayınları
N. Geographic
 
NTVMSNBC Anasayfa » Kültür Sanat

Devlet ve sanat: Dikenli tel üstün(d)e

Son cumhurbaşkanı, portresi için Yüksel Aslan’ı ya da Mehmet Güleryüz’ü düşünür mü acaba? O düşünse bile, sanatçılar onu düşünür mü? Bizim en sıkı örneğimiz, oysa, uzak geçmişte: Bellini’nin karşısında Fatih. Benzeri bir buluşma bir daha yaşanmamış.

Freud'un II. Elizabeth portresi

 DİĞER HABERLER

  KÜLTÜR / SANAT - EN ÇOK OKUNAN HABERLER

NTV-MSNBC
Güncelleme: 09:50 TSİ 23 Şubat 2008 Cumartesi

PARİS - - Lucian Freud’u, yaşayan yabancı ressamlar arasında beni en derinden etkileyen sanatçı sayıyorum. İnsan gövdesini anadan doğma, ama sanki ölümüne hazırlanan halinde kavrayışı; çıplaklığa güzelleme estetiğiyle değil, metafizik ağırlığınca sokulan bu yaşlı kurda büyükbabası Sigmund Freud’dan tam ne geçmiştir bilemiyorum, bütün bildiğim “insan olma koşulu”na eğilişlerinin bir asgarî ve azami müşterek yaratmış olduğu: Her tablosunda, ona bakanı iliklerine dek titretecek bir gizilgüç barınıyor.
Haberin devamı

Lucian Freud’un, bir II. Elizabeth portresi olduğundan haberim yoktu: 2001 tarihli avuçiçi kadar (20x15 cm) tablo kadar, tabloyu gerçekleştirirken çekilmiş bir ortak fotoğraflarını görmek beni şaşkınlığa sürükledi. Ressam açısından şaşırtıcı bir durum yok ortada: Bir portre ressamı olarak da nam salmış Freud; İngiltere’ye ömrünün sonunda, kanserle savaşırken, Nazilerin yahudi avını başlattığı günlerde ailesiyle güç belâ sığınan büyükbabanın kaderini izleyerek İngiliz vatandaşı olarak hayatını sürdürmüş.

Burada şaşırtıcı görünen, II. Elizabeth’in, portrelerindeki amansız bakışı bilinen, neyi (kimi) nasıl görüyorsa tuvale öyle geçirmekten kaçınmayan Freud’un karşısına oturmuş olması.
II. Elizabeth, Freud'a poz veriyor.

Sonuç, bekleneceği üzere: II. Elizabeth’in Rahmi Pehlivanlı çizgisinde bir portresi değil, her yönüyle Lucian Freud imzalı bir portresi çıkmış ortaya: Yaşamış ve yorulmuş, dağılmış bir çehre. Geçenlerde Jeanne Moreau, son okuduğu kitabı anıyordu: “Bir okur olarak II. Elizabeth” - kraliçenin son tutkusu Jean Genet’nin yapıtlarıymış. Uzaktan bakınca akla gelmeyecek bir “lady” var karşımızda. Herşey böylece yerli yerine oturuyor.

Devlet “büyük”leri, hangi kökenden gelirlerse gelsinler, özellikle de fotoğraf öncesinde, ressamların önüne oturmayı gelenekten bilmişlerdir. Ne var ki, hepsinin talihine bir Velasquez düştüğü söylenemez. Olduklarından çok daha iyi görünmek istemiştir çoğu, tarih sayfalarında. Bu nedenle de, ya sıradan ressamları seçmiş, ya da, Goya örneğinde olduğu gibi avuçlarını yalamışlardır.

Bizde, Atatürk ve İnönü portrelerinin altında Çallı ve Feyhaman Duran gibi üstün zanaat yeteneğine sahip ressamların imzaları vardır. Bayar’ın da iyi portreleri olduğunu anımsıyorum. Sonrasıyla ilgili bir fikrim yok açıkçası.
Gül'ün kitaplıkta poz vererek çektirdiği bu fotoğraf, Cumhurbaşkanlığı internet sitesinde yayınlanıyor.

Korutürk’ün adam gibi bir portresi olması beklenir, Emel Korutürk resim sanatına çocukluğundan âşina bir hanımefendiydi. Bir vakitler Cimcoz ailesinin önemli bir koleksiyon gerçekleştirdiği de bilinir. Kenan Evren’e otoportre yakışırdı bana kalırsa, şimşir tarak meselesi! Ya şimdi? Son cumhurbaşkanı, portresi için Yüksel Aslan’ı ya da Mehmet Güleryüz’ü düşünür mü acaba? O düşünse bile, sanatçılar onu düşünür mü?

Bizim en sıkı örneğimiz, oysa, uzak geçmişte: Bellini’nin karşısında Fatih Sultan Mehmet. Benzeri bir buluşma bir daha yaşanmamış. O tablonun yakın geçmişte Türkiye’ye getirtilerek sergilendiği anımsanacaktır.
Fatih'in ünlü portresi Bellini imzalı.

Ayıpsa bile söyleyeceğim: O projenin fikri bana aitti. Operasyonu, şimdi Pera Müzesi’nin müdürü olan Özalp Birol yürütmüştü. Tek bir tablo nasıl sergilenecekti, koskoca Kâzım Taşkent Sanat Galerisi’nde?

O zorlu sorunu Samih Rifat çözdü. Olağanüstü bir sergi senaryosu buldu, uyguladı, a’dan z’ye kataloğunu tek başına gerçekleştirdi. “Öyle yaşanmıyor artık”. Çünkü, öyle insanlar kolay yetişmiyor.

Devletle sanatın, kültürün ilişkisi dikenli tellerle çevrilidir. Bazan yararı dokunur, çoğu zaman zararı. Ben, kendi payıma, gölge edilmemesini yeğledim hep. Olabildiğince uzak duralım biribirimizden.

Fransa’da devlet başkanları, kültür alanında iz bırakmayı önemserler. Pompidou, Beaubourg gibi dudak uçuklatıcı bir projeyi başlattığında epey zılgıt yemeyi göze almıştı. Mitterand, dev Milli Kütüphane operasyonunun dev bütçesi nedeniyle topa tutuldu. Göze almaya değermiş, şimdi gözbebeği noktaları Paris’in bunlar.

Yazarları da bazen sevdiği oluyor devletlerin. Peter Handke nedense zor durumdaymış, Avusturya elyazmalarının bir bölümünü 500 bin Euro verip satın almış. Muzaffer Buyrukçu’nun son günleri aklıma geliyor da, uzak durulsun diyorsak o kadarını da demiyoruz, diye eklemek zorunda kalıyorum.

Enis Batur’un önceki yazıları

  • Simone ve gerisi
  • Almanya, Kara Yıllar
  • Tütün kültürünü anlamıyorlar
  • Türk aydınını Paris’e çeken
  • Fransız kültürü gerçekten öldü mü?

  •  

    Bu habere oy ver
    Düşük
    1 Puan 2 Puan 3 Puan 4 Puan 5 Puan 6 Puan 7 Puan 8 Puan 9 Puan 10 Puan
    Yüksek
         •  En çok puan alan haberler

    Yazdır Gönder Görüş yaz/ oku

    seyfi  - Ankara
    29 Mart 2008, Cumartesi 13:27  
    Musikîye ârız olmuştur yobazlık bit gibi Bu çirk-i hilâfet sanata kibrit gibi. Neyzen ...

    Ceyhun Pekuz  - Eskişehir
    16 Şubat 2008, Cumartesi 23:55  
    Enis Batur ilk yazdığı yazılarındaki Türkiye"nin ateşli gündeminden "alakasızlığı" farketmiş olacak ki böyle bir yazı yazmış ama olmamış.

    ss ee  - Edirne
    16 Şubat 2008, Cumartesi 14:45  
    Yanlış bir bilgi var. Bellini Fatih Sultan Mehmet"in resmini bizzat gelip bakaraj çizmemiştir. yani böyle bir buluşma olmamıştır. Tarih kitaplarına bakarsanız zaten ikisinin yaşadığı yılların farklı olduğunu göreceksiniz...

    Bütün Görüşleri Oku

    Ana Sayfa | Türkiye | Dünya | Ekonomi | Sağlık | Yaşam | Teknoloji | Kültür Sanat | Doğal Hayat | Eğitim | Moda
    Spor | Hava Yol | İletişim | Yardım | İzleyici Görüşleri | Reklam Seçenekleri | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları