Tüm bu kitaplarda, bir Sevgililer Günü yemeği mönüsünde sembolik olarak nelerin olması gerektiği ve o yemekte, özellikle erkeklerin nasıl davranması gerektiğine dair kültürel bilgiler var.
Fransada Sevgililer Günü için yazılan kitapların çoğunda afrodizyak kültürü ve antik Yunandan bugüne dillerden düşmeyen sebze, meyve ve deniz ürünleri anlatılmakta.
Örneğin, fesleğen, Tanrıça Afrodit ile sembolleştirilmekte ve Sevgililer Günü akşamı için tansiyonu yatıştırıcı etkisi olduğu söylenmekte. Afroditle özdeşleştirilen bir ürün de nar. Nar için aşk elması deniyor. Salatalık, erkekleri yatıştırıcı olarak gösteriliyor. Melekotunun da kadınların mizacı üzerinde olumlu etki yaptığı söylenmekte. Nane de eski çağlardan bu yana flört sembolü olarak anılıyor. Çikolata, zencefil, istiridye ve sarmısak da Sevgililer Günü mönülerinin adeta vazgeçilmezleri. Fransız uzmanlar sarmısağın anason ile tüketilmesini öneriyorlar.
Sevgililer Günü yemeğine gelince; bu yemekte erkeklerin dikkat etmesi gereken hususlar var. Örneğin, hesabı paylaşma veya bahşiş bırakmama gafletinde bulunmak gibi geri dönüşü olmayan sonuçlar yaratabilecek eylemlerden kaçınmakta fayda var.
Yemek sırasında cep telefonunuza gelen SMSleri okumak ve bu mesajlara karşınızdakini unuıtup yanıt vermek de görgüsüzlük olarak algılanıyor.
KIRMIZI GÜL KLİŞELEŞTİ
Bu yılın sürprizi ise Sevgililer Gününün ve tutkulu aşkın sembolü olarak bilinen kırmızı güllerle ilgili. Randevuya kırmızı gül veya kocaman bir çiçek demetiyle gelinmesinin artık pek rağbet görmediği söyleniyor. Elbette takdir her bireyin kendisine ait ancak, Fransız görgü uzmanları bu sembollerin artık klişeleştiğini savunmaktalar.
| DİĞER HABERLER İÇİN TIKLAYINIZ |
 |