DTP tüm üyelerinin müdahil olmasını istedi
Web NTVMSNBC   
NTVMSNBC'yi açılış sayfam yap
Türkiye
Ergenekon Davası
Politika
Dış politika
Genel
Polis - adliye
Yerel
Video
Foto Galeri
Türkiye
Dünya
Ekonomi
Spor
Teknoloji
Sağlık
Kültür Sanat
Yaşam
Hava Yol
Yeşil Ekran
Eğitim
Moda
Otomobil
Doğuş Yayın Grubu
NTV
CNBC-e
e2
NTVSPOR.NET
NBA TV
NTV Radyo
Eksen 96.2
Radio N101
NTV Yayınları
N. Geographic
 
NTVMSNBC Anasayfa » Türkiye » Politika

DTP tüm üyelerinin müdahil olmasını istedi

Kapatma davasında ön savunmasını veren DTP, tüm üyelerinin siyasetten yasaklanması talebiyle, davaya müdahil olmasını, İmralı Cezaevi’ndeki görüşme kayıtlarının getirilmesini, 141 eylemin akibetinin araştırlamasını istiyor.

DTP milletvekili ve avukat Hasip Kaplan ön savunmayı verdikten sonra, gazetecilere açıklama yaptı.

 DİĞER HABERLER

  GÜNCEL - EN ÇOK OKUNAN HABERLER

AA
Güncelleme: 16:13 TSİ 11 Şubat 2008 Pazartesi

ANKARA - DTP Şırnak milletvekili Hasip Kaplan ve bağımsız Hakkari milletvekili Hamit Geylani, DTP kapatma davasında ön savunma vermek için tanınan sürenin son gününde, savunmayı Anayasa Mahkemesi’ne sundular. Bu nedenle Anayasa Mahkemesi çevresinde geniş güvenlik önlemleri alındı.
Haberin devamı

Kaplan, çıkışta yaptığı açıklamada, 3 aşamalı savunma stratejilerinin ilki olan ön savunmayı sunduklarını belirterek, bu stratejinin ikinci aşamasının sözlü, üçüncüsünün ise esas hakkında savunma olacağını söyledi. Kaplan, savunmayı ve savunmanın alındı belgesini basın mensuplarına gösterdi.

“Türkiye artık 21. yüzyılda partiler mezarlığına dönüşen bir ülke olmaktan ve bu ayıptan kurtulmak zorundadır” diyen Kaplan, “12 Eylül müdahalesiyle başta Atatürk’ün kurduğu parti olmak üzere bütün siyasi partilerin kapatıldığını, arkasından bugüne kadar 28 siyasi parti hakkında kapatma kararı verildiğini” ifade etti.

Kaplan, kendisinin 20 yıldır bu mahkemeye geldiğini, buradan da Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi için Strazburg’a gittiğini anlatarak, “50 yıllık Avrupa Mahkemesi tarihinde bu güne kadar sadece 4 tane siyasi parti hakkında soğuk harp döneminde kapatma kararı verildi. Ondan sonra bugüne kadar verilmedi. Türkiye, Avrupa Mahkemesi’nde siyasi parti kapatma rekorunu elinde bulunduruyor. Guinness Rekorlar Kitabı’na girebilecek durumda” diye konuştu.

SÖZ VAR AMA BİR TEK ŞİDDET EYLEMİ YOK
Demokratikleşmenin, düşünce özgürlüğünün önündeki engeller kalkmadıkça ülkenin gelişmesinin de mümkün olamayacağını savunan Kaplan, “Bizim tek sevincimiz bu kapatma davasında sadece üyelerimizin söz ve beyanları yer alıyor. Bir tek şiddet eylemi yoktur, bir tek insanın burnunun kanadığına dair belge bu dosyada sunulmamıştır. Ama benim gördüğüm en kötü iddianame ile karşı karşıyayız” dedi.

“Türkiye’de düşünce ve örgütlenme özgürlüğünün önünün açılması gerektiğini, Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 301. maddesi başta olmak üzere bütün engellerin kaldırılması gerektiğini” ifade eden Kaplan, siyasi partilerin kapatılmasına seçmenin sandıkta öz iradesiyle karar vermesi gerektiğini belirtti.

Savunmalarında özellikle uluslararası hukuk ve sözleşmeleri çerçevesinde “Türkiye’nin en önemli sorunu olan Kürt sorununa ilişkin beyanlarını, program ve tüzüklerini” koyduklarını anlatan Kaplan, bazı anayasaya aykırılık iddiaları ile soruşturmanın genişletilmesi talebinde bulunduklarını kaydetti.

SPK’DA ANAYASA AYKIRILIK İDDİASI
Siyasi Partiler Kanunu’nun 78, 80, 81, 101 ve 103’üncü maddelerinin Anayasa’ya aykırı olduğunu iddia ettiklerini belirten Kaplan, siyaseten yasaklanması istenen bütün üyelerin davaya müdahil olmasını istediklerini de kaydetti. Kaplan, “Hazine yardımı verilmedi ki geri isteniyor. Onu anlamadık. ‘Vermediğinizi alamazsınız’ dedik, reddini istedik. Ayrıca artık düşüncelerin prangadan kurtulması gerektiğini söyleyerek, davanın reddedilmesini ve Türkiye’nin parti kapatma ayıbından kurtulmasını istedik” diye konuştu.

Savunmada ayrıca 141 eylemin akıbetinin araştırılmasını, İmralı Cezaevi’ndeki görsel ve yazılı kayıtların istenmesini talep ettiklerini söyleyen Kaplan, ayrıca Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin parti kapatma kararlarını da istediklerini bildirdi.

Kaplan, “Genel Başkan Nurettin Demirtaş cezaevindeyken gelip burada savunma yapabilecek mi? Öyle bir talebiniz oldu mu?” sorusuna karşılık, sözlü savunmada ilgili yasanın partiyi temsilen bir kişi ve avukatların görevlendirilebileceğini öngördüğünü anımsatarak, Demirtaş’ın vekaleti doğrultusunda bazı partililerin görevlendirildiğini söyledi.

BUNDAN SONRAKİ SÜREÇ
Şimdi, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya, esas hakkındaki görüşü bekleniyor. Bu görüş, DTP’ye gönderilecek. Daha sonra belirlenecek bir tarihte Yalçınkaya sözlü açıklama, DTP yetkilileri de sözlü savunma yapacaklar. Bütün bu sürecin ardından, davaya ilişkin bilgi, belgeleri toplayacak raportör, esas hakkındaki raporunu hazırlayacak. Bu işlemler sürerken, gerek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, gerekse davalı DTP ek delil veya yazılı ek savunma verebilecek.

Raporun, Anayasa Mahkemesinin 11 üyesine dağıtılmasının ardından, Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç bir toplantı günü belirleyecek. Üyeler, belirlenen günde bir araya gelerek kapatma istemini esastan görüşmeye başlayacaklar.

DTP hakkındaki kapatma davasını, 11 kişiden oluşan Anayasa Mahkemesi Heyeti karara bağlayacak. Asıl üyelerden herhangi birinin bulunmaması veya emekliye ayrılması halinde 4 yedek üyeden en kıdemlileri heyete katılacak.

Anayasa’ya göre bir siyasi partinin kapatılmasına karar verilebilmesi için nitelikli çoğunluğun oyu aranacak. Buna göre, kapatma kararı için Anayasa Mahkemesinin 11 asıl üyesinin en az 7’sinin oyu gerekecek.

 

Bu habere oy ver
Düşük
1 Puan 2 Puan 3 Puan 4 Puan 5 Puan 6 Puan 7 Puan 8 Puan 9 Puan 10 Puan
Yüksek
     •  En çok puan alan haberler

Yazdır Gönder Görüş yaz/ oku

ali duman  - Ankara
12 Şubat 2008, Salı 12:01  
Sizi gidi kelle de kelle diyen yorumcular, yahu 75 tildir yasakliyorsun, olduruyorsun, engelliyorsun birsey degismiyor bak ulkeyi el ele akp-mhp boldu bolecek sen hala "tez kelleleri vurula yoksa cok bela cikar bunlardan" diyorsun...El insaf yahu el insaf azicik da kafa calistirsaniz!

Bülent Özbek  - Ankara
12 Şubat 2008, Salı 11:00  
Cemil ve Koray bey, Bütün Kürtleri Anadolu"dan sürsek sizin için en güzel çözüm olur herhalde. Kürtlerin sorunları olduğunu ve bütün problemlerin de bu sorundan kaynaklandığını ne zaman görecekseniz? Eğer Kürt arkadaşlarınız varsa, gidin de onlara sorun "Ne sorununuz var? Kürtler neden DTP"ye oy veriyor?" diye. Belki o zaman, sorunun görünen kısmını değil de, gerçek nedenini anlarsanız. Bunun için öfke ve nefretinizi 2 dakikalığına bir kenara bırakıp, sorun neden kaynaklanıyor ve nasıl çözülebilir diye 2 dakika düşünmeniz yeterli.

asmin  - İzmir
12 Şubat 2008, Salı 09:53  
Hangi yüzyıldayız, düşüncelere, söylemlere zincir vurulabilir mi. Ya da nereye kadar. Yazık utanıyorum gerçekten midemi bulandırıyo. bu baskıcı tutumlar baskıya maruz kalanların daha çok zirve yapmasına neden oluyor farkında değiller mi...Ama inanıyorum bu gerici düşünceler bir gün yeryüzünden silinecek...

Bütün Görüşleri Oku

Ana Sayfa | Türkiye | Dünya | Ekonomi | Sağlık | Yaşam | Teknoloji | Kültür Sanat | Doğal Hayat | Eğitim | Moda
Spor | Hava Yol | İletişim | Yardım | İzleyici Görüşleri | Reklam Seçenekleri | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları