DTP’ye göre türbanın altında çok şey var
Web NTVMSNBC   
NTVMSNBC'yi açılış sayfam yap
Türkiye
Ergenekon Davası
Politika
Dış politika
Genel
Polis - adliye
Yerel
Video
Foto Galeri
Türkiye
Dünya
Ekonomi
Spor
Teknoloji
Sağlık
Kültür Sanat
Yaşam
Hava Yol
Yeşil Ekran
Eğitim
Moda
Otomobil
Doğuş Yayın Grubu
NTV
CNBC-e
e2
NTVSPOR.NET
NBA TV
NTV Radyo
Eksen 96.2
Radio N101
NTV Yayınları
N. Geographic
 
NTVMSNBC Anasayfa » Türkiye » Politika

DTP’ye göre türbanın altında çok şey var

DTP’li Tuğluk, türban ittifakına askerlerin de destek verdiğini, karşılığında baharda K. Irak’a kara harekatı yapılacağını, 301. madde gibi siyasi reformların rafa kalkacağını, Ergenekon operasyonun sınırlarını da bu ittifakın belirlediğini iddia etti.

 DİĞER HABERLER

  GÜNCEL - EN ÇOK OKUNAN HABERLER

NTV-MSNBC
Güncelleme: 11:21 TSİ 07 Şubat 2008 Perşembe

ANKARA - Türbanla ilgili anayasa düzenlemesine ilişkin DTP’nin görüşlerini açıklayan Diyarbakır Milletvekili Aysel Tuğluk, partisinin türban tartışmasında sivil ve askeri otorite ya da muhafazakar tarafta yer almadığını, hiçbir koşula sığınmadan özgürlüklerden yana olduğunu vurguladı. Ancak, bu düzenlemenin AK Parti ve MHP’yi “özgürlükçü” yapmayacağını vurgulayan Tuğluk, “Buyrun 301’i de kaldırın da demokratlığınıza inanalım. 42. maddede anadil yasağı dururken, özgürlük konusunda tutarlı olunamaz” dedi.
Haberin devamı

DTP’li Aysel Tuğluk, konuşma süresini aştığı gerekçesiyle oturumu yöneten Başkanvekili Nevzat Pakdil’in mikrofonunu kapatması üzerine yarım kalan konuşmasına “operasyon ve çatışmaların bir çözüm olmadığını göstermek için çözüm yürüyüşünü gerçekleştiren halkımızı selamlıyorum” diyerek başladı.

Tuğluk, türban sorununun bir çözüme kavuşturulmasının gerekli olduğunu belirterek, partisinin konuya bakışını şöyle özetledi:

HİÇBİR İTTİFAKIN PARÇASI DEĞİLİZ
“DTP bu sorun etrafındaki yeni dengelerin tarafı değildir. Hiçbir ittifakın parçası değiliz. Otoriter itifakın da, muhafazakar ittifakın da tarafı değiliz. Başörtü meselesinde özgürlüklerden yanayız. Koşul ve zaman bahanesine sığınmadan kişi hak ve özgürlüklerinin yanındayız.”

Konuşmasının devamında türban meselesinin istismar edildiğini, toplumun ‘ulusalcı’ ve ‘muhafazakar’ kesimlerin kuşatması altında olduğunu söyleyen DTP’li Tuğluk, AK Parti ve MHP’nin tavrını eleştirerek şöyle devam etti:

SİYASAL İSLAM DEVLETİ DE ELE GEÇİRDİ
“Otoriter cumhuriyet, siyasal İslam’a teslim edilmek üzeredir. Mustafa Kemal’in cumhuriyeti bitmek üzere, siyasal İslam Cumhuriyeti başlamak üzeredir. Siyasal İslam bugün nihayet iktidarı değil devleti de ele geçirmiştir. Devlet AKP’lileşmiştir. AKP devletleşmiştir. AKP cumhuriyeti demokratikleştireceğine siyasal İslam’ı derinleştirerek toplumsal gerilimi ve kaygıları artıracak bir siyaset tarzı yürütmektedir. Diyarbakır’da bu kadar tarikatın önünün açılması sivil toplumculukla ifade edilemez. Dinin siyasette rant uğruna kullanılmasına karşıyız.”

Tuğluk, şöyle konuştu: “Askeri, siyasi ve bürokratik kesimin oluşturduğu bu anlayış sayesindedir ki Mustafa Kemal’in cumhuriyeti, demokratik cumhuriyete dönüştürüleceğine siyasal İslama teslim edilmiştir. Bugün artık, zaten demokrasi yoksunu olan Cumhuriyet, ılımlı İslama doğru kaymaktadır. Bunun böyle olmasında, adı Cumhuriyetle birlikte anılan partinin çok büyük günahı vardır.”
İktidarın, “başta Diyarbakır belediyesi olmak üzere, modern ve demokratik Kürt siyasetinin bütün kazanımlarını ele geçirmek istediğini” ileri süren Tuğluk, “Kürt sorununun demokratik ve siyasal çözümünü engelleme adına ordusu, AKP’si, tarikatı, gericisi, milliyetçisi birleşmiş, birleştirilmiştir. Ama bu ittifakın sonu, parçalanmış toplum, parçalanmış ülke olacaktır” diye konuştu.

ÖZGÜRLÜKSE 301’İ DE KALDIRIN
Parti olarak kişisel ve toplumsal özgürlüklerin yaşanmasından yana olduklarını belirten Tuğluk, AK Parti ve MHP’nin “özgürlük” söylemine dikkat çekerek şunları söyledi:

“Türban simge durumuna getirilmişse de daha fazla suistimal edilmesine izin vermeden özgürlükleri esas alarak bu sorunu çözüme kavuşturmak gerekmektedir. Adaletçi bir yaklaşımla yasaklar ortadan kaldırılmalıdır. Ancak bu düzenleme AKP’yi de, MHP’yi de özgürlükçü yapmayacaktır. Madem bu kadar özgürlükçüsünüz; buyrun 301’i de değiştirelim. Zorunlu din dersini kaldırın, Kürtlerin hak ve özgürlük taleplerini çözüme kavuşturun ki demokratlığınıza inanalım. Kürt sorununu niye orduya, ABD’ye havale ediyorsunuz sayın Başbakan? Neden bütün hak ve özgürlükler konusunda aynı hassasiyeti göster miyorsunuz. 42 . maddenin başka fıkrasına da anadil yasağı duruyorken özgürlük konusunda tutarlı olunamaz.”

İTTİFAKIN GİZLİ GÜNDEMİ KÜRT SORUNU
Tuğluk konuşmasının devamında, askerlerin de türban düzenlemesini desteklediğini; bu ittifakın kurbanının Kürtler ve siyasi reformlar olacağını iddia etti:

“AKP’nin sivil ve askeri ulusalcılarla oluşturduğu bu gerici ittifak Türkiye demokrasininin üzerinde oluşturulan yeni hegamonyadır. AKP ve MHP’nin oluşturduğu bu otoriter- muhafazar ittifakın kurbanı, başta Kürtler olmak üzere, 301. madde ve demokrasi hedefini içeren anayasa çalışması ve diğer siyasi reformlar olacaktır. Askerin de içinde yer aldığı bu ittifakın gizli gündemi Kürt sorunudur. Kürtlerin özgürlük ve hak talepleri bu güçlerin kimi çıkarları uğruna yine orduya havale edilmiştir.

KATLİAMA İZİN VERİLEREK UZLAŞMANIN ÖNÜ AÇILDI
Türban anlaşması karşılığında, Irak’taki PKK varlıklarına karşı sürdürülen sınırötesi operasyonun baharda “kara harekatı” ile devam etmesinin sağlandığını, Ergenekon operasyonunun sınırını da yine türban anlaşmasının belirlediğini iddia etti:

“Baharda kara harekatı gibi sonuçları, bir katliamı andıracak maceralara izin verilerek bugünkü uzlaşmanın önü açılmıştır. Sınırötesi operasyonlar bu ülkeyi Irak’ta kaosa sürükler. Aralarında JİTEM’in kurucusunun da bulunduğu, askeri ve siyasi bürokraside uzantıları olduğu tahmin edilen Ergenekon çetesine yönelik operasyonun sınırını da yine bu ittifak belirlemiştir.”


 

Bu habere oy ver
Düşük
1 Puan 2 Puan 3 Puan 4 Puan 5 Puan 6 Puan 7 Puan 8 Puan 9 Puan 10 Puan
Yüksek
     •  En çok puan alan haberler

Yazdır Gönder Görüş yaz/ oku

bir vatandaş  - Yurt Dışı
08 Şubat 2008, Cuma 20:05  
sonuna kadar katılıyorum bu söylenenlere.madem özgürlükten bahsediyosunuz ilk önce kendi ülkenizde yaşayan insanların haklrını verin[kendi dilleriyle konuşup eğitim görmelerini kendilerini rahatlıkla ifade etmelerini öteki kimliğinden sıyrılmalarını kültürleriyle tarihiyle özgürce yaşamaları vs]ve birşey daha ergenekon meselesi neden gündemden alındı neden peşinden gidilmedi ve daha birçok failin yakalanmasının yolu açılmadı?o sır perdeleri aralanmadı? herkes kendi çıkarları peşinde kalkıp demokrasi özgürlük eşitlik gibi sözcükleri ağızlarına dolayıp insanları kandırmaktan vazgeçsinler

eren kaya  - Yurt Dışı
08 Şubat 2008, Cuma 18:50  
DTP yi bu Calismalardan dolayi kutluyorum ve insallah bilgili Insanlar bu Sözleri esas alir,özgürlükcü olmak sadece Türbani serbest birakmakla olmaz,Ülkede daha cook Yasaklar var.Kürt Sorunundaki Yasaklari niye kaldiramiyor akp ve mhp??

Ayhan Yilmaz  - Yurt Dışı
08 Şubat 2008, Cuma 16:58  
Söylediklerinize katilanabilinir, özgürlükcü söylemler, ancak pek inandirici degil cünkü bu özgürlükcü söylemleri PKK ya yönelik de ifade etmeniz gerekir. PKK da cikisindan beri özellikle kendi icindekilere ve disindakilere yönelik baski ve siddet uygulamistir uygulamaktadir. Ama sizler ve bir takim "özgürlük" lükcü cevreler, sessiz kalarak korkak ve göreceli davraniyorlar. Özgürcülük, ciddiyeti, ve tarafsizligi gerektirir. Devlet yaparsa kötü PKK yaparsa kötü degildir tavri bugün DTP ve benzeri hareketlerin elini baglayan, gelismesini engelleyen en önemli unsurdur.

Bütün Görüşleri Oku

Ana Sayfa | Türkiye | Dünya | Ekonomi | Sağlık | Yaşam | Teknoloji | Kültür Sanat | Doğal Hayat | Eğitim | Moda
Spor | Hava Yol | İletişim | Yardım | İzleyici Görüşleri | Reklam Seçenekleri | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları