CİDDE - İslam Konferansı Teşkilatı İcra komitesinin Gazze konulu olağanüstü toplantısına katıldıktan sonra Türk basınına açıklamalarda bulunan Babacan, Filistinlilerin çektikleri sıkıntıların çok daha ileri boyutlara vardığını vurguladı. Babacan, Gazzenin abluka altına alınmasının, gıda ve ilaç gibi malzemelerin dahi ulaştırılmasında güçlükler çekilmesinin, Gazze şeridine yönelik askeri operasyonların, orada yaşayan 1,5 milyon Filistinlinin günlük hayatını son derece olumsuz etkilediğini belirtti.
Bugünkü toplantıda bunların değerlendirildiğini kaydeden Babacan, şöyle konuştu:
Katılan ülkelerden bakanlarla bütün bu konuları masaya yatırdık. Uluslararası toplumun Filistindeki son duruma, özellikle Gazzedeki son duruma daha yakından eğilmeleri çağrısında bulunuldu. Suçsuz insanların, hiçbir suç eylemine katılmamış sivil insanların böylesine yaptırımlarla karşı karşıya bırakılması, kuşkusuz Türkiyenin son derece rahatsız olduğu bir gelişme. Biz bu konudaki görüşlerimizi İsrail tarafına ilettik. En son bir hafta içinde İsrail Savunma Bakanı Ehud Barak ile görüştüm. İsrail Dışişleri Bakanı Tzipi Levni ile görüştüm, ayrıca Davos toplantıları sırasında İsrail Cumhurbaşkanı Sayın Şimon Peres ile uzun bir görüşmemiz oldu. Bütün bu görüşmelerde gelişmeleri endişeyle izlediğimizi, konunun özellikle insani boyutuna son derece dikkat edilmesi gerektiğini, Türkiyenin Gazzeye yardım göndereceğini, bu yardımın ulaşması konusunda her türlü tedbirin alınması gerektiğini muhataplarıma ilettim.
Babacan, Filistin sorunun çözümü için Türkiyenin nasıl bir rol oynayabileceği şeklindeki bir soruyaysa Türkiyenin, Filistin meselesiyle ilgili süreçle en başından itibaren yakından ilgilenen ülkelerden bir tanesi olduğunu belirterek, şunları söyledi:
2007 yılı kasım ayında Annapolis toplantısı düzenlendi. 7 yıllık bir aradan sonra müzakerelerin tekrar başlamasına karar verildi. Ancak Annapolis toplantısından hemen sonraki gelişmeler kuşkusuz, barış arayışına, istikrar için, barış için yapılan çalışmalara maalesef uymuyor. İsrailin yeni yerleşkeler inşasına devam etmesi, bizleri oldukça endişelendiriyor. Gazzede devam eden saldırılar, bütün bunlar kuşkusuz Annapolis sürecini baltalıyor.
Türkiyenin Filistinde iki Filistin görmeye tahammülü olmadığını belirten Babacan, Gazze ve Batı Şeriadaki ayrı yapılanmanın bir an önce tek yapıya dönmesinin önemli olduğunu belirtti. Babacan, bunun, Filistin sorunun çözümü ve Filistin davasının, ruhuna uygun bir şekilde işleyebilmesi için şart olduğunu belirterek, şunları kaydetti: Yine uygulanmakta olan operasyonlar, orada 1,5 milyon insanın günlük hayatında karşı karşıya geldiği sıkıntılar, en son Gazze-Mısır sınırında yaşananlar: Bunlar gerçekten insanlık adına bir dram. Biz ümit ediyoruz ki bu sorunlar en kısa zamanda çözülür. Bugünkü İKT toplantısı aslında bütün bu soruların çözümü için ortak bir irade temin etmek amacıyla yapıldı. Hem İKT nezdinde, hem yaptığımız ikili görüşmelerde, bu sorunun çözümü için azami dikkati ortaya koyduk.
RİYAD TEMASLARI Dışişleri Bakanı Babacan, Riyadda ise Kral Abdullah tarafından Kabul edildiğini ve Dışişleri Bakanı Faysal ile görüşmeleri olduğunu belirtti.
Babacan, bu görüşmeler sırasında, Türkiye ve Suudi Arabistan arasındaki ilişkileri ele aldıklarını kaydederek, şöyle dedi:
Özellikle ekonomik alandaki ilişkileri değerlendirdik. Siyasi ilişkilerimiz zaten çok iyi bir noktada. Biliyorsunuz Kral Abdullahın Türkiye ziyareti çok başarılı bir ziyaretti. Karşılıklı ziyaretlerin yoğunlaşması, iki ülke arasındaki ilişkilerin çok sıcak bir ortamda yürümesini sağlıyor. Bölgesel konulara da eğildik. Gazzedeki meseleler de ele alındı. Bunun yanı sıra Lübnandaki gelişmeler ve Iraktaki gelişmeleri de muhataplarımızla ele aldık.
MUTTAKİ İLE GÖRÜŞME Dışişleri Bakanı Babacan, İran Dışişleri Bakanı Menuçehr Muttaki ile yaptığı görüşmede, doğal gaz ve enerji konusunun ele alınıp alınmadığı sorusunu, şöyle yanıtladı:
İki ülke arasındaki ikili ilişkilerin farklı boyutlarını ele aldık. Aynı zamanda yine bölgesel konuları, başta Irak meselesi olmak üzere, değerlendirme imkanımız oldu.
Ali Babacan, Türkiye ve İranın Filistin meselesinin çözümü için ortak bir girişim yapıp yapmayacağı sorusunaysa İranla olduğu gibi pek çok farklı ülkeyle beraber çalışıyoruz yanıtını verdi.
Ben soylemekten biktim ama bazi
arkadaslar anlamamaktan bikmadilar.
HAMAS TERORDEN VAZ GECENE KADAR
FILISTINLILER BOYLE YASAMAYA DEVAM
EDECEKLER.
Bu nedenden dolayi Israel"i lanetlemeyi
birakinda birazda hamasi lanetleyin
cunku butun bu olanlar hamas yuzunden.
En buyuk kanitida Filistinin diger
tarafi fatah tarafi gayet guzel
geciniyolar ve hic bir problemleride yok.
Birakin artik hamasi desteklemeyi cunku
onlarin pkkdan hic bir farki yok.
Unutmayin gunun birinde Israel pkkyi
desteklerse Turkiyenin sonu hic iyi olmaz.
Zaten dinciler sardi etrafimizi! Dertli
basimiza baska dert aramayin!!!
zeki - İstanbul
04 Şubat 2008, Pazartesi 11:06
CEKILEN SIKINTILAR COK ACI ANCAK SAYIN
BAKANIN GAZZE DEN SIVILLERE ATILAN
FUZELER ICIN DE BIR CUMLE SOYLEMESINI
ARZU EDERDIK. DAHA TARAFSIZ BIR
YAKLASIM OLURDU.
şenay garip - İstanbul
04 Şubat 2008, Pazartesi 10:25
babacan üzülüyorsa neden hala abd nin
ve emperyalizmin yalakalığını yapıyor
bunu sorması lazım
kendine...söylenenler ikiyüzlülükten
başka nedir? insan hayatının
kıymetiyse aslolan, tuzla tersanede
işçilerin ölümüne neden göz yumuluyor?
davutpaşadaki patlamada ölen
insanların acısından ders çıkarıldı
mı? ya şimdiye kadar kar hırsı
yüzünden yiten insan hayatlarından
ders alındı mı? kendi ülkesindeki din
ve mezhep farklılıklarına tahammül
edemeyen hükümet, medeniyetler
buluşmasında ahkam kesmekte.bunun adı
ikiyüzlülüktür...