Muammer Aksoy cinayeti aydınlatılsaydı...
Web NTVMSNBC   
NTVMSNBC'yi açılış sayfam yap
Türkiye
Politika
Dış politika
Genel
Polis - adliye
Yerel
Video
Foto Galeri
Türkiye
Dünya
Ekonomi
Spor
Teknoloji
Sağlık
Kültür Sanat
Yaşam
Hava Yol
Yeşil Ekran
Eğitim
Moda
Otomobil
Doğuş Yayın Grubu
NTV
CNBC-e
e2
NTVSPOR.NET
NBA TV
NTV Radyo
Eksen 96.2
Radio N101
NTV Yayınları
N. Geographic
 
NTVMSNBC Anasayfa » Türkiye » Polis - adliye

Muammer Aksoy cinayeti aydınlatılsaydı...

Prof. Dr. Aksoy, silahlı saldırı sonucu öldürülüşünün 18. yılında Cebeci Asri Mezarlığı’ndaki kabri başında törenle anıldı. Konuşmacılar “Aksoy’a tetiği çekenlere hükmedenler yakalansaydı, Mumcu, Üçok, Emeç, Kışlalı ve Dink öldürülmezdi” dediler.

Aksoy'un mezarına karanfiller ve mumlar bıraktılar.

 DİĞER HABERLER

  GÜNCEL - EN ÇOK OKUNAN HABERLER

NTV-MSNBC VE AJANSLAR
Güncelleme: 09:53 TSİ 01 Şubat 2008 Cuma

ANKARA - 31 Ocak 1990 akşamı, Ankara’da evinin önünde uğradığı silahlı saldırı ile öldürülen Prof.Dr. Muammer Aksoy törenlerle anılıyor. Törene, Aksoy’un ailesinin yanı sıra CHP Genel Sekreteri Önder Sav, Türkiye Barolar Birliği Genel Sekreteri Güneş Gürseler, Ankara Barosu adına avukat Hasan Ürel, Atatürkçü Düşünce Derneği Çankaya Şube Başkanı Süleyman Polat ve Aksoy’un sevenleri katıldı.
Haberin devamı

Aksoy’un anısına yapılan saygı duruşunda bulunulması ile başlayan törende konuşan CHP Genel Sekreteri Önder Sav, 18 yıldır mezarı başına gelerek Aksoy’u özlemle, sevgiyle andığını söyledi. Aksoy’un bir Cumhuriyet bekçisi, büyük bir Atatürkçü aydın olduğunu vurgulayan Sav, “O, aradan geçen 18 yıl boyunca unutulmadı, unutmayacağız. Yeri dolmadı, dolmayacak” dedi.

TETİKÇİYE HÜKMEDENLER YAKALANAMADI
Muammer Aksoy’un, Türkiye Cumhuriyeti’nin “demokratik, laik, sosyal bir hukuk devleti” olmasını düzenleyen Anayasa’nın ikinci maddesi konusunda büyük mücadeleler verdiğini ifade eden Sav, şunları kaydetti:

“Şimdi o mücadelenin anlamı çok daha iyi kavranmalıdır. Üniversitede türbanın fiyonklu mu fiyonksuz mu bağlanacağıyla, yüzün ne kadarının görüneceğiyle uğraşılmaktadır. Ancak Muammer Aksoy’un kavgası sürdürülecektir. Muammer Aksoy yazdı, konuştu, düşüncelerini söyledi. Bir hafta önce sevgiyle andığımız Uğur Mumcu’nun söylediği gibi bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olanlarla savaştı. Cesurlar bir kere ölür, korkaklar bin kere... O, arkasında bembeyaz bir sayfa bıraktı. Muammer Aksoy neden öldürüldü? Atatürk ilke ve devrimlerinin yılmaz savunucusuydu. Türkiye Cumhuriyeti devleti kendini candan koruyan bir aydını koruyamadı. Tetiği çeken parmaklara hükmedenler yakalanamadı. Bunun arkasında kimler vardı, aydınlanamadı.”

UĞUR MUMCU’LAR ÖLDÜRÜLMEMİŞ OLACAKTI
Türkiye Barolar Birliği Genel Sekreteri Güneş Gürseler de Ocak ayının Türkiye Cumhuriyeti’nin “kara ayı” olduğunu söyledi. Ocak ayında Uğur Mumcu ve Muammer Aksoy’un hain saldırılara kurban gittiğini anımsatan Gürseler, Aksoy’un gündeme getirdiği olumsuzluklarda ne kadar haklı olduğunun bugün daha iyi anlaşıldığını kaydetti.

Ankara Barosu adına konuşan avukat Hasan Ürel, bu suikast aydınlanmış olsaydı bazı acıların yaşanmayacağını ifade ederek, “Bu olay aydınlansaydı, Uğur Mumcu’lar, Bahriye Üçok’lar, Çetin Emeç’ler, Ahmet Taner Kışlalı’lar ve belki de Hrant Dink öldürülmemiş olacaktı. Katliamın arkasındakilerin yakalanamamasından güç buldular ve ülkeyi karanlığa sürüklemeye devam ettiler” dedi.

Atatürkçü Düşünce Derneği Çankaya Şube Başkanı Süleyman Polat da, Aksoy’un laik, demokratik Türkiye Cumhuriyeti’ni koruduğu için katledildiğini, onun fikirlerini sonuna kadar savunmaya devam edeceklerini söyledi.

Konuşmaların ardından törene katılanlar, Muammer Aksoy’un mezarına karanfiller ve yaktıkları mumları bıraktılar.

BAROLAR BİRLİĞİ: UTANARAK ANIYORUZ
Türkiye Barolar Birliği Başkanlığı da açıklama yaparak, gazeteci Uğur Mumcu ve hukukçu Muammer Aksoy’un ölüm yıldönümleri nedeniyle yazılı bir açıklama yaptı.
Aksoy’un 31 Ocak 1990, Mumcu’nun 24 Ocak 1993’te uğradıkları saldırıcı sonucu yaşamlarını yitirdikleri hatırlatılan açıklamada şöyle dendi:

“Bu iki değerli ve devrimci insanın yaşamları pahasına ortaya koydukları görüş düşünce ve uyarıların ne denli haklı olduğu, 2008 Türkiye’sinde yaşanan olumsuzluklarla bir kez daha kanıtlanmıştır. Yaşanan bu günler, dillendirdikleri olumsuzlukların ne denli doğru tespitler olduğunu açıkça göstermektedir. Uğur Mumcu ve Muammer Aksoy’un yıllar önce canları pahasına, ülke için, demokrasi için, insan hakları için, kısaca ulusun aydınlık geleceği için ısrarla söylediklerini hatırlarsak, gelinen nokta ve bu sonuca karşı gösterilen aymazlıkların ne denli vahim olduğunu gözler önüne sermektedir.Ulusallık adına, egemenlik adına, Atatürk ilke ve devrimleri adına, laik Cumhuriyetin kazanımları adına çağdaş değerler ve aydınlık yarınlar adına ülkemizde yaşadığımız tüm olumsuzluklar ve saçmalıklar nedeniyle Aksoy ve Mumcu’yu özlemle ve açıkçası biraz da utanarak anıyoruz.”

MUAMMER AKSOY KİMDİR?
1917 yılında Antalya’da doğdu. 1939’da Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun olduktan sonra Zürih Üniversitesi Hukuk ve Devlet Bilimleri Fakültesi’nde doktora yaptı.
Muammer Aksoy

Türkiye’ye döndükten sonra İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ticaret Hukuku Kürsüsünde asistanlık ve Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Medeni Hukuk Kürsüsünde öğretim üyeliği yaptı. 1957 yılında üniversite yasasında yapılan değişikliklerin üniversite özerkliğine zarar verdiği gerekçesiyle üniversitedeki görevinden istifa ederek Cumhuriyet Halk Partisi’ne girdi.

27 Mayıs 1960 sonrasında yeniden üniversiteye döndü, Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde Anayasa Hukuku profesörü oldu. 1960-1961 yıllarında kurucu mecliste Antalya temsilcisi olarak çalıştı. 1961 Anayasasının hazırlanması sırasında Anayasa komisyonu sözcülüğü ve CHP parti meclisi üyeliği görevlerinde bulundu. 12 Mart 1971 muhtırasından sonra sıkıyönetimce tutuklandı ancak yargılama sonucunda aklandı. 1977’de CHP İstanbul milletvekili olarak parlamentoya girdi. Avrupa Konseyi Türkiye temsilciliği ve Türk Hukuk Kurumu başkanlığı görevlerini yürüttü. 12 Eylül 1980’den sonra Ankara Barosu başkanlığına seçildi.

1989’da Hıfzı Veldet Velidedeoğlu, Bahri Savcı, Münci Kapani ve Bahriye Üçok gibi aydınlarla birlikte Atatürkçü Düşünce Derneği’ni kurdu ve Kurucu Genel Başkan olarak çalıştı. 31 Ocak 1990 günü Ankara Bahçelievler’deki evinin önünde kurşunlanarak öldürüldü.

 

Bu habere oy ver
Düşük
1 Puan 2 Puan 3 Puan 4 Puan 5 Puan 6 Puan 7 Puan 8 Puan 9 Puan 10 Puan
Yüksek
     •  En çok puan alan haberler

Yazdır Gönder Görüş yaz/ oku

MUHARREM DEĞİRMEN  - Bursa
01 Şubat 2008, Cuma 13:03  
NE ÖLMEKLE BİTERİZ NE DE ÖLDÜRÜLMEKLE HİÇ NEHİRLER KURUR MU DENİZE DÖKÜLMEKLE? ATATÜRK ÖLDÜ MÜ Kİ? ATATÜRKÇÜLER ÖLSÜN. TÜRKİYE YAŞAYACAK HEP ATATÜRKÇÜLERLE...

A.Y  - İstanbul
01 Şubat 2008, Cuma 12:40  
CİNAYET BİR ŞEKİLDE CİNAYETİN İŞLENMESİNE KATKI SAĞLAMIŞLAR TARAFINDAN AYDINLATILABİLİR Mİ SİZCE??? HANGİ NEDENLE OLURSA OLSUN SUÇ UN HİSSEDARI OLANLAR İLE SUÇU AYDINLATMA GÖREVİ ÜSTLENENLERİN BİRBİRLERİ İLE İZOLE VE KATI BİR DIŞINDALIK VAROLUŞUNA SAHİP OLMASI GEREKİR! (HEM KATKI SAĞLAYICI MİSYONDA BULUNUP HEM DE KİM CİNAYETİ İŞLEDİ MİSYONUNU AYNI KİŞİLERİN SORGULAMASI :ÇETELER VE ÇETENİN VAROLUŞ SEBEPLERİYLE İLİNTİLİDİR:BUNLAR MUHTEMELEN BİLİNDİĞİ GİBİESKİ/EMEKLİKAMU GÖREVLİLERİDİR:YARGIÇ,POLİS,MÜLKİ AMİR,VSMAZERETLERİDE VATANMİLLETSAKARYADIR ÇOĞUKEZ!!!BU NEVİ HAS-VATAN-HAİNLERİNİN!!!

Göksel Demir  - Ankara
01 Şubat 2008, Cuma 10:59  
osman bet, belki yaşınız küçük olduğu için hatırlamıyorsunuz, belki de o zaman sokağa dökülen insanları görmek istemediğiniz için hatırlamıyorsunuz ama şimdi sokağa dökülenler o zaman da dökülmüştü ve hala bu cinayetlerin çözülmesi için çabalamaktadır.

Bütün Görüşleri Oku

Ana Sayfa | Türkiye | Dünya | Ekonomi | Sağlık | Yaşam | Teknoloji | Kültür Sanat | Doğal Hayat | Eğitim | Moda
Spor | Hava Yol | İletişim | Yardım | İzleyici Görüşleri | Reklam Seçenekleri | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları