Prof. Özbudun: Endişe bertaraf edildi
Web NTVMSNBC   
NTVMSNBC'yi açılış sayfam yap
Türkiye
Ergenekon Davası
Politika
Dış politika
Genel
Polis - adliye
Yerel
Video
Foto Galeri
Türkiye
Dünya
Ekonomi
Spor
Teknoloji
Sağlık
Kültür Sanat
Yaşam
Hava Yol
Yeşil Ekran
Eğitim
Moda
Otomobil
Doğuş Yayın Grubu
NTV
CNBC-e
e2
NTVSPOR.NET
NBA TV
NTV Radyo
Eksen 96.2
Radio N101
NTV Yayınları
N. Geographic
 
NTVMSNBC Anasayfa » Türkiye » Politika

Prof. Özbudun: Endişe bertaraf edildi

Prof. Ergun Özbudun, türbanla ilgili anayasanın 42. maddesine konacak “yükseköğretim” ifadesiyle, türbanın ilk ve ortaokula ineceği endişesinin bertaraf edileceğini, üniversitelilerin ise ‘reşit’ olduğunu, özgür iradesiyle karar verebileceğini söyledi.

 DİĞER HABERLER

  GÜNCEL - EN ÇOK OKUNAN HABERLER

NTV-MSNBC
Güncelleme: 09:46 TSİ 30 Ocak 2008 Çarşamba

İSTANBUL - Yeni anayasa taslağını hazırlayan Bilim Kurulu başkanı Prof. Ergun Özbudun, AK Parti ve MHP’nin “baş bağlama” tarifi de yaparak, üniversitelerde başörtüsünü serbest bırakma girişimini değerlendirdi. Özbudun, YÖK Yasası’nda baş bağlama şeklinin “çene altından” ifadesiyle tarif edilmesini “gülünç” olarak niteleyip, “Ne yani, üniversitelerin kapısına modacıları götürüp, yasal baş bağlamayı mı göstereceğiz” diye tepki gösterdi. Özbudun, Anayasa’nın 42. maddesinde getirilen düzenlemenin ise Anayasa’nın 2. maddesine aykırı olmadığını savundu. Özbudun, bu iki madde çelişse bile, 42. maddeyle getirilen düzenlemenin “özel” hüküm olduğunu, dolayısıyla hukuken “genel” nitelikte olan 2. maddenin üzerinde olduğunu kaydetti.
Haberin devamı

Düzenlemelere ilişkin kamuoyunda iki “meşru endişe” olduğunu belirten Özbudun, ilk endişenin, türban serbestisinin üniversitelerle sınırlı kalmayıp, ilk ve ortaöğretime ve nihayet kamu hizmeti sunanlara teşmil edileceği olduğunu anlattı.

Bu endişenin anayasanın 42. maddesine “yükseköğretim” ifadesi konarak bertaraf edildiğini memnuniyetle öğrendiğini vurgulayan Özbudun, ikinci endişenin ise, başı açık olanlara fiili düzeyde baskı doğacağı olduğunu belirtti.

Prof. Özbudun, ikinci endişeyle ilgili olarak ise; üniversite çağındakilerin, yani 18 yaşındakilerin hukuken ‘reşit’ sayıldığını kaydetti. Oysa ortaöğretim çağındakilerin reşit olmadığını, anne-baba, çevre baskısıyla giyinmek zorunda kalabileceğini belirten Özbudun, 18 yaşındakilerin ise kendi özgür iradesiyle karar verebileceğini kaydetti. Özbudun, bu konuya açıklık getirirken, irade özgürlüğünün karinesinin ‘rüşt yaşı’ olduğunun da altını çizdi.

Türban teklifi Meclis Başkanlığı’nda

Özbudun, Anayasa’nın 10. maddesiyle ilgili düzenleme için ise, yürürlükte olan düzenlemenin zaten “eşitlik” öngördüğünü kaydetti; teklifle buna biraz daha açıklık getirildiğini, ancak ne yasak, ne de özgürlük öngörmediğini, dolayısıyla “zararsız” bir değişiklik getirildiğini ifade etti.
Türban anlaşması, PKK anlaşmasını zedeler

Bu konuda kritik maddenin Anayasa’nın 42. maddesi olduğunu kaydeden Özbudun, bu maddeye konacak “yükseköğretim” ifadesinin de endişeyi bertaraf edeceğini belirtti. Özbudun, YÖK Yasası’nda yapılacak düzenlemenin Anayasa Mahkemesi’nden döneceği yorumları için de, Anayasa Mahkemesi’nin değiştirilecek anayasa hükmüne uymak durumunda olacağını, Mahkeme’nin yasaları sadece “şekil” bakımından denetleyebildiğini savundu.

 

Bu habere oy ver
Düşük
1 Puan 2 Puan 3 Puan 4 Puan 5 Puan 6 Puan 7 Puan 8 Puan 9 Puan 10 Puan
Yüksek
     •  En çok puan alan haberler

Yazdır Gönder Görüş yaz/ oku

Yusuf Demirkoparan  - İzmir
30 Ocak 2008, Çarşamba 13:46  
Tamam. Ünüversitelerde herkes okusun. Bence,İki sorun var: 1.Mezun olunca bu kişiler ya evde oturacak ev kadını olacak, veya kendi özel işlerini kuracaklar. Kamuda görev almayacaklar.(Yasa gereği) 2.Bu durumda Ülkenin-Milletin parası kaynakları-bence heba edilmekte. Aynı şey İmam hatipler içinde geçerli, Kişiler İmam Hatip Lisesinde okuyor fakat imamlık yapmıyorlar. Askeri lisede okuyan subay olur. Ayrılan öğrenciler toplumun kaynağını bedelini öder. Subaylık yapmaz. Bence düzenlemelerde bunların da dikkate alınmasında yarar vardır.

Ali Kirdar  - İstanbul
30 Ocak 2008, Çarşamba 13:33  
Bu konuyla ilgili de bir madde yok, genel ahlak kuralları deniyor sadece. Genel ahlak kuralları nedir? İktidar partisinin genel ahlak kuralları mı geçerli?? Demokrasi özgürlük diye sayıklayan Sayın Başbakan, "MB"nin taşınmasında kimseden fikir almayız, kimsenin söylediğini takmayız" diyerek kendisinin sürekli savunduğu, sadece kutuplaşma yaratmak için savunduğu sıkmabaş"ı için istediği özgürlüğü, demokrasisi nerde kaldı? Asıl bunların aksini söyleyenlere Allah akıl fikir versin. umarım bir an önce vatan hainliği yapmayı bırakırlar.

Ali Kırdar  - İstanbul
30 Ocak 2008, Çarşamba 13:29  
Aşağıdaki yorumu yapan kişinin "kemalistler" demesi bile işin rengini ortaya koyuyor. Bizim olmayan, bizim kültürümüzde yer almayan ve sürekli yerine kullanarak kirlettikler "başörtüsü" farklı, sizim "sıkmabaş"ınız farklı! son 20-30 senedir böyle bir akım var mıydı? Atatürk döneminde acaba bunlar var mıydı? İktidar özgürlük, demokrasi kılıfıyla bunu yasal hale getiriyor, ama karaçarşafın önünü açtığını da inkar etmiyor. çene altından bağlanıp yüz görülecekmiş, kara çarşaf giyemez deniyor mu? denmiyor. Peki yarın sarıkla, fes"le girmeye kalkışılırsa, bu konuda da bir yorum yok.

Bütün Görüşleri Oku

Ana Sayfa | Türkiye | Dünya | Ekonomi | Sağlık | Yaşam | Teknoloji | Kültür Sanat | Doğal Hayat | Eğitim | Moda
Spor | Hava Yol | İletişim | Yardım | İzleyici Görüşleri | Reklam Seçenekleri | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları