Prof. Ergun Özbudun, türbanla ilgili anayasanın 42. maddesine konacak yükseköğretim ifadesiyle, türbanın ilk ve ortaokula ineceği endişesinin bertaraf edileceğini, üniversitelilerin ise reşit olduğunu, özgür iradesiyle karar verebileceğini söyledi.
İSTANBUL - Yeni anayasa taslağını hazırlayan Bilim Kurulu başkanı Prof. Ergun Özbudun, AK Parti ve MHPnin baş bağlama tarifi de yaparak, üniversitelerde başörtüsünü serbest bırakma girişimini değerlendirdi. Özbudun, YÖK Yasasında baş bağlama şeklinin çene altından ifadesiyle tarif edilmesini gülünç olarak niteleyip, Ne yani, üniversitelerin kapısına modacıları götürüp, yasal baş bağlamayı mı göstereceğiz diye tepki gösterdi. Özbudun, Anayasanın 42. maddesinde getirilen düzenlemenin ise Anayasanın 2. maddesine aykırı olmadığını savundu. Özbudun, bu iki madde çelişse bile, 42. maddeyle getirilen düzenlemenin özel hüküm olduğunu, dolayısıyla hukuken genel nitelikte olan 2. maddenin üzerinde olduğunu kaydetti.
Düzenlemelere ilişkin kamuoyunda iki meşru endişe olduğunu belirten Özbudun, ilk endişenin, türban serbestisinin üniversitelerle sınırlı kalmayıp, ilk ve ortaöğretime ve nihayet kamu hizmeti sunanlara teşmil edileceği olduğunu anlattı.
Bu endişenin anayasanın 42. maddesine yükseköğretim ifadesi konarak bertaraf edildiğini memnuniyetle öğrendiğini vurgulayan Özbudun, ikinci endişenin ise, başı açık olanlara fiili düzeyde baskı doğacağı olduğunu belirtti.
Prof. Özbudun, ikinci endişeyle ilgili olarak ise; üniversite çağındakilerin, yani 18 yaşındakilerin hukuken reşit sayıldığını kaydetti. Oysa ortaöğretim çağındakilerin reşit olmadığını, anne-baba, çevre baskısıyla giyinmek zorunda kalabileceğini belirten Özbudun, 18 yaşındakilerin ise kendi özgür iradesiyle karar verebileceğini kaydetti. Özbudun, bu konuya açıklık getirirken, irade özgürlüğünün karinesinin rüşt yaşı olduğunun da altını çizdi. Türban teklifi Meclis Başkanlığında Özbudun, Anayasanın 10. maddesiyle ilgili düzenleme için ise, yürürlükte olan düzenlemenin zaten eşitlik öngördüğünü kaydetti; teklifle buna biraz daha açıklık getirildiğini, ancak ne yasak, ne de özgürlük öngörmediğini, dolayısıyla zararsız bir değişiklik getirildiğini ifade etti. Türban anlaşması, PKK anlaşmasını zedeler Bu konuda kritik maddenin Anayasanın 42. maddesi olduğunu kaydeden Özbudun, bu maddeye konacak yükseköğretim ifadesinin de endişeyi bertaraf edeceğini belirtti. Özbudun, YÖK Yasasında yapılacak düzenlemenin Anayasa Mahkemesinden döneceği yorumları için de, Anayasa Mahkemesinin değiştirilecek anayasa hükmüne uymak durumunda olacağını, Mahkemenin yasaları sadece şekil bakımından denetleyebildiğini savundu.
Tamam. Ünüversitelerde herkes okusun.
Bence,İki sorun var:
1.Mezun olunca bu kişiler ya evde
oturacak ev kadını olacak, veya kendi
özel işlerini kuracaklar. Kamuda görev
almayacaklar.(Yasa gereği)
2.Bu durumda Ülkenin-Milletin parası
kaynakları-bence heba edilmekte.
Aynı şey İmam hatipler içinde geçerli,
Kişiler İmam Hatip Lisesinde okuyor
fakat imamlık yapmıyorlar.
Askeri lisede okuyan subay olur.
Ayrılan öğrenciler toplumun kaynağını
bedelini öder. Subaylık yapmaz. Bence
düzenlemelerde bunların da dikkate
alınmasında yarar vardır.
Ali Kirdar - İstanbul
30 Ocak 2008, Çarşamba 13:33
Bu konuyla ilgili de bir madde yok,
genel ahlak kuralları deniyor sadece.
Genel ahlak kuralları nedir? İktidar
partisinin genel ahlak kuralları mı
geçerli?? Demokrasi özgürlük diye
sayıklayan Sayın Başbakan, "MB"nin
taşınmasında kimseden fikir almayız,
kimsenin söylediğini takmayız" diyerek
kendisinin sürekli savunduğu, sadece
kutuplaşma yaratmak için savunduğu
sıkmabaş"ı için istediği özgürlüğü,
demokrasisi nerde kaldı? Asıl bunların
aksini söyleyenlere Allah akıl fikir
versin. umarım bir an önce vatan
hainliği yapmayı bırakırlar.
Ali Kırdar - İstanbul
30 Ocak 2008, Çarşamba 13:29
Aşağıdaki yorumu yapan kişinin
"kemalistler" demesi bile işin rengini
ortaya koyuyor. Bizim olmayan, bizim
kültürümüzde yer almayan ve sürekli
yerine kullanarak kirlettikler
"başörtüsü" farklı, sizim "sıkmabaş"ınız
farklı! son 20-30 senedir böyle bir akım
var mıydı? Atatürk döneminde acaba
bunlar var mıydı? İktidar özgürlük,
demokrasi kılıfıyla bunu yasal hale
getiriyor, ama karaçarşafın önünü
açtığını da inkar etmiyor. çene altından
bağlanıp yüz görülecekmiş, kara çarşaf
giyemez deniyor mu? denmiyor. Peki yarın
sarıkla, fes"le girmeye kalkışılırsa, bu
konuda da bir yorum yok.