Atatürke hakaret ettiği iddiasıyla yargılanan Prof. Dr. Atilla Yaylaya 1 yıl 3 ay hapis cezası verildi. Cezası ertelenen Yayla, iki yıl uzman denetiminde tutulacak.
İSTANBUL - Gazi Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Atilla Yayla hakkında, 2006 yılında İzmirde bir toplantıda söylediği “Kemalizm ilerlemeden çok gerilemeye tekabül eder” sözleri nedeniyle soruşturma başlatılmış, Gazi Üniversitesi de Yaylanın derslerine son vermişti. Yaylanın Atatürk için Bu adam dediği de iddia edilmiş, ancak Yayla aynı adam dediğini, sözlerinin yanlış anlaşıldığını savunmuştu.
Atatürkün hatırasına hakaret ettiği iddiasıyla 4,5 yıla kadar hapis istemiyle yargılanan Prof. Dr. Atilla Yayla, 1 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırıldı. İzmir 8. Asliye Ceza Mahkemesinde yapılan duruşmaya, sanık ve müdahil avukatlar katıldı.
Prof. Dr. Yayla hakkında suç duyurusunda bulunan müdahil avukatlardan Hüseyin Durdu, cumhuriyet savcısının esas hakkındaki mütalaasına katıldığını belirtti.
Durdu, Prof. Dr. Yaylanın davayla ilgili katıldığı televizyon programlarında, ceza alması halinde ülkeyi terk edeceğini söylediğini savunarak, tutuksuz yargılanan sanığa ceza verilmesi halinde infaza kadar yurt dışına çıkış yasağı konulmasını talep etti.
İzmir Barosu avukatlarından Nermin Teomete, yurdunu seven bir kişi olarak davayı müdahil olarak izleme talebinde bulundu.
Mahkeme heyeti, müdahil avukat Durdunun, tutuksuz sanık Prof. Dr. Yaylaya yurt dışına çıkış yasağı getirilmesi ile avukat Teometenin müdahil olma taleplerini reddetti.
Prof. Dr. Yaylanın avukatlarından Murat Dinçel ise Türkiyede zaman zaman düşünce özgürlüğü ilkesinin ihlal edildiğini, kamuoyunun davaya ilgisinin bundan kaynaklandığını savundu.
Mahkeme heyeti, Prof. Dr. Atilla Yaylayı, önce 5816 sayılı Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlar Hakkında Kanunun 1/1 maddesi gereğince 1 yıl hapisle, ardından eylemin umuma açık gerçekleşmesi nedeniyle cezayı yarı oranında artırarak 1 yıl 6 ay hapisle cezalandırılmasına karar verdi.
Sanığın mahkemedeki iyi halini dikkate alarak cezasını 1 yıl 3 aya indiren mahkeme heyeti, sanığın tekrar suç işlemeyecek oluşu konusunda mahkemede olumlu vicdani kanaat oluştuğu gerekçesiyle cezanın 2 yıl süreyle ertelenmesine hükmetti.
Prof. Yayla, Denetimli Serbestlik Yasası kapsamında iki yıl bir uzmanın denetiminde tutulacak.
YAŞADIKLARIM BİR ÇEŞİT GALİLE OLAYI DEMİŞTİ Türkiyede akademisyenler, insan hakları örgütleri ve Avrupa Parlamentosu üyelerinin desteklediği soruşturma sürerken Yayla, düzenlediği basın toplantısında, Atatürk için Bu adam demediğini, sözlerinin yanlış anlaşılarak bir gazetede böyle yazıldığını ve soruşturmanın da bu nedenle açıldığını belirtmiş; şöyle demişti:
Bu olay sadece bir Atilla Yayla olayı değildir, ben bu ülkenin vatandaşıyım. Bu ülkeyi çok seviyorum ve ifade özgürlüğünün tam olduğu bir ülke olmasını istiyorum. Benim yaşadığım olay Türkiyede bir çeşit Galile olayıdır. Bir görüşün kanaatinin o görüşün sahibinin terörize edilerek önlenmesi olayıdır.
208 akademisyen de, Yaylaya destek bildirisi yayımlayarak Gazi Üniversitesinin tavrını uluslar arası saygınlığa indirilmiş darbe olark nitelemişti.
Prof. Dr. Yaylanın, AK Parti İzmir İl Gençlik Kollarının 18 Kasım 2006 tarihinde düzenlediği Avrupa Birliği ve Türkiye İlişkilerinin Toplumsal Etkileri konulu panelde Atatürke ve hatırasına hakaret ettiği ileri sürülmüştü. Cumhuriyet Savcısı Ahmet Güven, iddianamesinde, Yaylaya, Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlar Hakkında Kanunun 1/1, 2/1 ve TCKnin 53. maddeleri gereğince 4,5 yıla kadar hapis cezası verilmesini talep etmişti.
Dünyanin hicbir yerinde hicbir
liderine "adam" diye hitap
edemezsiniz.Bu davranisiniz mutlaka
bir sekilde elestirilir veya
cezalandirilir. Mutlaka hukuki bir
surec sonunda ceza almazsiniz,sizi o
toplumun degerleri de yargiliyabilir.
Bugun dünyanin en buyuk insanlik
sucunu islemis olan sozum ona lider
Adolf Hitler`e dahi `O adam`diye hitap
ederseniz ait oldugu toplum sizi
aninda afaroz eder! Ama AKP zihniyeti
genel baskanini taklit etmeye devam
ediyor. Bu zihniyetki gecmiste azili
seriatci ama simdilerin en modern laik
kesimidir oyle dimi? Anliyacaginiz AKP
ve savunuculari TAKIYEYE devam ediyor
kınıyorumgündüzalp - İstanbul
29 Ocak 2008, Salı 11:13
Süre zamandilimi açısından
Atatürkçülük artık var olmayan
yinelenemeyen 1930 ların asr-ı
saadetine hapsedilmiştir. Bunlar 1930
ları 1980 lerle 1990 larla
örtüştürmek gibi geçmişi şimdiki
zamana taşımanın anakronik ironisini
yaşar her sabah yenilenip yeniden
kurulan bir dünyada bugün bile
paradoksal biçimde dili geçmiş zamanda
konuşurlar. Eleştirel akılcılıkla
Atatürkçülüğü irdeleyenleri yurda
ihanetle suçlarlar...İnsanı insan
yapan en soylu organ beyin beynin en
kutsal ürünü düşünce inançtır. Buna
herkesin ve devletin saygı duyması
zorunludur
hayati özgül - Yurt Dışı
29 Ocak 2008, Salı 09:43
atatürk ve başörtüsü karşı karşıya
getiriliyor dikkat bu bir oyundur
başörtünün kalkması ile atatürkün ne
ilgisi var atatürk zamanında başörtüsü
vardı eşide takıyordu atatürk sadece
özgürlük getirdi isteyen istediği
şekilde giyinebiliri getirdi kimseye
zorla foter taktırmadı kimsenin zorla
başörtüsünüde çıkarmadı alternatif
giyim seçeneği yarattı bu konunun
atatürkle alakası yoktur dikkat edelim
hanımlar beyler