10 Ocak 2008 tarihinden itibaren Japonyada su altı ve konservasyon çalışmalarına başlayan Ertuğrul Araştırma Ekibi, olumsuz hava şartları nedeniyle ara verdiği dalışlara 24 Ocak perşembe günü yeniden başladı.
Fırtınadan zarar gören demirleme sistemleri onarıldıktan sonra, zarar görmemesi için sökülen su altı kazı sistemleri yeniden kurulurken, ekip, daha sonra su altında kazı çalışmalarına devam etti.
Japonyada yayın yapan televizyon kanalı NHK ve ülkenin yüksek tirajlı gazetelerinden olan Asahi Shimbunun da aralarında bulunduğu 13 gazete ve televizyon muhabiri, enkazın bulunduğu alana dalış yaparak ekibin çalışmalarını izledi.
Dalışlarda basın mensuplarına Ertuğrul Araştırma Ekibinden Proje Başkanı Tufan Turanlı, teknik sorumlu Hiroshi Enomoto, dalgıçlar Yoriho Nakamura ve Itchiro Shimano eşlik etti. Basın mensupları üç grup halinde 20şer dakika arayla kazı alanına indi.
JAPONYADA PROJEYE BÜYÜK İLGİ...
Tufan Turanlı, su altında gerçekleştirilen toplantıya ilişkin yaptığı açıklamada, projeye Japonyada inanılmaz bir ilgi olduğunu bildirdi.
Asahi Shimbun gazetesinin Tufanın blogu- Ertuğrulun Öyküsü başlığıyla her gün kendisinin günlük yazılarını yayınladığını belirten Turanlı, gazetenin projeye ilişkin çalışmalara çok geniş yer verdiğini kaydetti.
Turanlı, Projemizi ve ülkemi Japonyada bu kadar geniş tanıtabildiğim, Ertuğrul şehitlerinin anılarını bu kadar güçlü bir şekilde canlandırabildiğim için çok mutluyum dedi.
13 Şubat 2008 tarihine kadar sürecek dalış programı çerçevesinde bu yılki hedeflerinin Ertuğrul kalıntılarının yerlerinin detaylı bir arkeolojik planla tespit etmek olduğunu dile getiren Turanlı, bu plan tamamlandıktan sonra belli bir program dahilinde eserlerden hangilerinin çıkarılacağı, hangilerinin ise tespiti yapıldıktan sonra tekrar gömüleceğinin kararlaştırılacağını bildirdi.
KAZA ALANINDA ERTUĞRULA AİT PARÇALAR
Araştırma ekibi, bu yılki çalışmalarına 13 Ocak 2008 tarihinde düzenlenen törenle resmi olarak başladı.
Kushimoto Belediyesi tarafından 2007de proje için tahsis edilen Ertuğrul Araştırma Merkezi, bu yıl ekibin kullanımına sunulurken, merkezde konservasyon laboratuvarı, atölye ve montaj odası bulunuyor.
Bu yılki ilk arkeolojik dalış 18 Ocak 2008de gerçekleştirildi. Dalışın ilk gününde geçen yıl yeri tespit edilen yemek kazanının yanında iki adet bakır ve bronz boru parçası bulunurken, kaza alanının çevresinde Ertuğrula ait birçok gemi ahşabına rastlandı. Ayrıca çok sayıda sarı çivi, pul, iç içe geçmiş cam parçalar bulundu.
ERTUĞRUL FIRKATEYNİ
1878 yılında Japon okul gemisi Seiki, Osmanlı İmparatorluğunu ziyaret etti ve yaklaşık 12 gün Haliçe demirledi. II. Abdülhamid tarafından geminin komutanı ve 3 subayına birer nişan verildi. Bu ziyaret, Osmanlı İmparatorluğu ile Japonyanın ilk teması olarak değerlendiriliyor.
İki ülke yönetimi, bu ziyaret ile başlayan ilişkileri zaman içinde sıcak tutmak için girişimlerde bulundu. Bu süreç içinde ilk kapsamlı resmi ilişkiler, 1887 yılında Japon İmparatoru Meijinin yeğeni Prens Komatsunun Osmanlı İmparatorluğunu ziyaretiyle başladı. Prens Komatsu ve heyeti II. Abdülhamid tarafından Dolmabahçe Sarayında ağırlandı.
Bu yakın ilgiden memnun olan Japon İmparatoru, II. Abdülhamide teşekkür mektubu, çeşitli hediyeler ve Japonyanın en büyük nişanı olan Büyük Krizantem Nişanını gönderdi. Bu nişan halen Topkapı Sarayında Hazine Dairesinde teşhir ediliyor.
II. Abdülhamide gönderilen Büyük Krizantem Nişanına, karşılıklılık esasına uygun olarak, Osmanlı İmparatorluğunun en önemli nişanı olan Nişanı Ali-i İmtiyaz gönderilmesi uygun bulundu. Nişan ve hediyelerin takdimi için ise Ertuğrul Fırkateyni uygun görüldü.
Amiral Osman Paşa yönetimindeki gemi, 14 Temmuz 1889 tarihinde yola çıktı ve 11 ay süren yolculuğunda Marmaris Limanı, Süveyş (Port Sait), Cidde, Aden, Bombay, Kolombo, Singapur, Saygon, Hong Kong, Nagasaki, Kobe limanlarına uğradı.
Gemi, 17 Haziran 1890da Yokohama limanına demirledi ve mürettebatı halk tarafından coşkuyla karşılandı. Amiral ve emrindeki heyet, İmparator Meiji tarafından Tokyodaki sarayında kabul edildi ve kendilerine birer nişan verildi. Ertuğrul personeli, Japonyada kaldığı 3 ay içinde en itibarlı misafirler olarak ağırlandı.
Hediye takdim töreninden sonra gemide kolera hastalığı baş gösterdi ve 17 gün karantinada kalındı. Japonyada, şiddetli kasırga mevsimi olduğu uyarılarına rağmen Ertuğrul, 15 Eylül 1890da dönüş yolculuğuna başladı. 18 Eylül akşamı Oşima adası yakınında fırtınaya yakalanan geminin önce mizana direği (3 direkli bir yelkenli gemide en kıçtaki direk) çöktü ancak bu tehlike geçici olarak bertaraf edildi. Saat 23.00 civarında Ertuğrul, Oşima adasının doğu ucundaki kayalıklara çarparak parçalandı.
Amiral Osman Paşa dahil 550 denizci hayatını kaybetti, 69 denizci ise ada balıkçılarının olağanüstü çabaları ile kurtarıldı. Oşima köylüleri kazazedelere sahip çıktı, hastaları tedavi etti, onlara giyecek ve yiyecek sağladı. Ayrıca şehitlerin cesetlerine gereken saygıyı göstererek gömdü. Oşimadaki ilk anıt bu mezarların bulunduğu yerdedir.
Daha sonra kazazedeler Kongo ve Hiyei isimli Japon kruvazörleri ile İstanbula gönderildi. Gemiler, 2 Ocak 1891 günü Dolmabahçe Sarayı önünde İstanbul Limanına demirledi.