***
Aile bölünmüş ikiye, gidelim diyenler gitmeyelim diyenler. Halamla eniştem kaybolmuşlar ortalıktan, belli onlar gitmeyecekler.
Yengem gelmiş, yeğenler gelmiş ağzımın içine bakıyorlar.
Ben ise kararımı vermişim baştan Hadi gidiyoruz diyorum, Malatyadan kalabalık gelmiş ama İstanbul kalabalığına yenilmiş son parçalarıma.
Hadi kalkın diyorum, gidiyoruz, o bizim kızımız.
***
Kuruçeşme Divanın boğaz manzaralı havuz kenarına kurulmuş nikâh masasında, tayt sıkımlı sarışın memure şakıyor ince ince...
Siz Armenag kızı Janet, Mustafa oğlu Yükseli ve siz Mustafa oğlu Yüksel Armenag kızı Janeti kendinize eş olarak kabul ediyor musunuz?
Eveeeeet diye bağırıyor gençler coşkuyla.
Ve öpüyorlar birbirlerini dans boyunca.
İki ufak çocuk o esnada tam önümde soruyorlar birbirlerine
Bu nasıl düğün lan herkes ağlıyor.
***
Armenag dayıma bakıyorum ağlıyor...
Mustafa Hınamiye bakıyorum ağlıyor...
Bizimkilere bakıyorum... Dünürlere bakıyorum
Çoğu ağlıyor.
Hangisi sevinçten hangisi üzüntüden belli değil.
Bu kadar da mı belirsiz olurmuş ağlamanın rengi yarabbim!
***
Ağlamadım o gece... Oynamadım da. Ödünç bıraktım ileriki bir zamana.
Bundan sonrası Janetle Yüksele bağlı. O ki başarırlar her biri kendi kimliğini yaşayabilsin ve o ki başarırlar doğacak çocukları Ana kimliğini de doyum doyum yaşasın, kalkar gider oynarım.
O ki başaramazlar gider bir de ben ağlarım Kuruçeşme Divanın havuz başında dayımın tam ağladığı yerde.