Milli kahraman, büyük devrimci, dahi komutan Atatürk, 1938 yılı Ocak ayında yaptığı Yalova ve Bursa gezisi esnasında kendisini üşütmüş ve hastalanmıştı.
Güncelleme: 17:17 TSİ 26 Ocak 2007 Cuma
10 Kasım - Atatürkün hastalığı ilk zamanlar fazla bir endişe uyandırmamakla beraber doktorlar, bir buçuk ay dinlenmesini salık verdiler. Atatürk, Mayıs başlarında iyileşerek Ankara çevresinde gezintilere çıkmağa başladı. Bir süre sonra da Güney illerinde bir inceleme gezisine çıktı. Bu gezi dolayısıyla yorgun düşen Atatürk tekrar hastalandı. 26 Mayısta Ankaraya geldi, birkaç gün dinlendikten sonra tedavi ve dinlenmek için İstanbula Dolmabahçe Sarayına gitti.
İstanbulda mütehassısların yaptığı konsültasyon ile hastalığın Siroz olduğu anlaşıldı.
Temmuz sonlarına kadar Savarona yatı ile Boğazda, Floryada gezintiler yapan Atatürkün sağlık durumu kendisinin Dolmabahçeye naklini gerektiren bir hal almıştı. Gösterilen bütün ihtimamlara karşın hastalığın fena bir akıbete doğru gittiği görülüyordu. İlk kriz 16 Ekim günü geldi. Bu krizi atlatan Atatürk, Cumhuriyetin onbeşinci yıldönümü Bayramını kutlamayı tasarlıyordu. Fakat ağır bir hastalık geçiren Atatürkün Ankaraya gitmesine doktorlar izin vermediler.
GECEYARISI GÖZLERİNİ YAVAŞCA AÇTI Kasım ayından itibaren hastalık, normal seyrinden çıkarak yeni bir krizle şiddetlenmişti. Tekrar rapor yayımına başlandı. Bu sefer memleketi derin bir acı kapladı. 8 Kasım günü Atatürkün sağlık durumu bütün kurtuluş umutlarını söndürecek bir şekil almıştı. Artık Atatürk koma haline girmişti. Gece yarısı gözlerini açarak yavaşça:
SAAT KAÇ?.. DİYE SORDU Saat kaç? Bu onun son sözü olmuştu. Gözlerini kapadı ve bir daha da konuşmadı. 10 Kasım 1938 Perşembe günü saat 9u beş geçe Büyük Kurtarıcı hayata veda etti. Hükümet bu acı haberi bir bildiri ile millete duyurdu. Gazeteler de bu ölüm haberini yayınlandılar: Reisicumhur Atatürkün umumi hallerindeki vehamet dün gece saat 24de neşredilen tebliğden sonra her an artarak bugün 10 Kasım 1938 Perşembe saat 9u beş geçe büyük şefimiz derin koma içinde terki hayat etmiştir. Fotoğraflarla Atatürk 2
Bu kara haber Türk milletini derin bir üzüntüye düşürdü. 16 Kasım 1938de tabutu, Türk bayrağının örttüğü bir katafalk üzerinde Dolmabahçe Sarayının büyük tören salonuna konuldu. Halkın ziyareti için sarayın kapıları açıldı. Bütün İstanbul halkı büyük kurtarıcısına son saygı görevini yapmak için saraya koştu. Atatürkün naşı, Anıt-Kabir yapılıncaya kadar on beş yıl geçici kabirde kaldı. 10 Kasım 1953de büyük bir törenle sonsuzluğa dek dinleneceği Anıt-Kabire götürüldü. Fotoğraflarla Atatürk 3