Çalışanlar yılda en az 4 hafta izin yapacak, cep telefonuyla konuşmak ucuzlayacak, kokoreç tarih olmayacak, uykusuz sürücüler tarihe karışacak, hayvanına refah sağlayan çitçiye destek, süt sağanlara sıkı hijyen kuralları gelecek...
ANKARA - Açık Toplum Enstitüsü Türkiye Temsilciliği, AB müktesebatına uyumun günlük hayata etkilerini içeren bir kitapçık yayımladı. Araştırmada, 100 temel konuda AB sürecinin günlük hayata etkileri incelendi.
AB üyeliğinin, Türk halkının günlük hayatına sağlıktan gıdaya, temel haklardan tüketici haklarına, eğitimden çevreye, birçok alanda pratik etkileri olacak.
TÜRK VATANDAŞI, AB VATANDAŞI DA OLACAK Araştırmada üyelik sürecinin temel haklar alanında getireceği avantajlara yer veriliyor. Bu çerçevede, Türkiyenin ABye katılımıyla her Türk vatandaşının aynı zamanda AB vatandaşı olacağına ve birlik üyelerinin yararlandığı tüm haklardan yararlanacağına vurgu yapılıyor. Buna göre, Türkler pasaport olmaksızın nüfus cüzdanı ya da geçerli bir kimlik kartıyla diğer üye ülkelerde seyahat edebilecek, öğrenim görebilecek ve çalışabilecekler.
TÜRKÇE, ABNİN RESMİ DİLLERİNDEN BİRİ OLACAK Katılım, AB üyesi ülkelerde Türklerin seçme ve seçilme hakkına sahip olmasının da yolunu açacak. Türkler böylece ikamet ettikleri AB ülkelerinde o ülkelerin vatandaşlarıyla eşit koşullarda yerel seçimlerde oy kullanabilecek ve aday olabilecekler. AB üyeliğiyle Türkçe, ABnin resmi dillerinden biri olurken, etnik köken, siyasi görüş, din ve inanca ilişkin kişisel veri toplamak yasaklanacak ve kişilere özel bilgiler, ancak açıkça belirtilen meşru amaçlarla toplanabilecek.
İŞÇİLERİN SERBEST DOLAŞIMI Araştırmada, ABnin dört temel serbestisinden biri olan işçilerin serbest dolaşımı konusunda şunlar söyleniyor: Tüm üye devlet vatandaşları aynı zamanda AB vatandaşı olduklarından, Türk vatandaşları da herhangi bir AB ülkesinde uyrukları nedeniyle ayrımcılık görmeden açık işlere başvurma ve çalışma hakkına sahip olacaklar. Diğer yandan, katılımla birlikte iş adamlarına da ABde iş kurma ve hizmet sunma hakkı geliyor.
ÇALIŞANLARA EN AZ 4 HAFTA YILLIK İZİN AB düzenlemelerine göre, hizmet süresi ayırımı yapılmaksızın, tüm çalışanlar yılda en az 4 hafta ücretli izin kullanabilecek. Türkiyede bugün hizmet süresi 1 ile 5 yıl arasında olanlar 14 gün, 5 ile 15 yıl arasında olanlar 20 gün, 15 yıl ve üstü olanlarsa 26 gün ücretli izin kullanabiliyor.
GENÇLERE AB ÜLKELERİNDE EŞİT ŞARTLARDA EĞİTİM Türk vatandaşları üyelikle birlikte diğer AB üyesi ülkelerde o ülkelerin vatandaşlarıyla eşit koşullarda eğitim görme hakkına sahip olacak. Örneğin Fransada eğitim görmek isteyen bir Türk genci, eğitimi süresince Fransız gençlerine sağlanan mali desteklerden, burs olanaklarından yararlanabilecek.
CEP TELEFONUYLA KONUŞMAK UCUZLAYACAK İletişim sektöründe AB süreciyle birlikte elde edilecek avantajlar şöyle: ABdeki cep telefonu aboneleri, 2007 yılının temmuz ayından bu yana yurt dışında cep telefonu kullanımı için eskisine oranla yüzde altmıştan daha az ödüyor. Bu çerçevede, AB üyeliğiyle yurt dışında cep telefonuyla konuşmak da ucuzlayacak.
KUR FARKI SORUNU ORTADAN KALKACAK Türkiyenin AB üyesi olması ve Euro alanına katılmasıyla birlikte kur farkı sorunu ortadan kalkacak. Bu çerçevede ithalatçı ve ihracatçı açısından avantaj sağlanacak, tüketici için aynı ürünün değişik üye ülkelerdeki fiyatlarını karşılaştırma ve en uygun fiyat tercihini yapma imkanı doğacak.
SÜRÜCÜLERE SÜREKLİ EĞİTİM ABde profesyonel sürücülerin işi ehliyet sahibi olmakla bitmiyor, ehliyet aldıktan sonra da dönemsel eğitimlerden geçmesi gerekiyor. Bu eğitimler, başta karayolu güvenliği ve benzinin akılcı ve optimal kullanımı olmak üzere, sürücülerin çeşitli konulardaki bilgilerinin sürekli olarak güncellenmesini hedefliyor. İlgili düzenleme kapsamına giren sürücülerin, ehliyetlerini aldıktan sonra en az üç, en fazla yedi yıl içerisinde ilk dönemsel eğitimlerini almaları gerekiyor.
SÜRÜCÜLER 9 SAATTEN FAZLA ÇALIŞMAYACAK AB, karayollarında yük veya yolcu taşımacılığı yapan sürücülerin çalışma koşullarını da belirli kurallarla düzenliyor. Buna göre, sürücüler için günlük çalışma süresi 9 saati aşamayacak. Bu süre herhangi bir hafta içerisinde iki defalığına 10 saate çıkarılabilecek.
HAYVANINA REFAH SAĞLAYAN ÇİTÇİYE DESTEK Araştırmada, tarım ve hayvancılık konusunda ABnin getirdiği standartlara da yer veriliyor. AB, üye ülke çiftçilerine ürünlerini en uygun koşullarda değerlendirebilecekleri istikrarlı pazar koşullarını sağlıyor. Standartlara uymayan çiftçiye tarımsal destek verilmezken, hayvanına refah sağlayan çitçiye ise destek geliyor.
TARLADAN SOFRAYA GIDA GÜVENLİĞİ Üyelikle, gıda ürünleriyle temas eden malzemelerin belirli kurallara tabi tutulması ve tarladan sofraya gıda güvenliği anlayışı benimsenecek. AB üyeliği merdiven altı gıda üretimine son verirken, süt sağanlara sıkı hijyen kuralları getiriyor. Gıda güvenliği konusunda Türkiyede en çok tartışılan konulardan biri olan kokoreç ise eğer gerekli şartlara uyulursa sanıldığı gibi AB üyeliğiyle tarih olmayacak. Zira ABde sakatat ürünleri belirli koşullar altında piyasaya sürülebiliyor.
20 GRAMIN ALTINDA İSTAVRİT SATILAMAYACAK Araştırmanın Balıkçılık bölümü altında, ABde deniz ve su ürünlerinin, ancak kalite, boy, ağırlık, ambalaj, sunum ve etiketlemeyle ilgili belirli koşulları yerine getirdikleri takdirde piyasaya sürülebildiklerine dikkat çekiliyor. İlgili düzenlemeler, balıkların türlerine göre değişen çeşitli tazelik derecelerini belirliyor. Ayrıca, su kaynaklarını korumak amacıyla balıkların asgari büyüklükleri de belirleniyor. Bunun için ağırlık veya kilo başına adet cinsinden ölçümler yapılıyor. Örneğin bu uygulamaya göre, dil balığının en az 120, istavritinse en az 20 gram olması gerekiyor. Teknede kaldıkları süre içinde balıkların, güneş ve diğer ısı kaynaklarının etkilerinden korunması gerekecek. Ayrıca, yıkama ve dondurma işlemlerinde, ancak içme suyu veya temiz su kullanılabilecek.
SOLUDUĞUMUZ HAVA TEMİZLENİYOR Hava kirliliği, AB uyum sürecinde kontrol altına alınıyor. AB, havayı kirleten zararlı gazlar için son derece düşük üst değerler belirliyor ve etkin kontrol mekanizmaları uyguluyor. Bu çerçevede tümüyle kurşunsuz ve kükürtsüz benzin ve dizel yakıt kullanımına geçilecek. Standartlara uyum sağlamayan işletmeler kapatılacak, araçlar trafikten men edilecek. İçme ve kullanma suyunun temizliği de garanti altına alınacak. Kapsamlı analizler ve sık aralıklarla yapılan kontrollerle suyun kalitesi, temizliği ve zararlı maddeler içerip içermediğinin incelenmesi zorunlu olacak.