Develi ilçesinde günlük işlerde çalışan Mustafa Yılmaz ile Süleyman Karakoç, 24 Aralık Pazartesi günü yeni bir iş bulmak umuduyla Kızılören beldesine gitmek için yaya olarak yola çıktı.
Bir süre kardaki izleri takip ederek yürüyen Mustafa Yılmaz ile Süleyman Karakoç, Kızılören beldesine 8 kilometre uzaklıktaki Alihoca Yaylasında mahsur kaldı.
Mustafa Yılmaz, karla kaplı yolda donarak hayatını kaybederken, çıplak ayakla Kızılören beldesine ulaşmayı başaran Süleyman Karakoç, jandarma ekiplerince Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesine getirildi.
Donarak hayatını kaybeden Mustafa Yılmazın cesedi ise olaydan bir gün sonra jandarma ekiplerince bulundu. Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde tedavi edilen Süleyman Karakoç, daha sonra Kayseri Devlet Hastanesine sevk edildi.
Ayak parmakları, ayak bileğine kadar donduğu için kangren teşhisi konulan Süleyman Karakoç, ameliyat edildi. Yapılan ameliyat sonucu Süleyman Karakoçun ayak parmaklarının tamamı ayak bileğine yakın noktadan kesildi.
Ameliyatı yapan Ortopedi Uzmanı Dr. Tuhan Kurtulmuş, hastanın kendilerine geldiği sırada ayak parmaklarının tamamen donduğunu söyledi. Dr. Kurtulmuş, parmaklarını kaybeden Süleyman Karakoçun tedavisinin sürdüğünü, ayağın kalan bölümünün de kesilme ihtimalinin bulunduğunu ifade etti.
Kayseri Devlet Hastanesi Ortopedi Servisinde tedavisi süren Süleyman Karakoç, açıklamada, Mustafa Yılmazın eski olan ayakkabıları yolda parçalandı. Bir süre yalın ayak yürüyen arkadaşım, ayakları donunca yürüyemedi. Ben ayağımdaki ayakkabıyı akadaşıma verip çıplak ayakla yola devam ettim. Tam 6 saat acı içerisinde ağlayarak yürüyüp Kızılörene vardım. ği için büyük üzüntü ve acı çektiğini anlattı.
Birlikte yola çıktığı arkadaşının daha sonra ölüm haberini aldığını kaydeden Karakoç, şunları söyledi:
Mustafa Yılmazın eski olan ayakkabıları yolda parçalandı. Bir süre yalın ayak yürüyen arkadaşım, ayakları donunca yürüyemedi. Ben ayağımdaki ayakkabıyı akadaşıma verip çıplak ayakla yola devam ettim. Tam 6 saat acı içerisinde ağlayarak yürüyüp Kızılörene vardım. Bana çay içirip yardım ettiler, ama ayaklarım donmuştu. Arkadaşımı bulmalarını söyledim, ancak gece karanlığında bulunamadı. İş bulmak isterken hem arkadaşımı, hem de ayaklarımı kaybettim. Hala çok acı çekiyorum ve gizli gizli ağlıyorum. Bu benim kaderim, ne yapayım. Bir işim olsaydı karda kışta iş bulmak için yola düşmezdik.