Eski devlet başkanı Zülfikar Ali Buttonun kızı olan Benazir Butto 21 Haziran 1953te Karaçide doğdu. Harvard ve Oxford üniversitelerinde eğitim gördü.
İSTANBUL - Harvard Üniversitesini Hindistanın Doğu Pakistana asker gönderdiği ve babasının Batı Pakistan savunma bakanı olarak Birleşmiş Milletlerde temaslar kurmak üzere New Yorka gitmek zorunda kaldığı 1971 yılında bıraktı. New Yorkta babasının yardımcılığını yaptı. Avrupada ve ABDde geçirdiği dönemde batılı bir yaşam tarzı sürdü.
Oxford Üniversitesini bitirdikten sonra Pakistana geri döndü. Babasının tutuklanıp idam edilmesinden sonra ev hapsinde kaldı.
1984 yılında yurt dışına çıkmasına izin verilmesiyle, Büyük Britanyaya taşındı ve orada sürgünde babasının partisinin liderliğini yaptı. 1987 yılında çimento fabrikatörü Asif Ali Zardari ile evlendi.
Askeri cuntanın şefi Ziya Ül Hakın 1988de ölümünden sonra Pakistanda 1977 yılından beri ilk kez serbest seçimler yapıldı.
19 Kasım 1988 tarihindeki bu seçimleri kazanan Butto, ilk kez bir müslüman ülkenin kadın başbakanı oldu. 2 Aralıkta başbakan olarak göreve başladı.
Yoğun yolsuzluk suçlamaları altında kalan hükümet 20 ay kadar sonra, askeri güçlerin desteğindeki devlet başkanı Gulam İshak Han tarafından, yeni seçimlere gidileceği gerekçesiyle devrildi. Ancak Butto aleyhindeki suçlamalar yargıya yansımadı.
Yeni hükümeti Navaz Şerif kurdu. 1993 yılında Butto yeniden seçildiyse de, 3 yıl sonra hükümet yine yolsuzluk suçlamaları altında, devlet başkanı Faruk Leghari tarafından düşürüldü. Yüksek mahkeme de devlet başkanının kararını onayladı. Ancak Butto ve eşi Zardari hakkındaki suçlamaların doğruluğu kesinleşmedi.
1999 yılında, Pervez Müşerrefin liderliğinde gerçekleşen askeri darbe sonrasında Pakistanı terk etmek zorunda kaldı. Birleşik Arap Emirliklerinin Dubai kentine yerleşti.
2002 yılında Pervez Müşerref pratikte Buttoyu hedef alarak başbakanların en fazla iki dönem görev yapabilecekleri yolunda bir anayasa değişikliği yaptı.
2007 yılında Buttonun yeniden başbakan olma olasılığı doğdu. Ocak 2008de yapılacak olan başbakanlık seçimlerine katılma olasılığı doğan Butto seçim çalışmalarına katılmak üzere Pakistana dönüş kararı aldı.
Buttoya karşı, El Kaide örgütünün saldırı tehdidinde bulunması üzerine, Müşerref, Buttonun dönüşünü ertelemesini ve yüksek mahkemenin kendisiyle ilgili af istemine ilişkin kararını beklemesini istedi.
Bu isteğe uymayan Benazir Butto, 18 Ekim 2007 gecesi, 8 yıllık sürgünden sonra Pakistana geri döndü. Ancak yandaşlarının sevgi gösterileriyle karşılanan Butto aynı gün bombalı bir suikast girişimine hedef oldu.
Karaçi kenti yakınlarında gerçekleşen ve Benazir Buttonun yara almadan kurtulduğu bu saldırıda yaklaşık 140 kişi yaşamını yitirdi, 248 kişi de yaralandı.
Benazir Butto, 27 Aralık 2007de Ravalpindide yapılan bombalı saldırıda yaşamını yitirdi.
Sadece Pakistan adına değil, dünya
adına büyük bir kayıp.Bunlar
Amerika"nın oyunları tabi ki, Benazir
Butto öldürülen ilk kişi değil ama -
çok üzücü olsa da- son kişi de
olmayacak.
Tüm müslüman camiasına, kadınların da
dünya düzeninde önemli bir yere ve
hakka sahip olduğunu göstermiştir, o
denli cesur bir insan dolayısla
böylesine acımasız bir ölümü asla hak
etmemiştir.
Laikliğe olan katılımları
küçümsenemeyecek kadar önemlidir...
Belki de bu yüzden hem aşırı
dincilerin hem de amerikanın ve
amerikan yanlılarının hedefi haline
gelmiş ve öldürülmüştür.
Çok yazık, bir "insan"ı daha kaybettik.
Hulusi Cimoğlu - Amasya
28 Aralık 2007, Cuma 13:12
El-kaide ve ABD... Mekana göre
sıfatları değişen iyi polis ve kötü
polis. Birbirlerinin meşruiyet kaynağı
iki güç. Doğuda EL-Kaide ABD"yi vurduğu
için meşru. Batıda ABD ortadoğuda tüm
isteklerini yapmakta meşru... Ne
diyeyim bilmem ki. Şu olabilir mi
mesela: "Tuzak kuranların en hayırlısı
Allah"dır". Bir gün herkes hesaba
çekilecek...
Mehmet Yıldırım - İstanbul
28 Aralık 2007, Cuma 10:57
Allah rahmet eylesin, Butto tüm
dünyada da laik düzenin temsilcisiydi
ve ülkesi içinde fırsattı ancak her
zaman olduğu gibi karanlık eller bunun
farkına herkesten önce varıp,onu
ortadan kaldırdılar,maalesef
memleketimizde böyle şeylerin olma
ihtimali her zamankinden daha yüksek,
böyle şeyler bizde olmaz diyecekler
için, kubilay olayını, sivas
katliamını ve benzer onlarca insanın
öldürüldüğü olaylarını şöyle bir
hatırlamaya çalışması lazım, her şey
bir yana "korkmayın bizde olmaz "
diyenlere basit bir cevabım var " ya
olursa.."