Bu yeni nesil teknolojik gelişim sayesinde, taarruz uçaklarının filolarını gemi güvertelerinden veya zorlu şartlardaki üslerden idare etmenin mümkün olacağını belirten Conway, Bu kabiliyeti son derece değerli buluyoruz dedi.
F-35Bnin ilk uçuşunun, bir dizi kapsamlı saha testinin ardından, 2008 yılının ortalarında gerçekleştirilmesi planlanıyor. Konvansiyonel kalkış-iniş yapabilen F-35A modeli ise ilk test uçuş programına Aralık 2006da başlamıştı.
Lockheed Martin Başkan Yardımcısı ve F-35 Programı Genel Müdürü Dan Crowley, F/A-18in hızı ve manevra kabiliyeti, AV-8Bnin ileri konuşlanması, F-22nin radarda görünmezlik ve şaşırtıcı aviyonik özellikleri gözönüne getirildiğinde, tüm bu teknolojilerin bir araya gelişinin bilim kurguyu çağrıştırdığını, ancak olağanüstü yetenekli uluslararası ekiplerinin bu kurguyu gerçeğe dönüştürdüğünü ifade etti.
Ek olarak geliştirilen altı F-35B STOVL modeli şu anda F-35 dünya tedarik zincirinde üretim aşamasında bulunuyor. Deniz Piyadeleri eğitim jetlerinin 2011 yılında teslimi kararıyla birlikte, ilk altı STOVL uçak üretimine 2007 senesinde izin verildi.
Radarda görünmezlik özelliğine sahip, süpersonik, çok fonksiyonlu 5. nesil taarruz uçağı F-35B Şimşek II, AV-8B, A-10, F-16, F/A-18 Hornet ve İngiliz Harrier GR.7 ve Sea Harriers uçaklarının da aralarında bulunduğu uçakların yerini almak üzere tasarlandı.
Lockheed Martin, F-35B Şimşek IIyi, başlıca endüstriyel ortakları olan Northrop Grumman ve BAE Systems ile birlikte üretiyor. Lockheed Martin, fiziki açıdan birbirinin yerine kullanılabilirlik özelliğine sahip iki ayrı F-35 motoru ise halihazırda geliştirme aşamasında bulunuyor.