Antalya Vali Yardımcısı Mehmet Seyman, bugün bilimsel yaklaşımlar, bu yaklaşımları hayata geçirme konusundaki enstrümanlar açısından kalıtsal kan hastalıklarıyla mücadelede yeterli fiziki mekanlara ve donanıma sahibiz diyebiliyorum dedi. Seyman, bu tür hastalıklarla mücadelede halkın geleneksel bir takım alışkanlıklarını gözönüne alarak, akılda tutucu, farkındalık yaratıcı ve insanların sorumluluklarını hatırlatıcı çalışmalar yapılması gerektiğini ifade etti.
İL SAĞLIK MÜDÜRÜ GÜL
Antalya İl Sağlık Müdürü Hüseyin Gül de Türkiyede kalıtsal kan hastalıklarının önemli bir yeri olduğunu, talaseminin de bu hastalık türünün içinde önemli bir yer tuttuğunu bildirdi. Türkiyede yaklaşık 1 milyon 300 bin talasemi taşıyıcısı olduğunu belirten Gül, hasta sayısının ise 4 bin 500 olduğunu ifade etti.
Hasta sayısının önemli bölümünün Antalyada bulunduğunu ifade eden Gül, Yaklaşık 170 bin talasemi taşıyıcısına sahip bir iliz. Antalyada 500 de talasemi hastası var. Türkiyedeki taşıyıcı ve hasta sayısının yaklaşık yüzde 9-10u bizim ilimizde yaşamakta dedi.
Hastalığın önüne geçilmesi için 2002 yılından bu yana evlilik öncesi testin zorunlu hale getirildiğini belirten Hüseyin Gül, bu yılın 9 aylık döneminde 17 bin 500 kişiye test yapıldığını, testler sonucunda bin 61 kişinin talasemi taşıyıcısı olduğunun belirlendiğini kaydetti.
Gül, bu testle evliliklerin önüne geçmeyi hedeflemediklerini belirterek, taşıyıcı olarak evlenen çiftlere hastalığın risklerini anlattıklarını söyledi. Hüseyin Gül, şöyle konuştu:
Sağlık Bakanlığının da girişimleriyle 33 ilçe kalıtsal kan hastalıklarına yönelik bir veri bankası oluşturuldu. Bu illerde talasemi taşıyıcılarına yönelik genetik danışmanlık da yapıldı. Buna rağmen taşıyıcılardan hamile kalanlar olduysa onlara doğum öncesi testler yapıldı ve doğacak çocukların sağlık durumları hakkında da bilgi verildi. Bütün bu çalışmalara rağmen sadece Antalyada 500 hastamız var. Bu hastaların yaşamlarını iyi şekilde idame ettirebilmek, kolay kan bulmaları sağlamak için çalışma yapıldı, talasemi merkezleri açıldı.
HEDEF TALASEMİYİ SIFIRLAMAK
Talasemi Federasyonu Genel Başkanı Prof. Dr. Duran Canatan, talasemiyle mücadele çalışmalarının 2002 yılında Sağlık Bakanlığı ile işbirliğiyle başlatıldığını hatırlattı. Canatan, 2003 yılında evlenen 300 bin çiftten 4 binine tarama yapılabilirken, 2006 yılında evlenen 600 bin çiftin 500 bininin taramadan geçirildiğini kaydetti. Prof. Dr. Canatan, bu taramaların sonucunda da 2002 yılında hasta doğan bebek sayısı 260 iken 2006 yılında bu oranın 50lere düştüğünü ifade etti. Son 5 yılda hasta sayısının yüzde 80 azaldığını anlatan Canatan, Sağlık Bakanlığının hedefi, 2012 yılına kadar 33 ilde hastalığı tamamen sıfırlamak dedi.
Canatan, gazetecilere yaptığı açıklamada da, talasemi hastalığının halka anlatılmasında din adamlarından da yardım aldıklarını söyledi. Bu amaçla Diyanet İşleri Başkanı ile birlikte çalıştıklarını anlatan Duran Canatan, imamlar, müftüler ve kadın din görevlilerine, talasemi konulu eğitim yaptırılacak. Camilerde, değişik ortamlarda talasemi hastalığının önemi anlatılsın istedik, çünkü, çoğu zaman vatandaşlar bizim söylediklerimizden çok, din adamlarının söylediklerini önemsiyorlar. Hedefimiz cuma hutbelerinde talasemi testinin yapılması konusunda bir konuşma yaptırılması diye konuştu.
TALASEMİNİN EKONOMİK BOYUTU
Canatan, çiftlerin talasemi testi yaptırmak için 5 dolar ödediklerini, bunun da yılda 400 bin çiftin test yaptırdığı varsayıldığında 2 milyon dolar ettiğini anlattı. Canatan, sözlerini şöyle sürdürdü:
Türkiye burada önleme programına girmeseydi ve biz 400 bin çifti taramadan geçirmeseydik, 400 yeni hasta doğacaktı. Bir hastanın 10 bin dolar olan yıllık tedavi masrafı gözönünde bulundurulduğunda, devletin bu hastalık için harcayacağı rakam 4 milyon dolar ediyor. Devlet, evlilik öncesi testle bir sene içindeki hasta bebek doğumunu önleyerek 2 milyon dolar kar edebilir. Bunu 5 senelik dilime yaydığınızda toplam kar 10 milyon dolar olur. Hasta sayısının düşmesiyle bu rakam, mevcut hastaların olanaklarını düzeltmede kullanılabilecek, çünkü son tedavi yöntemleriyle artık hastaların yaşam süreleri çok arttı. Şimdi onlar bizden iş istiyorlar, eş istiyorlar, sosyal sorunlarının çözümü için yardım istiyorlar.
TALOTIR TURUNU ANTALYADA TAMAMLADI
Öte yandan, Talasemi Federasyonu ve Novartis firması işbirliğinde düzenlenen ve 8 Mayısta İstanbuldan yola çıkarak 26 ili ziyaret eden Talasemi Eğitim Tırı (TALOTIR) turunu Antalyada tamamladı.
Antalyada 28 Aralıka kadar kalacağı belirtilen TALOTIRın ilk iki gün Migros Alışveriş Merkezi önünde, üçüncü gün Kumluca ilçesi Cumhuriyet Meydanında, dördüncü gün Alanya Makro İş Merkezi doğu bölümünde, beşinci gün de Manavgat Belediyesi Kültür Evi önünde bulunacağı ve bu süre içinde tırda hasta ve hasta yakınları, muhtarlar, öğretmenler ve din görevlilerine talasemi hastalığının anlatılacağı bildirildi.
Tırın 26 ildeki ziyaretleri sırasında şu ana kadar 51 bin 17 kişiye ulaştığı kaydedildi.