Tiyatrocular: İhaleyle sanatçı alınamaz
Web NTVMSNBC   
NTVMSNBC'yi açılış sayfam yap
Kültür Sanat
Cannes
Filmler
Sinema
Müzik
Edebiyat
Sahne Sanatları
Sergi
Mimari
Arkeoloji
İstanbul Bienali
Orhan Pamuk - Nobel
Altın Portakal
Video
Foto Galeri
Türkiye
Dünya
Ekonomi
Spor
Teknoloji
Sağlık
Kültür Sanat
Yaşam
Hava Yol
News in English
Doğal Hayat
Eğitim
Moda
Otomobil
Doğuş Yayın Grubu
NTV
CNBC-e
e2
NTVSPOR.NET
NBA TV
NTV Radyo
Eksen 96.2
Radio N101
NTV Yayınları
N. Geographic
 
NTVMSNBC Anasayfa » Kültür Sanat » Sahne Sanatları

Tiyatrocular: İhaleyle sanatçı alınamaz

Şehir tiyatrolarına oyuncu alımı için “ilk kez” açılan ihaleye sanatçılar tepkili. Tiyatrocular tepkilerini “Gri terör”, “siyasi soytarılık”, “böyle bir şey görmedim” sözleriyle dile getirdi.

 DİĞER HABERLER

  KÜLTÜR / SANAT - EN ÇOK OKUNAN HABERLER

NTV-MSNBC
Güncelleme: 12:45 TSİ 03 Ocak 2008 Perşembe

İSTANBUL - İstanbul Büyükşehir Belediyesi internet sitesinde 28 Ocak saat 10.00’da gerçekleşecek 168 sanatçı ve teknik elemanı kapsayan “herkese açık” hizmet alımı ihalesiyle ilgili tartışmalar sürüyor. 5 adet oyuncunun, 35 yardımcı oyuncunun, 25 figüran oyuncunun, 20 özel nitelikli sanatçının taban fiyatı 2.8 milyon YTL olacak ihalede, “Ekonomik açıdan en avantajlı teklif, en düşük fiyat esasına göre belirlenecektir” ifadesi yer alıyor. Şehir Tiyatrosu Sanatçıları Derneği (İŞTİSAN) Başkanı Haşmet Zeybek, Şehir Tiyatroları sanatçısı Mazlum Kiper ve Yönetmen Orhan Alkaya ihaleyle sanatçı alımını NTVMSNBC’ye değerlendirdi.

Haberin devamı


“TİYATRO SANATÇISINA KALDIRIM TAŞI MUAMELESİ...”
Uluslararası Tiyatro Eleştirmenleri Birliği Türkiye Merkezi Başkanı Üstün Akmen, 168 sanatçı ve teknik elemanı kapsayan ihalesini, “saçmalık ötesi siyasi soytarılık” sözleriyle değerlendirdi. Tiyatro sanatçısını böylesine aşağılamaya kimsenin hakkı olmadığını söyleyen olarak Akmen, böyle bir uygulamanın yeryüzünde “eşi menendi olmadığını” belirterek, “Tiyatro sanatçısına kaldırım taşı muamelesi yapanların boyunları, günü gelir o sanatçıların göz külhanları altında ezilir” dedi.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin internet sitesi ibb.gov.tr‘de ihaleyle alınacak sanatçıların özellikleri şöyle sıralanıyor:
“İhale konusu işin yerine getirilmesinde idarece çalıştırılması öngörülen personelin sayı ve nitelikleri aşağıda belirtildiği gibidir. Öngörülen Personel: 35 adet Yardımcı Oyuncu (Konservatuar Mezunu), 25 adet Figüran Oyuncu (En az İlkokul Mezunu), 20 adet Özel Nitelikli (Dansçı, Enstrüman vs.) Sanatçı (Dans, Enstrüman vb. becerisi olan), 5 adet Oyuncu (Tiyatro çevrsince tanınmış ve kabul görmüş istisnai roller için), 9 adet Halkla İlişkiler Uzmanı (Üniversite Mezunu, Bayan), 16 adet Yer Gösterici (Üniversite Öğrencisi, 8 Bayan, 8 Erkek), 9 adet Efektör (Meslek Lisesi Mezunu (Elektrik, Elektronik vb.)), 8 adet Işıkçı (Meslek Lisesi Mezunu (Elektrik, Elektronik vb.)), 8 adet Terzi (Meslek Lisesi İlgili Bölüm Mezunu), 5 adet Kuaför (Meslek Lisesi veya Dengi Okul Mezunu), 2 adet Marangoz (Meslek Lisesi Marangozluk Bölümü Mezunu), 2 adet Kunduracı (Meslek Lisesi veya Dengi Okul Mezunu), 5 adet Dekor Kostüm Realizatörü (Akademi Mezunu (Resim, Heykel vb.)), 10 adet Sahne Teknisyeni (Meslek Lisesi veya Dengi Okul Mezunu), 7 adet Aksesuarcı (Meslek Lisesi veya Dengi Okul Mezunu), 2 adet Uzman Pedagog (Üniversite Mezunu) olmak üzere toplam 168 adet personel”.
Belediye: Tiyatrodaki ihale yanlış anlaşıldı

Haşmet Zeybek: Şehir Tiyatrosu Sanatçıları Derneği (İŞTİSAN) Başkanı

SANATÇILARIN ÜZERİNDE GRİ TERÖR UYGULANIYOR

Önce tiyatro binaları yıkılacak diye başlandı. Bedevi kültürü tiyatrodan anlamadığını açıkça söylemeyerek ikili oynuyor. Sanatçıların üzerinde gri terör uygulanıyor.
Ateşle oynuyorlar, Şehir Tiyatroları giderse, dil gider, dil giderse de vatan. Sürekli emrivakiyle yönetiliyoruz. Tepkisiz kalmayacağız.

OYUNCU ALIMI, SİYASİ OYUNLARIN DIŞINDA TUTULMALI

Aldığı parayı hak eden tek kurumuz. Yeni uygulamayla yıllardır kadroya girmek için hazırlanan oyuncuların özlük hakları gasp ediliyor. Oyuncu alımı, siyasi oyunların dışında tutulmalı. Bize oyuncu üç kaynaktan gelir. Adı duyulmuş, diyelim Şener Şen gibi bir oyuncu bize başvurur, alırız. Veya çocuk tiyatrolarından gelirler. Konservatuarı bitiren öğrenciler yövmiyeli kadroya girerler. Eğitimini almış olsalar dahi oyuncular 5-10 yıl çalışıp elendikten sonra kadroya alınırlar. Oyuncu alımı, siyasi oyunların dışında tutulmalı.

Mazlum Kiper: (Şehir Tiyatroları Sanatçısı ve Eski Genel Sanat Yönetmeni)

BÖYLE BİR ŞEY GÖRMEDİM

Uzun yıllar Avrupa’da çalıştım, halen de bir takım tiyatrolarla ilişkimiz var, böyle bir şeye rastlamadım. Böyle bir şey ne Türkiye’de ne de başka yerde görmedim. İhaleyle her şey alınabilir de, ihaleyle sanatçı alınabileceği düşüncesi biraz tuhaf geliyor. Bunu neye istinaden yaptıklarını anlamış değilim. Böyle bir şey olamaz.
Bizim ait olduğumuz İstanbul Şehir Tiyatrosu, 94 yılını bugüne kadar ihalesiz getirdi. Yetiştirdiği insanlarla bugüne geldi.

Bunu kim değerlendirecek, bunu değerlendirebilecek insan olduğunu da sanmıyorum. Sonuçta bir oyun bile siz ne kadar iyi hazırlanırsanız hazırlanın, seyircinin karşısına çıkıyor ve çok iyi hazırlandığını düşündüğünüz bir oyun tutmayabiliyor. Tutmaz dediğiniz bir oyun da kapalı gişe oynayabiliyor. Bunu değerlendirebilecek bir merci yok, Bu ancak şunu getirir: Ünlü insanları alırız, öbürlerine üç-beş kuruş veririz, onlar da yanında oynar havasını getirir.

Sonuçta biz yıllarımızı vererek bir noktaya geliyoruz. Şehir Tiyatrolarında 80’i yevmiyeli olmak üzere yaklaşık 250 oyuncu ve rejisör var. Bugüne kadar böyle bir şey olmadı. Bizde oyuncular ya alaylıdır; babadan oğula, usta-çırak ilişkisiyle yetişmiştir. Ya da konservatuarlarda mezun olanlar vardır. Beni o alırsa olur, bu almazsa olmaz gibi bir düşünceyle bir oyuncu veya yönetmen yetişemez, gelişemez. İhale, para işin içine girince bir çok alanda olduğu gibi iş ucuzlayabilir.

Orhan Alkaya: (Yönetmen- Şehir Tiyatroları Yönetim Kurulu Üyesi)

KANUNLAR ÇIKARILIRKEN İSTİSNALAR GÖZETİLMEMİŞ
Yönetim kurulu olarak bu ihaleyle ilgili önümüze herhangi bir ayrıntı gelmedi. Meşhur tabirle ben de konuyu basından öğrendim. 5018 sayılı Kamu Personeli Yasası’nın Şehir tiyatrolarında düz uygulamasının yol açtığı pek çok sorundan biri de bu. Bu kanunlar çıkarılırken istisnalar gözetilmemiş. Tiyatroların son derece özerk çalışma koşullarıyla ilgili herhangi bir gözetmede bulunulmamış. Devlet üniversiteleri de bizimle benzer sorunları yaşıyor. Tiyatro gibi, üniversite, akademi gibi son derece özel bir takım alanların koşullarının gözetilmemesinin yarattığı sorunları yaşıyoruz. Özel yasalarla koruma altına alınması, mutlaka istisnai koşulların gözetilmesi gerekiyor ki, bu tür sorunlar yaşanmasın. Bir sanat kurumunun var edici koşulları ortadan kalkma tehlikesiyle karşılaşılmasın.

ŞEHİR TİYATROLARI YASASI ÇIKARTILMALI
2006’dan bu yana katma bütçeden çıkartılıp genel bütçeye geçirildiğimizden, kurumsal özerkliğimizin teminatını yitirdiğimiz iki yıldan bu yana benzer pek çok sorun yaşadık ve yaşamaya da devam ediyoruz. Sorunlara teker teker bakmak yeterli gelmiyor. Artık şehir tiyatrolarının hızlı bir ara formülle katma bütçeye geri döndürülmesi ve bir şehir tiyatroları yasasının çıkartılması gerekiyor. Batıda bu tür kurumların kendi özel yasaları vardır. Şehir Tiyatroları dediğimiz zaman Cumhuriyet’ten önce kurulmuş ve şu anda da var olan iki kurumdan birinden söz ediyoruz. Bu kadar köklü bir kurumlar, aynı zamanda kendi gelenekleriyle var olan kurumlardır. Mezbahalar müdürlüğünde kılıç yapımı ustasına ihtiyacınız olmaz. Dolayısıyla bu tür özel alanları özel yasalarla düzenlemek gerekiyor. Aksi takdirde bu kurumlar asıl işlevlerini yerine getiremez. Bu kurumların bu kanunlarla yönetilemeyeceğini, bir sanat kurumunun niteliklerine uygun yönetim modelinin ne olması gerektiğini, Şehir tiyatrosunun özerk olması gerektiğini anlatmaya devam edeceğiz.

 

Bu habere oy ver
Düşük
1 Puan 2 Puan 3 Puan 4 Puan 5 Puan 6 Puan 7 Puan 8 Puan 9 Puan 10 Puan
Yüksek
     •  En çok puan alan haberler

Yazdır Gönder Görüş yaz/ oku

ömer naci  - İstanbul
25 Aralık 2007, Salı 20:58  
o kadar komik yorumlar hakimki inanın yiğit özgürün karikatürlerine bu kadar gülemiyorum. hala ortaçağ hoşgeldin zaten biz biliyoduk böle olucağını işte yobaz zihniyet, gibi söylemler hakim.bedavadan devletten para alan, Türk tiyatrosu için zerre katkısı olmayan insanların özellikle bazı bürokratlar gibi ben koltuğumu kimseler vermem zihniyetindeki adı sanatçı olanlardan temizlenmesi olarak görüyorum, bu tutumu.bunuda tiyatrocu arkaşamız özetlemiş artık bende oynama şansı bulabileceğim diye.sevinmeniz lazım Türk tiyatrosu ORTAÇAĞ karanlığından kurtuluyo...

Hilmi Bulunmaz  - İstanbul
25 Aralık 2007, Salı 15:08  
Durumdan vaziyet çıkaracak değiliz. Ancak, Türkiye tiyatrosunun öncelikli sorunları var. Coşkun Büktel’in ortaya koyduğu; “Özdemir Nutku ve OYÇED skandalı”, “Çığ skandalı”, “Ölüleri Gömün skandalı”, "Yaşasın Sansür" skandalı konularında görüş belirtmeyip, havaya kurşun sıkarak, Türkiye tiyatrosu bir milim ilerleyemez. Aksine, Kültür Bakanlığı koltuğunun boş, bomboş olduğu gibi (bakınız: Büktel; "Ertuğrul Günay sayfası"); Uluslararası Tiyatro Eleştirmenleri Birliği Türkiye Merkezi Başkanlığı’nın koltuğunun da boş, bomboş olduğu kanıtlanmış olur. Türkiye tiyatrosunun yasa koyucularının duayeni Profesör Doktor Özdemir Nutku, bu ülkenin en nitelikli oyunu Theope’yi yazmış yazarına iftira atacak, siz “tarafsız”, “kararsız”, “yararsız” kalacaksınız; sonra İstanbul Şehir Tiyatroları yönetimi ve İstanbul Şehir Tiyatrosu Sanatçıları Derneği’nin sessiz kalmasına ses çıkaracaksınız. Pöh!... Bu arada: “Tiyatro sanatçısının düz işçi ile aynı kefeye konmasına karşı durmayı becer”mekten bahsedeceksiniz. Türkiye tiyatrosunda sanatçı olarak nitelediğiniz (aslında bal gibi memur yada düzenin estetik askeri) insanlar, düz işçi bile olamayacak denli donanımdan yoksun, beceriden uzak, kaldırım taşı dizebilecek yeteneğe sahip olamayan zavallılar. Tıpkı, berduşların tiyatroları işgal etmesinden korktuğunuz gibi (bakınız: Bulunmaz; "Berduşlar tiyatromuza gelip ısınabilir!..."), düz işçilerin de tiyatroları işgal etmesinden korkuyorsunuz. Benim tavsiyem, biraz daha losyon kullanın ki, düz işçilerin terleri burun kemiklerinizi sızlatmasın!... Devletin sömürü çarkını estetize eden tiyatrocularla düz işçiyi aynı kefeye koymayıp, hatta düz işçiyi hiçbir kefeye koymayıp, yok sayan Üstün Akmen ve temsil ettiği Uluslararası Tiyatro Eleştirmenleri Birliği Türkiye Merkezi yönetimi topluca istifa etmelidir. Üstün Akmen’i Türkiye Merkezi Başkanlığı’na uygun gördükleri için; Uluslararası Tiyatro Eleştirmenleri Birliği yönetimi de topluca istifa etmelidir!...

Mehmet Köse  - Ankara
25 Aralık 2007, Salı 13:24  
ah be akp neler yapıyon sen öle sanatçıyı, sporcuyu hatta kokoreççileride yakacak yakında:))) sanatçı ve sporcu düşmanı örümcek beyinli insanlar demi :))) Atatürkçüyüz diye çıkıp Atatürk"ün yaptıklarının zıttını yapan insanlardan değiliz arkadaşlar.

Bütün Görüşleri Oku

Ana Sayfa | Türkiye | Dünya | Ekonomi | Sağlık | Yaşam | Teknoloji | Kültür Sanat | Doğal Hayat | Eğitim | Moda
Spor | Hava Yol | İletişim | Yardım | İzleyici Görüşleri | Reklam Seçenekleri | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları