Pamuk: Milliyetçilik AB üyeliğine engel
Web NTVMSNBC   
NTVMSNBC'yi açılış sayfam yap
Kültür Sanat
Oscar
Filmler
Sinema
Müzik
Edebiyat
Sahne Sanatları
Sergi
Mimari
Arkeoloji
İstanbul Bienali
Orhan Pamuk - Nobel
Altın Portakal
Video
Foto Galeri
Türkiye
Dünya
Ekonomi
Spor
Teknoloji
Sağlık
Kültür Sanat
Yaşam
Hava Yol
News in English
Doğal Hayat
Eğitim
Moda
Otomobil
Doğuş Yayın Grubu
NTV
CNBC-e
e2
NTVSPOR.NET
NBA TV
NTV Radyo
Eksen 96.2
Radio N101
NTV Yayınları
N. Geographic
 
NTVMSNBC Anasayfa » Kültür Sanat » Edebiyat

Pamuk: Milliyetçilik AB üyeliğine engel

İspanya’daki Complutense Üniversitesi’den fahri doktora unvanı alan yazar Orhan Pamuk, yükselen milliyetçiliğin Türkiye’nin AB’ye girişini engellediğini söyledi.


 DİĞER HABERLER

  KÜLTÜR / SANAT - EN ÇOK OKUNAN HABERLER

AA
Güncelleme: 12:45 TSİ 03 Ocak 2008 Perşembe

MADRİD - İspanya Kültür Bakanlığı’nda, Katalan yazar Juan Goytisolo ile birlikte bir basın toplantısı düzenleyen 2006 Nobel Edebiyat Ödülü sahibi yazar Orhan Pamuk, “dünyanın büyük bölümünde milliyetçiliğin yükseldiğine inandığını” belirterek, Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne (AB) girişini engelleyen sebeplerden birinin de bu olduğunu söyledi. Pamuk, aşırı milliyetçiliğe karşı AB halkına “Halkları birleştiren siyaset değil, yüreğin sesidir, vücutların müziğidir” mesajını iletti.
Haberin devamı

Pamuk ayrıca, “Türkiye’de ifade özgürlüğünün tam olmadığını ve toplumun tamamen özgür olduğundan söz edilemeyeceğini” savunarak, şunları söyledi: “Ama bunların hiçbiri Türkiye’nin AB’ye girişini engellemek için bir özür olarak kullanılmamalı. Türkiye, bu sorunlarını çözdüğünde eminim ki Avrupa Birliği’ne çok katkı sağlayacak. Maalesef, birçok Türkün çabasına rağmen bu sorunlar henüz aşılamadı. Üstelik, Türkiye’nin AB’ye girişine ilişkin 5-6 yıl önceki heyecan ve şevk tükenmek üzere. Bu üzüntü verici.”

Türkiye’ye ilişkin siyasi konular ya da hakkında açılan davalarla ilgili sorularıysa Pamuk, şöyle yanıtladı: “Aktüel siyasi meseleler üzerine yorum yapan bir yazar yerine, İstanbul’da masasına oturmuş, kitaplarında evrensel bir hareket yaratmaya çalışan, kitaplarla dünyayı anlamaya çalışan bir yazar olarak tanınmış olmak hoşuma gider.”

GOYTISOLO: AB TÜRKİYE’YE KAPISINI AÇMALI
Pamuk’un 18 yıldır arkadaşı olan Katalan yazar Goytisolo da, “AB’nin Türkiye’ye kapılarını açması gerektiğini” vurgulayarak, ancak bu şekilde “Türkiye’nin çok kültürlülüğü, tüm güzelliği ve zenginliğinin açılabileceğini” kaydetti.

Türkiye’yi yakından tanıyan ve az da olsa Türkçe bilen Goytisolo, “her zaman için Osmanlı kültürüne ve geleneklerine büyük hayranlık duydum” dedi.

Katalan yazar ayrıca, “Türk yazarları okurken, her şeyin Kemal Atatürk ile başlıyormuş gibi verilip, geçmişin radikal bir şekildekesilmiş olduğunu görmek beni şaşırttı” yorumunda bulundu.

İSPANYOL ÜNİVERSİTESİNDEN FAHRİ DOKTORA
İspanya’nın başkenti Madrid’deki Complutense Üniversitesi, “edebiyat dünyasındaki çalışmaları, kültürlere bakış açısı ve 2006 Nobel Edebiyat Ödülü almasından” dolayı yazar Orhan Pamuk’a fahri doktora unvanı verdi.

PAMUK’A GÖRE MUTLULUĞUN SIRRI
Complutense Üniversitesi’nde düzenlenen törende konuşan Orhan Pamuk, romanlarında asıl aradığının hayatın anlamı olduğunu söyledi.

Pamuk, “Romanlar ne tam gerçek, ne de tam hayal ürünüdür. Ben hayatın anlamını arıyorum. Hayatın anlamını bir çerçeveye oturtabilirseniz, mutluluk budur. Ben romanlarımda bunu arıyorum” dedi.

Özellikle “Kar” adlı romanının üzerinde duran Pamuk, “Kar romanını yazmak için hem Kars’ta, hem de Frankfurt’ta yaşadım. Buralarda, uzun araştırmalar yaptım. Bütün sokakları dolaştım, kahvehaneleri, dükkanları gezdim. Sadece romanın kahramanı Kerim Alakuşoğlu’nun hayatını anlamak için Frankfurt’a gittim. Başkalarının hayatını benim hayatım gibi yazarsak diğerleri biz, biz diğerleri oluruz” değerlendirmesini yaptı.

YAZAR HEM DON KİŞOT, HEM DE SANÇO PANÇO OLMALI
Kafka’dan, Dostoyevski’nin “Anna Karenina” romanı ve Cervantes’in “Don Kişot” romanından örnekler veren Pamuk, “Yazarken, hem Don Kişot, hem de Sanço Panço olabilmek çok önemli” dedi.

“Benim politikayla ilişkim yok, kendimi hiçbir zaman politik yazar olarak görmedim” diyen Pamuk, “Ama yaratıcılık çok önemlidir. İlginç olmayabilir, ama yaratıcılık bunu engellemez” dedi ve “yaratıcılığın sınırlarının olmadığını” belirtti.

Çocukluğunu anlatırken, “Bizim evde kütüphane vardı. Ben her şeyi kitaplardan öğrendim. Bizim evde paşalar, siyasetçiler değil, yazarlar konuşulurdu” diyen ünlü yazar, “Bizim gibiler hayatı kitaplarda yaşar. Kitaplar seni hiç bilmediğin yerlere götürür ya da hiç bilmediğin karakteri sana sonuna kadar tanıtır” dedi.

MEDENİYETLER ÇATIŞMASI YOK
Uzun süren konuşmasında, “Ben medeniyetler çatışması tezine karşıyım” diyen Pamuk, “Bir Doğu-Batı sorunu vardır. Bu inkar edilemez, ama bu çatışma değildir. Bu sorunun temelinde refah vesefalet yatmaktadır” görüşünü dile getirdi.

Doğu-Batı sorununda gelenekçilik ve modernleşme ile gurur ve utanç temalarının da bulunduğunu kaydeden Pamuk, utandırılan bir ülkede milliyetçiliğin de yükseldiğini, çok gururun olduğu yerde utancın da çıktığını anlattı.

MARTINEZ: ARTIK BU ÜNİVERSİTE SİZİN EVİNİZ
Orhan Pamuk’a fahri doktora diplomasını Complutense Üniversitesi Rektörü Carlos Berzosa Alonso Martinez verdi. Martinez, “Bugünden itibaren bu üniversite sizin eviniz” dedi. Pamuk’unromanlarıyla “uluslararası kültürel bağlantı” kurduğunu kaydeden Martinez, Pamuk’un “İstanbul, Hatıralar ve Şehir” kitabında İstanbul’u çok yönlü olarak anlatma tarzından çok etkilendiğini ifade etti.

GARCIA: ONU ANLATMAK BASİT DEĞİL
Complutense Üniversitesi Felsefe Fakültesi Dekanı Damaso Lopez Garcia da, Orhan Pamuk’u anlattığı konuşmasında, “En az 17 ödül almış, onurlu mansiyonlar kazanmış, birçok önemli ödüle aday gösterilmiş veya fahri doktorluklar almış Orhan Pamuk gibi bir yazarı anlatmak basit değil”dedi.

Garcia, Pamuk’un farklı ideolojilere, coğrafyalara, kimliklere, inançlara, kültürlere veya ırklara ilişkin sosyal sorunları, bilinen meseleleri, Doğu ve Batı dünyasını en iyi şekilde romanlarında gösterdiğini belirtti.

Türkiye’nin Madrid Büyükelçisi Ender Arat’ın da katıldığı törende üniversitenin yardımcı rektörleri ile tüm fakültelerinin dekanları da tören kostümleriyle salonda hazır bulundu.

Rektör ve dekanlar ilk olarak akademik sırayla, en alttan en üste doğru koro ve orkestranın eşliğinde salona girerken, daha sonra Felsefe Fakültesi Dekanı Lopez Garcia ve Rektör Yardımcısı Manuel Rodiguez, Orhan Pamuk’u salonun ana kapısında karşıladı.

Görkemli törende, Orhan Pamuk uzun süre alkışlandı.

 

Bu habere oy ver
Düşük
1 Puan 2 Puan 3 Puan 4 Puan 5 Puan 6 Puan 7 Puan 8 Puan 9 Puan 10 Puan
Yüksek
     •  En çok puan alan haberler

Yazdır Gönder Görüş yaz/ oku

                        Bu habere henüz yorum yapılmamış


Ana Sayfa | Türkiye | Dünya | Ekonomi | Sağlık | Yaşam | Teknoloji | Kültür Sanat | Doğal Hayat | Eğitim | Moda
Spor | Hava Yol | İletişim | Yardım | İzleyici Görüşleri | Reklam Seçenekleri | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları