Hapı yutacak mıyız?
Web NTVMSNBC   
NTVMSNBC'yi açılış sayfam yap
Sağlık
Bayındır Hastaneleri Köşesi
Beslenme
Kalp-Damar Hast.
Genetik
Cinsellik
Stres
Kanser
AIDS
Sigara
Erkek Sağlığı
Kadın Sağlığı
Çocuk-Bebek Sağ.
Diğer Hastalıklar
Kuş Gribi haberleri
Video
Foto Galeri
Türkiye
Dünya
Ekonomi
Spor
Teknoloji
Sağlık
Kültür Sanat
Yaşam
Hava Yol
Yeşil Ekran
Eğitim
Moda
Otomobil
Doğuş Yayın Grubu
NTV
CNBC-e
e2
NTVSPOR.NET
NBA TV
NTV Radyo
Eksen 96.2
Radio N101
NTV Yayınları
N. Geographic
 
NTVMSNBC Anasayfa » Sağlık » Diğer Hastalıklar

Hapı yutacak mıyız?

İlaç Araştırma Yönetmeliği değişiyor; Artık hamile ve çocuklar da ‘kobay’ olabilecek; özel hastanelerde ilaç araştırması yapılabilecek; araştırmaya izin verecek etik kurulda bir de ‘din adamı’ olacak. NTVMSNBC yeni ‘kobay’ düzenlemesini tartışmaya açtı.


 DİĞER HABERLER

  SAĞLIK - EN ÇOK OKUNAN HABERLER

NTV-MSNBC
Güncelleme: 12:31 TSİ 29 Aralık 2007 Cumartesi

İSTANBUL - “Beşeri Tıbbi Ürünlerin Klinik Araştırmaları Hakkında Yönetmelik” değiştiriliyor. Sağlık Bakanlığı’nın hazırladığı yönetmelik taslağı tıp dünyasını ayağa kaldırdı. NTVMSNBC yürürlükteki yönetmelik ve hazırlanan taslağı tam metin olarak yayınlıyor; akademisyenlerin görüşleri ve Sağlık Bakanlığı’nın savunması ile konuyu tüm detaylarıyla tartışmaya açıyor. Etik kurul üyesi akademisyenler tehlikeye dikkat çekerken, Sağlık Bakanlığı İlaç ve Eczacılık Genel Müdürü Mahmut Tokaç riske karşı yararlarını anlatıyor.
Haberin devamı

Sağlık Bakanlığı’nda hazırlanan yeni yönetmelik taslağı, hazırlandıktan sonra duyuldu ve tıp dünyasını ayağa kaldırdı. Haberi duyuran Taraf gazetesi, mevcut düzenlemede hamileler ve çocuklar üzerinde ilaç araştırması yasak olduğu halde, yeni yönetmelikle bu yasağın kalkacağını bildirdi. Uzmanların “Hamilelerin aspirin içmesi bile tehlikeliyken, doğmamış çocuk üzerinde araştırmaya kim karar verecek” tepkisi yansıtılan haberde, ayrıca “Eski yönetmelikte ilaca bağlı ölüm vakalarında ciddi ve yan etkilerin görülmesi halinde, araştırmanın hemen durdurulması ve durumun 24 saat içinde Sağlık Bakanlığı’na bildirilmesi gerektiği, oysa yeni yönetmelikte böyle bir uyarı olmadığı” belirtildi.

SİYAH IRKA UYAN İLAÇ, BİZE UYAR MI?
Gazete, Sağlık Bakanlığı İlaç ve Eczacılık Genel Müdürü Mahmut Tokaç’ın, yeni yönetmeliğin Türkiye’deki ilaç araştırmalarında payının artmasına yol açacağı iddiası ve “Türkiye’de şu anda da ilaç araştırmaları yapılıyor; hasta hakları korunuyor; hasta ilacı kesme özgürlüğüne sahip” savunması ile şu ilginç ifadelerine de yer verdi: “İnsanların genetik yapıları farklı farklı. Dünyada yeni bir ilaç bulundu. Yalnız siyah ırkta etkili olduğu ortaya çıktı. Beyaz ve sarı ırkta farklı etki yaratıp yaratmadığının saptanması gerekiyor. İsrail kendi ülkesinde araştırılmamış ilaca ruhsat vermiyor.”

NTVMSNBC konuyu uzmanlarla ayrıntılı olarak tartışmaya açtı. Akademisyenler öncelikle Genel Müdür’ün “Türk halkına özel ilaç” savunmasına karşı çıkıyor. Genetik özelliklere göre ilaçların etkisinin değişebileceğini, ama bu konudaki bilimsel çalışmaların henüz sonuç vermediğini, ayrıca Türkiye’de yeni ilaç keşfedilmediğini, izin verilen araştırmanın dışarda bulunan ilaçların denenmesini kapsadığını belirterek, bu savunmanın gerçekçi olmadığını savunuyor.

YABANCI FİRMA, HAKKARİ’DE İLAÇ DENEYEBİLECEK
Cerrahpaşa Üniversitesi Etik Kurul Genel Sekreteri ve İstanbul Tabip odası yönetim kurulu üyesi Prof. Dr. Özgür Kasapçopur, özel hastanelere araştırma izninin yaratacağı tehlikenin altını çiziyor. Prof. Kasapçopur’a göre “araştırma, kâra dayalı özel merkezlerde yapılırsa sakınca yaratır.”

Özel röportaj: Suistimale açık olacak

Ayrıca, yerel etik kurulların kaldırılması da sakınca yaratacak; suistimale açık hale getirecek. Örneğin, bir ilaç firması İngiltere’de ürettiği ilacı, Hakkari’de bir özel hastanede deneyebilecek. Prof. Kasapçopur’a göre, ilaç araştırmasıyla ilgili hekimleri ödüllendirmek de suistimallere neden olacak.

BİZDE NAZİLERİN YAPTIĞI GİBİ ŞEYLER OLMAZ!
İstanbul Tıp Fakültesi Farmakoloji Anabilim Dalı Başkanı ve Etik Kurul Üyesi Prof. Dr. Yağız Üresin ise çocukta araştırma yapılması gerektiğini savunuyor. Üresin’e göre; “çocukta araştırma yapılmadığı için, çocuklar yeni bulunan ilaçlardan yararlanamıyor ve bu da haksızlık”. Yeni TCK’da da bu yönde kısıtlamalar olduğunu, oysa Avrupa’nın çocukta araştırmaya onay verdiğini kaydeden Prof. Üresin araştırma yapılmazsa, çocuklara iyi gelecek ilaçların nasıl bulunacağını soruyor. Prof. Üresin ayrıca “kobay” ifadesine de karşı çıkıyor. Kobayın “sıçanla tavşan arası bir hayvan” olduğunu, insanlar için bu kavramın kullanılamayacağını söyleyen Üresin “Kobay muhabbeti cehalet göstergesi” diyor. Prof. Üresin iddialı konuşuyor: “Geçmişte Naziler ya da Amerika’da siyahlara yönelik vahşi çalışmalar yapmıştır; hem de kendileri ilan ettiler ama bizde böyle şeylerin olması mümkün değil.”

Özel röportaj: Asıl tehlike başka

Çocuklarda klinik araştırmayı savunan Prof. Üresin’e göre; yönetmelik taslağında 3 önemli eksiklik var. Biri özel hastanelere de klinik araştırma izni verilecek olması; ancak kriterlerin belirlenmemesi. Diğeri, etik kurulların nasıl oluşacağı ve çalışmalarına ilişkin kriterlerin belirlenmemesi. Üresin, etik kurulda bir imamın bulunmasının gündeme geldiğini, ancak diğer dinlere de eşit mesafede olabilmesi için bir ilahiyatçıda karar kılındığını kaydediyor. Ancak, sorunun kurulda “imam” olması değil, kurulun iyi tanımlanmamış olmasından kaynaklandığını vurguluyor. Üresin’e göre üçüncü eksiklik ise, taslağın daha öncekilerin aksine Ankara’da hazırlanmış olması; danışma kurulu oluşturulmaması ve etik kurulllara danışılmaması. Üresin “Nereden geldiği belli değil” diyor.

KAMU SAĞLIĞI İÇİN İNSANLAR HARCANABİLİR
İsminin verilmesini istemeyen, İstanbul Tabip Odası Etik Kurulu’ndan bir üye, taslağı “Maalesef talihsiz” diye yorumladı. Bu uzmana göre en önemli tehlike; “araştırmanın riskleri ile kamu sağlığı yararlarının dengeli olması”: Yani “sadece kamu sağlığı için bireyleri harcamak” anlamına gelen bu ifadenin kabul edilemeyeceğini savunan akademisyen, hamilelerde deneyin “kocanın izni ile” olacağını, uzmanların araştırmaya devam kararı vermesi halinde, risk doğsa bile araştırmanın sürebileceğini kaydetti. Ayrıca, Türkiye’de paraya ihtiyaç nedeniyle gönüllü denekliğin yaygınlığına işaret ederek, denetlenemeyen araştırmalar nedeniyle sakatlıkların yaygınlaşabileceği uyarısı yaptı.

ECZACI ANLATIYOR: KLİNİK ARAŞTIRMA NASIL OLUYOR?
İstanbul Eczacılar Odası delegelerinden Zafer Kaplan, yönetmeliğin ilaç lobilerinin eseri olduğunu vurguluyor; “klinik araştırma”nın ne olduğunu şöyle anlatıyor: Hastaneye gidersiniz, bir doktor muayene eder ve arkasından kağıt içinde 10 tane hap verir ve ‘Bunları 10 gün kullan, sonra bana gel’ der.

Özel röportaj: Klinik araştırmanın detayları

Onların ne olduğunu hasta anlamaz, kullanır ve 10 gün sonra gidip doktora etkilerini anlatırsınız, doktor da rapora yazar, bunun için de belirli bir para alır. Klinik araştırma dediğimiz bu. Kaplan, mevcut yönetmelikte kısıtlamalar olduğu halde, bir romatizma ilacının binlerce kişinin kalpten ölmesine neden olduğunu, 2 yıl sonra toplatıldığını anlatıyor ve bu kadar riskli bir konuda “kolaylık” sağlanmasına tepki gösteriyor.

GENEL MÜDÜR: ÇOCUK ANLIYORSA, ONUN DA ONAYI ALINACAK
Sağlık Bakanlığı İlaç ve Eczacılık Genel Müdürü Mahmut Tokaç ise, NTVMSNBC’nin soruları üzerine, eleştirileri yanıtladı. Tokaç, hamilelerde eşinin de onayı, çocuklarda ise hem velilerin hem de “anlayabilme kapasitesi” varsa çocuğun onayı gerekeceğini söylüyor; ayrıca araştırmanın faydası olacağının bilinmesi gerekeceğini vurguluyor.

Özel röportaj: Etik Kurul’da vatandaş cephesi

“Bizimkiler çocuk da, Amerika’dakiler çocuk değil mi” diye sorarak, orada bu deneylerin yapıldığını kaydeden Tokaç, “araştırmaya izin verecek etik kurulda hekimlerin yanı sıra hukukçu, din adamı, hatta esnafın da bulunacağını”, böylece kurulun “sadece bilimsel gözle değil, vatandaş cephesinden de bakabileceğini” kaydediyor. Yerel etik kurullar kaldırılırken, bölgesel etik kurullar oluşturulacağını anlatan Tokaç’a göre, yerel etik kurullar mevcut düzenlemede “hastanelerin malı” haline geldi. Tokaç, özel hastanelere araştırma izni verilmesini de, “bazı özel hastaneler, kamu hastanelerinden daha kaliteli” sözleriyle savunuyor.

Yönetmelik taslağının tam metni


Yürürlükteki ilaç araştırma yönetmeliği



 

Bu habere oy ver
Düşük
1 Puan 2 Puan 3 Puan 4 Puan 5 Puan 6 Puan 7 Puan 8 Puan 9 Puan 10 Puan
Yüksek
     •  En çok puan alan haberler

Yazdır Gönder Görüş yaz/ oku

mert hakan  - İstanbul
18 Aralık 2007, Salı 17:53  
cok daha onceden olması gereken birsey di bu. Singapur, sırf klinik calısmalar sayesinde muthis paralar kazanıyor ve resmen bununla kalkınıyor. bunun yanında ulkemizde ilaclar ruhsatlanırken kimiz zaman avrupa ve amerikadaki klinik calısmalar yeterli bulunmayıp kendi bolgemiz ve/veya ulkemizden de veri talep ediliyor ancak ulkemizde klinik calıma protokol onayı almak ve yapmak o kadar zorki... o yuzden bu konu gec bile kalındıgını dusunuyorum. klinik calısmalar ve/veya gelistirme olmadan kendi ilac sektorumuzu kendi elimizle jenerik olmaya zorluyoruz.

ertan  - Eskişehir
18 Aralık 2007, Salı 17:52  
DENEKLER CUMHURİYETİ oluyoruz cumhuriyetten ılımlı islam devleti oluşturmayı denerlerken şimdi de avrupalı çocuklar sağlıklı büyüsünler diye bizim çocuklarımız denek olarak kullanılacak.Ben buna inanmıyorum hem doğrı olsa ne olur ki amerikanlar kendilerini çatılardan atıp intihar etseler bizde mi atlayacağız.Bu avrupa amerika düşkünlüğü nerden çıktı sırf birilerinin cebini doldurmak niyet ya Bakanlardan birinin oğlunun yada kızının yada onlara yakın birilerinin cebi dolacak.Bu ülke nereye gidiyor böyle bir dur diyen yokmu allah aşkına.

şükrü Hatipoğlu  - İstanbul
18 Aralık 2007, Salı 17:46  
Haydaa! Din adamının ne işi var orda benim bildim din adamı Camide olur hastanede ne işi var? eski köye yeni adet mi getiriyorlar. Ülke de bu kadar din adamı olmasına karşın o kadar hırsızlık adam öldürme namus cinayetleri vs vs oluyor. eğer yanlıs biseler varsa bunu hastanenin başına din adamı da koyarak çözemezsin eğer din adamı olduğu yerde sorun olmasaydı o zaman bizim ülke de bu halde olmazdı.kendimize müslüman diyorsak müslümanlığın namaz kılmak camiye gitmek dua okumaktan baska şartlarıda oldunu unutmayalım.

Bütün Görüşleri Oku

Ana Sayfa | Türkiye | Dünya | Ekonomi | Sağlık | Yaşam | Teknoloji | Kültür Sanat | Doğal Hayat | Eğitim | Moda
Spor | Hava Yol | İletişim | Yardım | İzleyici Görüşleri | Reklam Seçenekleri | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları