Türkiye Barolar Birliğinden yapılan açıklamada, Yüksek Öğretim Kurulunun (YÖK) yeni başkanında, gerçek hukuk devleti, bağımsız yargı gibi kavramların tam oluşmadığı görülüyor denildi.
ANKARA - TBB Yönetim Kurulu, YÖK Başkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcanın, türban konusundaki mahkeme kararlarıyla ilgili beyanları konusunda yazılı açıklama yaptı.
TBBnin, 12 Eylül ürünü olan YÖKün bugünkü statüsüne karşı olduğunun her ortamda dile getirildiği, yüksek öğrenim kurumlarının bilimsel ve yönetsel özerklik ilkesine göre nasıl düzenlenmesi gerektiği, üst kuruluş olarak da eş güdümü gerçekleştirmek üzere Yükseköğretim Eşgüdüm Kurumu oluşturulması gerektiği önerisinde bulunduğu ifade edilen açıklamada, şöyle denildi:
Bu önerimizde haklılığımız Sayın YÖK Başkanının mahkeme kararlarını değerlendirme yaklaşımını açıklaması ile bir kez daha ortaya çıkmıştır. Sayın Başkan, türban konusundaki Anayasa Mahkemesi kararları ile ilgili görüşünü soran gazetecilere, Onların savlarını biliyorum. Bunlar üniversitenin dışında konmuş yasaklardır. Mahkemelerle ilgilidir. Bu bakış meselesidir. Öyle bir kural olabilir ama siz onu önemli görmeyebilirsiniz, bir sürü insanı rahat ettirirsiniz. Biz böyle bir sonucun çıkacağını ümit ediyoruz şeklinde yanıt vermiştir.
Mahkeme kararlarının sadece mahkemeleri değil, öncelikle muhataplarını ve bütün kurumları ile tüm toplumu ilgilendirdiğinin belirtildiği açıklamada, hiçbir kişi, kurum ya da kuruluşun mahkeme kararlarını önemli görmeyebilme şansı olamayacağı ifade edildi.
Kesinleşmiş mahkeme kararlarını uygulamamanın suç olduğunun anımsatıldığı açıklamada, gerçek hukuk devletinin yargı organının, yasama ve yürütme karşısında tam bağımsız olabilmesi, baskı altında kalmadan karar verebilmesi ve kesinleşen kararların gecikmeden uygulanabilmesi ile mümkün olduğu belirtildi.
Açıklamada, şunlar kaydedildi: Ne yazık ki YÖKün yeni başkanında gerçek hukuk devleti, bağımsız yargı gibi kavramların tam oluşmadığı görülüyor. Eksiksiz demokrasi, gerçek hukuk devleti, bağımsız yargı kavramlarının her biri bütün yasakların kaldırılmasını hedefler ancak bütün bu kavramların içinde kendilerini korumaya yönelik sistemleri vardır. Bu denge kurulmaz ise eksiksiz demokrasiyi oluşturmak daima uzak bir hayal olarak kalacaktır.
Sayın YÖK Başkanımıza bir sosyolog olarak bütün bu konuları biraz daha geniş düşünmesini ve hukuk devleti ile bağımsız yargı kavramlarını değerlendirirken, kesinleşmiş her düzeydeki mahkeme kararlarını, uyulması ve uygulanması gereken emirler olarak dikkate alması gerektiğini hatırlatırız.
şeriat özlemi ile yanıp tutuşan bir
hükümetin atadığı zat böyle olur.ne
bekliyoruz yani atatürk ilke ve
inkılaplarına bağlı bir kişimi?sayın
sezerle neden uğraştıkları daha iyi
anlaşılmıyormu?hükümet ne derse aynını
söylemek zorunda olan birisi.bir kukla
lazımdı buldular.ADIM ADIM ÜLKE ELDEN
GİDİYOR UYANSANA YURDUM
muhittinbulut - İstanbul
17 Aralık 2007, Pazartesi 08:34
SAYIN YÖK BAŞKANI,ALMIŞ BÜYÜKLERİNDEN
DERS KONUŞ DERLERSE KONUŞUR,OTUR
DERLERSE OTURUR.BAYRAMDA HEDİYE ALMIŞ
ÇOCUKLAR GİBİ ŞEN VE ŞAŞKIN.O BİR YÖK
BAŞKANI AMA O BİR YOOOOOKKKK.
Ferit Duman - Ankara
17 Aralık 2007, Pazartesi 08:33
YÖK Başkanı, kendisini oraya atayan
zihniyeti temsilen bu meselede taraftır.
Başka türlü konuşması beklenemez.
Bundan sonrasını yaşayıp göreceğiz. Bu
işler sadece gazetelere beyan vermekle
çözülmez. TBB olarak yanlış bir
uygulama tespit ederlerse dava
açacaklarmı acaba ? Gün pasif değil,
aktif mücadele günüdür.