Sosyal Güvenlik Reformu yasalaşırsa gazeteci, postacı, havayolu uçuş personeli, lokomotif makinisti, infaz koruma memurunun yıpranma payı kalkacak. TSK, Emniyet ve MİT personelinin yıpranma payına ise dokunulmuyor. Gazeteciler bugün eylem yapacak.
İSTANBUL - TBMMye gönderilen yeni Sosyal Güvenlik Reformu Yasa Tasarısı, yıllardır bazı işkollarında uygulanan fiilî hizmet zammını kaldırıyor. Buna göre gazeteci, postacı, havayolu uçuş personeli, lokomotif makinisti, infaz koruma memurunun yıpranma payı kalkacak. Sosyal Güvenlik Uzmanı Ali Tezelin verdiği bilgiye göre; tasarıdan elinde tüfek, belinde tabanca olan kesim etkilenmeyecek. Basın sektöründen ise yaklaşık 15 bin 500 gazetecinin zararına olacak. TGS Genel Başkanı Ercan İpekçi, yarın Taksim Meydanında gazetecileri eyleme çağırarak Kan revan içerisinde gazeteci fotoğraflarından oluşan kokartlarımız olacak. Nasıl yıprandığımızı göstereceğiz. Basın emekçilerinin kendi haklarına sahip çıkması lazım. Bu temel hakkımızı koruyamazsak arkasından kıdem tazminatıyla ilgili düzenlemelerin gelmesi de muhtemeldir dedi.
Kamuoyunda yıpranma tazminatı olarak bilinen fiilî hizmet zammı hakkına sahip çalışanlar, sosyal güvenlik kurumlarına yüzde 3 daha fazla prim ödüyor. Böylece her yıl 90 gün fazla prim ödeyenler meslekte 10 yılını doldurunca, 2,5 yıla denk gelen 900 günlük prim kazanıyor. Tasarı yasalaşırsa, mesleğinde 10 yıldan bir gün bile eksik çalışanlar hiçbir hak elde edemeyecek; biriken yıpranma payı yanacak.
Sosyal Güvenlik Uzmanı Ali Tezelin NTVMSNBCye verdiği bilgiye göre; tasarı bazı madenciler dışında elinde tüfek, belinde tabanca olanlar dışındaki tüm kesimlerin ilave sigortalılık süresi veya fiili hizmet zamlarını tırpanlıyor. Bunun içinde gazeteciler de var, matbaacılar da var, madenciler de var, röntgenciler de var... Bu haklarının ellerinden alınması ile zor ve zahmetli iş yapan bu kesimlerin erken emekli olma avantajları da gitmiş olacak.
Türkiye Gazeteciler Sendikası Genel Başkanı Ercan İpek, NTVMSNBCnin soruları üzerine, tasarıya ilişkin şunları söyledi:
GAZETECİLERDEN YILDA 1 MİLYON YTL ALINIYOR 4 yıla 1 yıl karşılık gelecek şekilde basın emekçilerinin yıpranma tazminatları vardı. Yaş hadlerinden en fazla 5 yıl düşülmesi sözkonusu oluyordu. Mevcut uygulamaya göre erkeklerde 58, kadınlarda 55 yaş azami emeklilik yaşıydı. Bu yaşlardan 5 yıl daha erken emekli olma hakkı getiriyordu mevcut uygulama. 1977 yılından beri kazanılmış bir hak bu. 30 yıllık bir hak. 30 yıldan beri gazetecilerin, basın emekçilerinin bu şekilde bir itibari hizmet hakkı sözkonusu. Bu hakkın şu anda tümden kaldırılması gündemde. Sosyal Güvenlik Kurumu, gazeteciler için yıpranma hakkı karşılığında her ay, her işçiden 3 puan fazla primi keser. Bu oran işverenler tarafından karşılanıyordu. Dolayısıyla bizim hesabımıza göre sadece gazetecilerden yıpranma payının karşılığı, Sosyal Güvenlik Kurumuna ayda 1 milyon YTL aktarılıyor. Az bir miktar değildir. Şimdi bu yıpranmanın iptal edilmesi ile, SGK bu paradan mahrum olacak.
NASIL YIPRANDIĞIMIZI 5 ARALIKTA GÖSTERECEĞİZ Biz öncelikle görüşmeler yoluyla konuyu çözmeye çalıştık. 22 Kasımda Çalışma Bakanı Faruk Çelik ile görüştük ama pek umutlu ayrılmadık. Görüşmemizin hemen sonrasında, 28 Kasımda tasarı TBMMye sevkedildi.
Biz de şubelerimize eylemler konusunda serbest olduklarını bildirdik. Adana şubemiz bir eylem gerçekleştirdi. İstanbul şubemiz 5 Aralıkta Taksim Meydanında toplanıp Galatasaraya kadar bir yürüyüş gerçekleştirecek. Oldukça geniş katılımlı bir yürüyüş olacağını düşünüyoruz. Gerekli malzemelerimizi, kokartlarımızı hazırlıyoruz. Gazetecilerin yıpranıp yıpranmadığını gösteren fotoğraflarla... Kan revan içerisinde gazeteci fotoğraflarından oluşan kokartlarımız olacak. Nasıl yıprandığımızı göstereceğiz. Basın emekçilerinin kendi haklarına sahip çıkması lazım. Bu temel hakkımızı koruyamazsak arkasından kıdem tazminatıyla ilgili düzenlemelerin gelmesi de muhtemeldir.
ben bir asker olarak 15 yıllık tecrübe
yaşadım çok zorluklarla karşı karşıya
geldim.gerektiğinde aç kaldım susuz
kaldım arkadaşımı şehit verdim bire
bir emir aldım olayların üzerine
gittim.
ama gazeteci abilerim gelip sadece
yazdılar çizdiler fotoğraf çektiler
çatışan şehit olan biz askerler sözüm
ona bu devlet bizim bu yazılan
çizilenlere karşılık hakkımızı tam
olarak vermediki siz gazeteci
abilerimin nasıl hakkını yıpranma
payını versin birde şu var siz
gazeteci abilerim olayları çekersiniz
çekilirsiniz geriye istirahatinizi
yaparsınız asker polis 24 saat gece
gündüz ay yıl demez çalışır.
fikret gülcü - Antalya
05 Mart 2008, Çarşamba 13:59
Bizim mesleğe bazen "elalemin derdi,
geldi beni gerdi" diyesim geliyor. Ama
diyemiyorum. Çünkü işimiz dertle
uğraşmak. Daha bugün, alttaki yorumu
yazan mühendis arkadaşın dertleriyle
dertlendim. Mühendislerin sorumluluk
alanını iki katına çıkardılar. Gün
geliyor siyasetçilerin birbirleriyle
atışmalarında çapraz ateşte kalıyoruz.
Bazen biber gazı yiyoruz. Tatlı
toplantılar da olmuyor değil ama
onlarda da yine dertler bizi buluyor
Sokakta, toplantıda, dernekte, partide
dertler gelip bizi buluyor. Geceleri
rüyalarıma giriyor,k abus oluyor. Ama
işimiz ve biz o işimizi seviyorum.VTV
Selda - Konya
05 Aralık 2007, Çarşamba 01:02
sayın Bayraktar, eğer o 100
gazeteciden biri dahi zor şartlarda
çalışıyorsa ki emin olun çalışıyor bu
hak elinden alınamaz. Gazetecilik hiç
bir zaman ticari bir meslek haline
gelmemiştir ve de gelmez. Bu durum
gazete ya da yayın kuruluşu sahipleri
için geçerlidir belki ve emin olun bu
hakkın iptali onların umurunda
değildir. Elbetteki her mesleğin zor
şartları vardır ama olması gereken
verilmiş hakların alınması değil, yeni
hakların verilmesidir bütün meslekler
için. Bencilce yazılmış bu görüşünüze
katılmak mümkün değil, büyük bir
adaletsizlik sözkonusu yasada, her
bakımdan...