Huesmann, halk sağlığına ilişkin bilinen tehditler içinde en büyük tehdidi, sigara hariç, medyadaki şiddet unsurlarına maruz kalmanın oluşturduğunu söyledi.
Saldırganlık üzerinde etkisi bulunan medyadaki şiddetten biraz daha fazla sağlık tehdidini sigara içmenin oluşturduğunu belirten Huesmann, sigara içmenin akciğer kanserine yol açtığına işaret etti.
Huesmann, çocukların her gün ortalama üç saatlerini televizyon izleyerek geçirdiğini belirterek, televizyon programlarının yüzde 60dan fazlasının şiddet içerdiğini, bunların yüzde 40ında da aşırı şiddet unsurunun bulunduğunu vurguladı.
Ergen Sağlığı Dergisinde yayınlandığı çalışmada, şiddet içeren televizyon görüntülerini izleyen, izledikleri karakterlerle kendilerini özdeşleştiren ve onların gerçek olduğuna inanan çocukların büyüdüklerinde saldırgan olma ihtimalinin arttığı yönündeki daha önce yapılan araştırmalar doğrulandı.
Çalışmada, araştırmanın, sanal şiddete maruz kalmanın hem çocuklarda, hem de erişkinlerde saldırgan davranışa yönelme riskini artırdığını açıkça gösterdiği belirtildi.
Huesmann, medyada şiddete maruz kalan bütün çocukların saldırgan kişilere dönüşmeyeceğini ancak bunun, ailelerin ve toplumun çocukların filmlerde, video oyunlarında ve televizyon programlarında neyi izlediklerini daha iyi kontrol etmeleri gereğini azaltmadığını vurguladı.