Başbakan Yardımcısı Çiçek, DTPli milletvekillerinin kaçırılan askerlerin serbest bırakılmasında dahli olmadığını savundu ve Mutabakat zaptı da dahil o görüntüler, insani boyut gibi gözükse de, suçüstü yakalanmışlardır dedi.
ANKARA - Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, Biz sekiz askerin serbest bırakılacağını DTPli üç milletvekili bölgeye gitmeden önce biliyorduk dedi ve görüntülerde gözardı edilmemesi gereken bir husus olduğuna dikkat çekti. Kaçırılan askerleri almak üzere Kuzey Iraka giden DTP milletvekilleri Aysel Tuğluk, Fatma Kurtalan ve Osman Özçelikin, Abdullah Öcalanın posterinin bulunduğu bir masada PKKyla birlikte tutanak imzalamalarını kasteden Çiçek, Mutabakat zaptı da dahil o görüntüye baktığınızda kim kimle beraber, bu manada tarihi en sağlam belgedir ve orada olanlar suç üstü yakalanmıştır dedi.
8 askerle irtibat kurulması için devlet olarak, hükümet olarak çok değişik seviyelerde çaba gösterildiğini söyleyen Çiçek, şöyle dedi:
KİMSENİN TAVASSUTU, GAYRETİ YOK Bu olayla ilgili, komşu Irakta sıkıntılar sebebiyle merkezi Irak hükümetiyle ve şu an fiili hakim durumda olan ABD ile temaslar sürdürülmüştür. Dün meydana gelen sevindirici husus, bu temasların, kararlılığın sonucudur. Askeri, diplomatik ve siyasi çabaların sonucu olarak dünkü olay meydana gelmiştir. Bunun dışındaki her türlü görüntü, bir başka maksat içindir. Kimsenin bu noktadaki tavassutu, gayreti ile dünkü memnuniyet verici husus meydana gelmemiştir.
TARİHİ VE EN SAĞLAM BELGE Onların niyeti başka. Ama dünkü olay, bir şeyi ortaya koymuştur. Kimler kimlerle iç içe, kimlerle kucak kucağa, kimlerle irtibat halinde... Mutabakat zaptı da dahil o görüntüye baktığınızda kim kimle beraber, bu manada tarihi en sağlam belgedir ve orada olanlar suç üstü yakalanmıştır. İnsani mülahazaları öne çıkararak bu gerçeği kapatmaya çalışmamalıdırlar.
İNSANİ MÜLAHAZA KESİNLİKLE DEĞİL Bazıları insani mülahazalarla gittik, geldik diyorlar. Terörün olduğu yerde insani mülahaza olmaz. Terör bizatihi insanlığa karşı suçtur. Bunların dünkü olaya bir dahli olmamıştır. Bir kısım yayınlarda sanki bu teşebbüs olmasaydı bu sonuç olmayacaktı gibi neredeyse o kişileri bu manada teşekkürle karşılamamız gereken bir noktaya getirmeye çalışıyorlar. Bu kesinlikle doğru değil. Biz bir gün evvelden askerlerimizin Türkiyeye döneceklerini biliyorduk. Bizde mevcut olan bir bilgiydi. Bunu temin eden de bizim resmen görüştüğümüz makamlardır. Vaka budur, doğru olan budur. Ancak bundan kendine pay çıkarmak isteyen bir takım çevreler olmuş olabilir.
Irakın kuzeyindeki oluşumun, olayın çözümüne katkı vermek için girişimleri olmuş olabileceğini ifade eden Çiçek, ancak görüşmelerin resmi makamlar üzerinden yapıldığını vurguladı.
BU ÖRGÜT BATININ BABASI BELİRSİZ ÇOCUĞU Başbakan Tayyip Erdoğanın ABD Başkanı George Bush ile yapacağı görüşmeye ilişkin bir soru üzerine Çiçek, şunları kaydetti: Bizim sadece ABDden değil, PKKyı terör örgütü olarak kabul eden herkesten beklentimiz aynı. AB, ABD, Irak hükümeti, PKKyı terör örgütü olarak kabul etti. Bu örgütün faaliyetlerine, yuvalanmasına imkan verilmemesi lazım. Onun kaynaklarını kurutmanız gerekiyor. Bizim isteğimiz, ABD dahil herkesin bunun gereğinin yapmalarıdır. Eskiden terör örgütü yoktu, vardı, dağlardaydı... Dünkü görüşme, bu mazeretleri ortadan kaldıran açık bir gerçektir. Terör örgütü orada var. Bunlara ulaşmak hiç de zor değil, gazeteci gidiyor, Türkiyeden milletvekili gidiyor, dağlarda, tepelerde bunlarla rahat konuşabiliyorsa Irakın hakimi de konuşabilir, başkaları da konuşabilir. Bu örgüt, batı dünyasının babası belirsiz çocuğudur. Onların politikasının bir parçası olarak bu bölgede faaliyet gösteriyor. En büyük zararı bize, Güneydoğuda yaşayan vatandaşlara veriyor.
Cemil Çiçek, terör suçlarına idam cezasının yeniden getirilmesi yönünde bazı görüşlerin bulunduğunun hatırlatılması üzerine, bu konunun Anayasa dahil mevzuattan çıkarıldığını anımsatarak, konunun tekrar bu noktaya getirilmemesi gerektiğini söyledi.
YAYINLARA ÇEKİDÜZEN VERMEK İSTEDİK Çiçek, terör olaylarıyla ilgili yayın yasağına ilişkin bir soruyu yanıtlarken de bunun, basın özgürlüğüne yönelik bir kısıtlama olmadığını söyledi. Terör olayları nakledilirken başka sıkıntılara yol açılmamasını istediklerini vurgulayan Çiçek, 11 Eylül sonrası batılı ülkelerdeki yayınları hatırlatarak şöyle dedi:
Biz de tam orada dile getirilen sebepleri dikkate olarak yasak getirmeye çalıştık. Terörün yapmak istediği, toplum içerisinde kargaşa çıkarmak, kamu düzenini bozmak. Yayınları yapanlar bunu istemese dahi... Bunun bir kısım emareleri, işaretleri oldu. Devlet olarak bu bilgiye sahiptik. Devlet olarak bu yayınlara bu manada bir çeki düzen verelim dedik. Kuruluşlarımız bu çeki düzeni kendileri verirse buna gerek yok. Herkes kendi televizyonu, gazetesinde düşünerek, haberin, görüntünün toplumda yaratacağı sıkıntıyı dikkate almalıdır. Özgürlük, sorumlulukla beraberdir. Her özgürlüğün beraberinde getirdiği bir sorumluluk vardır. Bu sorumluluğun yeterince yerine getirilmediğini bu özgürlüğü kullananlar da dile getirmiştir.
benim anlamadığım bu dtp
milletvekilleri hangi ülkenin
meclisinde kimi temsilen oturuyolar
kimdir bu insanlar kendi kafalarına
göre kendilerince vazife çıkarıp bizim
askerimizi kendi örgütlerinden
kurtarmaya gidiyolar ve bunlara kim
izin veriyo bunlar hangi ülkenin
vekili bu ne perhiz bu ne lahana
turşusu,nasıl böle bişey olabilir ben
anlamıyorum. şimdi,vekil olarak
birileri tarafından sıfatlandırılan bu
insanlar kimi neyi hangi ülkeyi
temsilen dağa çıkıp bizim askerlerimiz
için görüşme yaptılar?