Milliyet gazetesi yazarı Hasan Cemal, Barzaniden sonra Irak Cumhurbaşkanı Talabani ile de görüştü. Talabani, PKKnın bu yaptıkları, Türklere de, Kürtlere de zarar veriyor. PKKnın yaptıklarını Kürtlerin davasına da ihanet sayıyorum dedi.
Gazeteci Hasan Cemal, Bağdat'ta Irak Cumhurbaşkanı Talabani ile görüştü. (Fotoğraf: Namık Durukan)
İSTANBUL - Hasan Cemal, Bağdatta Barış adı verilen Cumhurbaşkanlığı Sarayında Irak Cumhurbaşkanı Talabani ile görüştü. Talabani, Amerikalıların sınırda 24 saat havadan kontrol uçuşu, Erbilde Irak-ABD ofisi kurulması gibi somut önerileri olduğunu söyledi. PKKnın bu ölümlere yol açan eylemleri, hiç kuşkusuz terör eylemleridir, cinayettir. Şiddet, terör çıkmaz sokaktır diyen Talabaninin mesajları ve Hasan Cemalin izlenimleri şöyle:
PKK ATEŞKESLE IRAKA ÇEKİLMELİ Kürt lider Talabaniyle pazartesi günü akşam yemeği dahil üç saat sohbet ettik. Yanında bazı danışmanlarıyla birlikte, ekonomiden sorumlu Başbakan Yardımcısı Berham Salih vardı, 1992den beri tanıdığım.
Iraklı Kürt lider Talabaniyle ilk mülakatımı 1992nin ekim ayında, Kuzey Irakın Şaklava kentinde yapmıştım. O tarihte PKKyı eleştirmişti. Apoyu ağır biçimde suçlamıştı. PKKnın Türkiyeyle başlarını belaya soktuğunu söylemişti.
SEKİZ ASKERİN SERBEST BIRAKILMASI İÇİN ÇALIŞIYORUZ Talabani pazartesi akşamı da sözlerine PKKyı eleştirerek başladı. Tırnak içindeki şu sözler onun: PKK silah bırakmak zorunda.
Silahlı mücadele dönemi bitti. Yeni yüzyılın yeni ruhu diyalogdur, demokrasidir, müzakeredir, barışçıl yollardır. Bunun tersi, terörist faaliyettir.
PKK eğer bu dönemde tümden silah bırakmaya hazır değilse, o zaman koşulsuz ve ucu açık bir ateşkes ilan etmelidir. PKKnın bunu yapması için elimizden geleni yapacağız, yapıyoruz.
Ateşkeste samimi olduğunu göstermelidir PKK. Ateşkesin gereğini yapmalı ve herhangi bir çatışmaya imkân vermeyecek, Türk askerinin hedefi olmayacak şekilde geri çekilmelidir, Iraka gelmelidir tümüyle. Hem ateşkes ilan edip hem de pratikte gereğini yapmaktan kaçınmak olmaz. Geçmişte böyle örnekleri var PKKnın... Barzaniyle birlikte üzüntümüzü daha önce de belirtmiştik. Şehit Türk askerlerinin ölümünden dolayı duyduğum derin üzüntüyü Milliyet aracılığıyla bir kez daha iletiyorum. Şehit asker ailelerinin acısını paylaşıyorum.
PKKnın bu ölümlere yol açan eylemleri, hiç kuşkusuz terör eylemleridir, cinayettir. Şiddet, terör çıkmaz sokaktır.
PKK tarafından kaçırılan sekiz askerin serbest bırakılması için çalışıyoruz.
Kürt kedisi sözüm çarpıtıldı, yanlış anlaşıldım.
PKKNIN YAPTIKLARI İHANET Dışişleri Bakanı Ali Babacana üç dört gün önce Bağdatta söyledim. Allah bile Kuranda der ki. Kuldan yapabileceği şeyi isteyin! Biz nasıl Kandile gidip beş bin PKKlıyı yakalayıp Türkiyeye teslim edebileceğiz ki. Olabilecek şey var, olmayacak şey! Türkiye bizden imkânsızı istemesin.
Ben Türk milletinin, Türkiyenin dostuyum, düşmanı değil. PKKnın bu yaptıkları, Türklere de, Kürtlere de zarar veriyor. PKKnın bu yaptıklarını Kürtlerin davasına da ihanet sayıyorum.
PKKnın bu yaptıkları, Türkiyedeki şovenist ve demokrasiye karşı çevrelerin elini güçlendiriyor. PKKnın bu yaptıkları, Türkiyede demokrasi düşmanlarının elini güçlendiriyor. Biz demokratik, Avrupa Birliğine üye bir Türkiyeyi komşu olarak istiyoruz, Baasçı bir Türkiyeyi değil.
AKP Türkiyenin yeni bir gerçeğidir. Demokrasiden yanadır, Kürtlere de yakındır. PKKnın Türkiyeye ve onun seçilmiş bir hükümetine karşı silah çekmesi, Türk halkının da, Kürt halkının da, Türkiyenin de, Irakın da çıkarlarına aykırıdır, (Talabani bunu söylerken, yumruğunu masaya vuruyor) PKKnın bu politikaları, DTPye de zarar veriyor.
PKK her seferinde Biz hazırız silah bırakmaya ama... diyor. Bu amayla birlikte af konusunu gündeme getiriyor. Aponun hapishane durumunu gündeme getiriyor. Ancak böyle bir dönemde affı konuşmanın söz konusu olamayacağını bilmiyor değilim.
Apo bundan on yıl önce silah bırakmayı kabul etseydi, bugün hapiste olmazdı.
En üst düzeyde komutanların, Barzani kim, Talabani kim ki, aşiret reisi olmaktan başka şeklinde söylemleri hiç hoş değil. Ama ben bunların üzerinde durmadım. Ama Başbakan Erdoğana yakındım. Bu arada son olarak Ankaraya giden Irak heyeti kötü muamele gördü. Bu hiç geleneksel Türk konukseverliğiyle bağdaşır mı?..
TÜRKİYE TUZAĞA ÇEKİLİYOR Türkiye operasyon yapabilir mi? Türkiye, Barzaniyi de hedef haline getirebilir mi?
Kürt lider, bu iki sorunun yanıtını ararken, aynı zamanda Türkiyeyi ve Erdoğan hükümetini rahatlatmak için özellikle PKK konusunda acilen ne yapılması gerektiğine kafa yoruyor.
Bu arada Talabani, geçmişteki örnekleri de hatırlatarak bir askeri operasyonun PKK konusunda çare olamayacağını söylüyor. Fazla ayrıntıya girmeden Kürt sorunu üzerinde duruyor.
Talabaniyle, her zaman en yakınında tuttuğu ve halen ekonomiden sorumlu Başbakan Yardımcısı olan Berham Salihin altını sürekli çizdikleri bir sözcük var: Tuzak!
PKKnın son şiddet eylemleriyle Türkiyeyi bir tuzağa çekmek istediğini, bu tuzağın aynı zamanda Irak Kürdistan yönetimi açısından da geçerli olduğunu, düşülürse birlikte düşüleceğini düşünüyorlar.
Bu tuzağa düşecek bir Türkiyenin yalnız Kürtlerle değil, yalnız Irakla değil, ABD ve AB ile de ilişkilerinin bozulacağını belirtiyor Talabani.
ABDNİN ÖNERİLERİ VAR Onun için de bu durumun herkes için bir tuzak olduğunu, Berham Salihin deyişiyle her iki taraf için de kayıp-kayıp durumunun (İngilizcesiyle lose-lose) doğacağını söylüyor. Böyle bir olumsuzluğun Türkiye dahil bölgedeki aşırıların, şoven milliyetçi çevrelerin ekmeğine yağ süreceğini belirtiyor.
Ve soruyor Talabani: Bu krizi bir fırsata çevirebilir miyiz? Amerikanın da desteğiyle nasıl aşabiliriz? Türkiyeyle yeni bir güvenlik yapılanması inşa edilebilir mi? Amerikalıların bazı somut önerileri var, sınırdan sızmaların önlenmesi konusunda. Sınır üzerinde 24 saat havadan kontrol uçuşları yapılması, bunun için Erbilde bir Irak-Amerikan ofisinin kurulması, istihbarat alışverişi gibi...
bir gün dediğinin ertesi gün tersini
söyleyen, sıkıştığında ağlayıp sızlayan
feraha çıktığında küstahlaşan,hala
aşiret ağalığından kurtulamamış bu adam
ların güvenilir,inanılır hiçbir
tarafları kalmamıştır,yazık çok yazık
böyle kişiliksiz insanlardan
halklarını Allah korusun
HAKAN KARA - Trabzon
31 Ekim 2007, Çarşamba 12:48
ŞEHİTLER
Şehitler, Kuvayi Milliye şehitleri,
mezardan çıkmanın vaktidir!
Şehitler, Kuvayi Milliye şehitleri,
Sakarya da, İnönü’nde, Afyon’dakiler
Dumlupınar’dakiler de elbet
ve de Aydın’da, Antep’te vurulup
düşenler,
siz toprak altında ulu köklerimizsiniz
yatarsınız al kanlar içinde.
Şehitler, Kuvayi Milliye şehitleri,
siz toprak altında derin uykudayken
düşmanı çağırdılar,
satıldık, uyanın!
Biz toprak üstünde derin uykulardayız,
kalkıp uyandırın bizi!
uyandırın bizi!
Şehitler, Kuvayi Milliye şehitleri,
mezardan çıkmanın vaktidir!
Nazım Hikmet 1959