Darfur neresi? Orada neler oluyor?
Web NTVMSNBC   
NTVMSNBC'yi açılış sayfam yap
Dünya
Ortadoğu
Irak
Kıbrıs
AB
ABD
Genel
Balkanlar
O.Asya-Kafkaslar
G.Asya-Pasifik
Güney Amerika
Afrika
Dünya basını
Video
Foto Galeri
Türkiye
Dünya
Ekonomi
Spor
Teknoloji
Sağlık
Kültür Sanat
Yaşam
Hava Yol
Yeşil Ekran
Eğitim
Moda
Otomobil
Doğuş Yayın Grubu
NTV
CNBC-e
e2
NTVSPOR.NET
NBA TV
NTV Radyo
Eksen 96.2
Radio N101
NTV Yayınları
N. Geographic
 
NTVMSNBC Anasayfa » Dünya » Afrika

Darfur neresi? Orada neler oluyor?

Darfur’da 4.5 yıldır süren içsavaşta en az 200 bin kişi öldü, 4 milyon kişi insani yardıma muhtaç, 2.5 milyon kişi kaçmak zorunda kaldı. Libya’nın diktatör lideri Kaddafi evsahipliğinde başlayan barış görüşmeleri, daha başlamadan umutsuz.

Burası Darfur... Binlerce kişinin öldüğü, binlerce kadının tecavüze uğradığı, 2.5 milyon kişinin kaçmak zorunda kaldığı Afrika'nın en büyük ülkesi Sudan'da bir eyalet.
 DİĞER HABERLER

  DÜNYA - EN ÇOK OKUNAN HABERLER
NTV-MSNBC
Güncelleme: 18:14 TSİ 31 Ekim 2007 Çarşamba

İSTANBUL - “Darfur’dan sık sık ve kolayca söz ediyoruz. Fakat kesin olarak ne söyleyebiliriz? Bildik ve kestirme terimlerle, kendi kendisiyle savaşan bir toplum söz konusu. İsyancılar hükümetle savaşıyor; hükümet de isyancılarla. Ancak gerçeklik çok daha karmaşık. Gelinen noktada çatışma çoğu zaman kabileler veya savaş ağaları arasındaki hesaplaşmalar biçiminde yaşanıyor. Kriz Darfur’la da sınırlı değil. Sınırların ötesine taşıyor, bölgeyi istikrarsızlaştırıyor. Darfur aynı zamanda bir çevre krizi niteliği taşıyor; çatışmanın büyümesinde çölleşmenin, ekolojik bozulmanın ve kaynakların kıtlığının (bilhassa da susuzluğun) önemli payı var.”
Haberin devamı

Yaklaşık 2 ay önce Darfur’a giden BM Genel Sekreteri Ban Ki-Moon’un, bir hafta süren gezisinden sonra Washington Post’ta yayınlanan yazısı böyle başlıyordu. Genel Sekreter, “Gayet sarih bir kavrayışla geri döndüm. Bu krize tek bir çözüm getirmek mümkün değil. Darfur karmaşıklığı açısından tam bir ders niteliği taşıyor. Barış gelecekse, çatışmanın büyümesine yol açan bütün unsurların hesaba katılması gerekiyor” diyordu. Genel Sekreter, Libya lideri Muammer Kaddafi ile de görüşmüş, Kaddafi Darfur’da şiddetin bitirilmesi için barış görüşmelerinin Libya’da yapılmasını önermişti.

Uzun süren müzakereler sonucu barış görüşmeleri 2 gün önce Libya’nın Surt kentinde başladı. Sudan hükümeti görüşmelere elverişli ortam yaratmak amacıyla Darfur’da tek taraflı olarak ateşkes ilan ettiğini duyurdu.

KADDAFİ “OĞULLARIM OLMADAN OLMAZ” DİYOR
Ancak konferans daha başlamadan, barış umudu kayboldu. En büyük isyancı gruplar konferansı protesto ederek katılmadı. Konferansın açılışında konuşan Kaddafi de, Sudan Kurtuluş Hareketi/Ordusu ve Darfur’daki Adalet ve Eşitlik Hareketi’nin konferansa katılmalarının Darfur’da barışın sağlanması için esas olduğunu vurguladı; “Ben bu örgütlerin liderlerini oğullarım olarak kabul ediyorum. Onlar olmadan barış yapamayız” dedi.

Darfur’da 7 hükümet karşıtı grup adına konuşan Ahmed İbrahim ise, görüşmelere büyük umut bağladıklarını kaydererek, uluslararası toplumla işbirliği yapacaklarını söyledi.

DARFUR NERESİ?
Darfur, Sudan’ın devasa çöl ve çorak arazilerinin batı kesiminde 510 kilometrekare toplam alanı bulunan 6 milyon nüfuslu, Fransa kadar geniş bir eyalet. İdari olarak üç ayrı bölgeye (Kuzey, Orta ve Güney Darfur) ayrılmış olan Darfur’da yaşayanların çoğunluğu siyah Afrikalı. Sudan genelinde ve yönetimde ise Arap ve Müslümanlar egemen.

ÇATIŞMALAR NASIL BAŞLADI?
Afrika’nın en büyük ülkesi Sudan’ın bu eyaletinde; içsavaş ya da soykırım olarak nitelenen felaketler dizisi 2003 yılında, “Sudan Kurtuluş Ordusu” ile “Adalet ve Eşitli Hareketi” adlı iki örgütün, eşit haklara sahip olmadıkları, bölgenin ihmal edildiği gerekçesiyle merkezi yönetime karşı ayaklanmasıyla başladı.

Yıllardır Arap göçebeler ile çiftçiler arasında süren toprak kavgası, 1990’larda Darfur’da petrol yataklarının bulunmasıyla alevlenmişti.

Darfur petrol zenginiydi; ancak zenginlikten sadece yönetimdekiler yararlanıyor, halk yoksulluk içinde yaşıyordu. Yerel ve Arap kabilelerin hayvancılıkla geçindiği bölgede su kaynakları ve otlakların paylaşımı konusundaki uyuşmazlıklar, kuraklığın etkisi ile büyümüştü. Bu ortamda isyan beklenmeyecek kadar etkili oldu.

CANCEVİD’LER TÜRKİYE’DEKİ KORUCULAR GİBİ
Hükümet isyanı bastırmak için, denetimi altındaki “cancevid” diye bilinen milisleri devreye soktu. İşte bu noktadan itibaren bitmeyen çatışmalar başladı. (Üç farklı kelimenin “Can=adam, cev=silah taşıyan, vid-cevvad=soylu at” birleşmesiyle oluşan ve “silahlı süvari” anlamına gelen Cancevid, Hükümet yanlısı Arap kabilelerinden seçilen savaşçılara deniyor.) Cancevid’ler isyanı bastırmaya çalışırken köyleri yaktılar, kadınlara tecavüz ettiler, öldürdüler...

Merkezi hükümet, ulaşamadığı noktalarda Cancevid’leri kullanıyor. Etnik sebeplerin yanı sıra Cancevid’lerin Afrikalı kabilelere saldırısında su kaynaklarının giderek azalmasının da etkili olduğu belirtiliyor. Çatışmalar üç farklı eksende gelişti. Resmi hükümet güçleri ile isyancılar arasında; hükümet yanlısı Cancevid milisleri ile Afrika yerlisi sivil halk arasında ve Cancevid’ler ile isyancılar arasında. Gözlemcilere göre; yaşanan çatışmalarda en fazla mağdur olan taraf Müslüman siviller oldu.

ÖLDÜRÜLDÜLER YA DA KAÇTILAR
BM verilerine göre, Darfur’da 4 yıldır süren iç savaşta en az 200 bin kişi öldü, 4 milyon kişi insani yardım olmaksızın yaşayamayacak durumda. 2.5 milyon insan ise yerlerinden oldu; bir kısmı Darfur’da kurulan insani yardım kamplarına sığındı, bir kısmı da komşu ülke Çad’a...

İnsani yardım kamplarındaki kadınlar; su veya odun toplamak için kamptan biraz fazla uzaklaştıklarında tecavüze uğradıklarını anlatıyor.

BARIŞ GÜCÜ VAR AMA
Dünya, Afrika’nın bu uzak köşesinde yaşananlara uzun süre seyirci kaldı. Sonunda dünya duruma el koymaya kalktı; ancak militer gruplara destek olduğu ve etnik temizlik yaptığı suçlamalarını reddeden Sudan hükümeti engelledi. Nihayet, bu yıl Nisan ayında uluslararası ambargo ve baskılara direnemeyip, BM’nin Darfur’da barışı sağlamaya yönelik operasyonlarını kabul etti.

Bugün Sudan hükümetinin izniyle Afrika Birliği Barış Gücü’nün Darfur’da 7000 askeri bulunuyor. Geçen temmuz ayında, BM Barış Gücü ve Afrika Birliği Barış Gücü’nün Darfur’a 26 bin asker gönderme girişimi oldu, ancak sonuçsuz kaldı.

Darfur’daki Afrika Birliği güçlerinin komutanı General Martin Luther Agwai, Güney Afrikalı Başpiskopos Desmond Tutu önderliğinde, uluslararası arenada deneyimli ve etkili isimlerin çözüm amacıyla Darfur’u ziyareti sırasında “barış gücünün yetersizliğini” anlatırken; hiç bir Afrika ülkesinin Darfur’daki çatışmalı ortam için uygun teçhizatlara sahip bir ordusunun bulunmadığını söylemişti. Aqwai’nin verdiği bilgiye göre; Afrika Birliği bünyesindeki 26 ülkeden 7 bin asker, kabaca Fransa büyüklüğündeki bölgede güvenliği sağlamaya çalışıyor.

DÜNYAYA HOLLYWOOD ÜNLÜLERİ DUYURDU
Nihayet, Darfur’un adını dünyaya duyuran ve sokaktaki insanların bilgi sahibi olmasını sağlayanlar Hollywood ünlüleri oldu.
Baba ve oğul Clooney, Darfur için çabalıyor.

“Dünyanın en seksi erkeği” unvanlı aktör George Clooney başta olmak üzere Hollywood yıldızları Brad Pitt, Matt Damon, Angelina Jolie, Don Cheadle, Mia Farrow seferber oldular, Darfur için. Clooney adeta kendisini bu konuya adadı; eski bir gazeteci olan babasıyla Darfur’a gitti; belgesel filmler çekti...

ANGELINA JOLIE’NİN DARFUR FOTOĞRAFLARI
Ardından BM’nin iyiniyet elçisi Angelina Jolie gitti; mülteci kampında çocuklarla, kadınlarla konuştu; fotoğraflar çektirdi ve fotoğraflar dünya basınında, onun “Eğer ben size biraz daha tanıdık geldiğim için bu fotoğraflara bakıyorsanız; bu bile çok iyi. Çünkü biliyorum ki, bana bakarken aslında onlara bakıyorsunuz” sözleriyle yayınlandı.
Angelina Jolie, Darfurlu çocukla...

Jolie ve diğer ünlüler daha fazlasını bekliyordu ama, en azından Darfur’un adının duyulmasını sağlamış oldular. Geçtiğimiz günlerde “Ocean’s” serisinin üçüncüsü için biraya gelen Clooney, Pitt, Damon ve Cheadle da filmin promosyon çalışmalarının gelirini Darfur fonuna aktaracağını duyurdular.

KUM SAATLİ EYLEM
Bu yıl 30 Nisan’da ise ‘Küresel Darfur Günü’ çerçevesinde 30 ülkede protesto gösterisi düzenlendi. Göstericiler, sahte kanla dolu 10 bin kum saatini çevirip, kan dökülmesini önlemek için zamanın hızla aktığı mesajını verdiler.

Elton John, George Clooney, Bob Geldof, Mick Jagger, Hugh Grant, Matt Damon gibi ünlüler ‘kararlı eylem’ çağrısı yaptı. Etkinlik çerçevesinde 350 Darfurlu’nun sığındığı, ancak 100’ünün hapse atıldığı İsrail’in Başbakanı Olmert’e, 8 yaşındaki Afaf’ın yazdığı “Babamı serbest bırakın” mektubu dünyada yankı yarattı.

TÜRKİYE’DE 9 BİN DARFURLU MÜLTECİ VAR
22 Temmuz seçimlerinden kısa süre önce Darfur krizinin çözümü için çalışan sivil toplum kuruluşunun koordinatörü Larry Rossin, Türkiye’ye gelerek destek istedi. Seçim havasının gölgesinde kalan bu ziyarette Rossin, Türkiye’nin Müslüman bir ülke olarak, Arap ülkelerine baskı yapabileceğini, özellikle İslam Konferansı Örgütü üzerinde etkili olabileceğini söyledi.
Rossin ilginç bir şey daha söyledi; BM Mülteciler Yüksek Komiserliği verilerine göre Türkiye’de 9 bin Darfurlu mülteci var.

DARFUR’DA BUGÜNKÜ DURUM
Darfur’da bugün hükümet karşıtı iki ana isyancı grup var; Sudan Halk Kurtuluş Ordusu (Sudan Liberation Movement) ve Adalet ve Eşitlik Harekatı (Justice and Equality Movement). Fakat son yıllarda, bu gruplar da etnik, politik ve kişisel gerekçelerle bölündüler. Şu anda çok sayıda farklı isyancı grupların olduğu söyleniyor.
George Clooney'in objektifinden: Batılı çocuk "Ben de Darfur'da yaşasaydım" yazılı pankart taşıyor.

Libya’da umutsuzlukla başlayan barış görüşmeleri sürerken, Darfur’da güvenlik sağlanmış değil; çatışmalar sürüyor; açlık ve susuzluk ve hastalık kol geziyor.

Batılı ülkeler Darfur’da yaşananların “soykırım” olduğunu söylüyor, hükümet ise abartıldığını iddia ediyor. Darfur’da geçen yıl da bir barış girişiminde bulunuldu. Ancak isyancılar bölündü, barış sağlanamadı.

VE YİNE BARIŞ UMUDU YOK
İki gün önce başlayan Libya’daki barış görüşmelerini baltalayan ise, 9 Ekim’de Sudan Hükümeti’nin askerlerinin, isyancı Sudan Halk Kurtuluş Ordusu’na (SLA) saldırısı oldu. Çatışmada ölenlerin sayısının çok fazla olduğu duyuruldu; isyancıların başkanı Minni Minnawi hükümetin bu davranışını ‘sırtından bıçaklama’ olarak nitelendirdi.

Nitekim SLA, bu saldırının ardından Libya’daki barış görüşmelerini boykot etti ve barış umudu bir kez daha yok oldu. Libya’da diğer katılımcılarla görüşmeler ise sürüyor. Ancak yine umut yok.

 

Bu habere oy ver
Düşük
1 Puan 2 Puan 3 Puan 4 Puan 5 Puan 6 Puan 7 Puan 8 Puan 9 Puan 10 Puan
Yüksek
     •  En çok puan alan haberler

Yazdır Gönder Görüş yaz/ oku

Ase Tokmak  - Ankara
15 Mart 2008, Cumartesi 17:56  
Gercekten merak ediyorum, savasmanin, birbirini oldurmenin, iki erkek grubunun birbirlerine erkekliklerini kanitlamaya calisirken en cok kadinlara tecavuz etmelerinin ve cocuklari oldurmenin; dini var midir yok mudur.. Somurge politikasi yuzyillardir ve halen sadece Hristiyanlara mi aittir? Osmanli ve/veya Cumhuriyet"e borcumuzdur demeden once, insanliga (her birimizin ayri ayri ferdi oldugu, insan turune) karsi borcumuzdur demek gerekmez mi? Yoksa baska bir seyler var ama ben mi kaciyorum? Savas tek kelime ile ve hangi insan soz konusu olursa olsun igrenctir.

yagız sezgin  - Yozgat
10 Şubat 2008, Pazar 18:33  
darfur krizini uzun zamandır takip ediyorum fakat gelinen nokta sadece bir arpa boyu hala deve krizi gibi BM burda yogun çaba harcamakta ama Sudan hükümeti ne hikmetse somürgecilik gibi bir kavramla BM nin etkin olmasını engelllemekte TÜRKİYE CUMHURİYETİ burda daha fazla agırlıgını koymalı gerek saglık gerek güvenlik birimlerine polis ve asker olarak katkıda bulunmalı bu bizim Cumhuriyete ve Osmanlıya karşı borcumuzdur PEACE AT HOME PEACE İN THE WORLD

oc demirhan  - İstanbul
14 Aralık 2007, Cuma 14:50  
biri sadece oradaki müslümanlara özenir, biri güzelim cumhuriyet rejimi yerine, saltanatı, kokuşmuşluğun ve "yaratılan" bir resmi tarihin eseri olan osmanlıyı över. ne oluyor bu insanlara yahu?

Bütün Görüşleri Oku

Ana Sayfa | Türkiye | Dünya | Ekonomi | Sağlık | Yaşam | Teknoloji | Kültür Sanat | Doğal Hayat | Eğitim | Moda
Spor | Hava Yol | İletişim | Yardım | İzleyici Görüşleri | Reklam Seçenekleri | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları