Hükümet Hakkarideki saldırılarla ilgili güvenlik güçlerine dönük zaaf imajı yayan, toplumsal psikolojiyi olumsuz etkileyen radyo ve TV yayınlarını durdurma kararı aldı. RTÜK kararı tüm yayın kuruluşlarına tebliğ etti.
ANKARA - Radyo ve Televizyon Üst Kurulundan yapılan açıklamada, 3984 Sayılı Yasanın Yayınların Men Edilmesi başlıklı 25. maddesinin, Yargı kararları saklı kalmak kaydıyla yayınlar önceden denetlenemez ve durdurulamaz. Ancak, milli güvenliğin açıkça gerekli kıldığı hallerde yahut kamu düzeninin ciddi şekilde bozulması kuvvetle ihtimal dahilinde ise Başbakan veya görevlendireceği bakan yayını durdurabilir hükmü hatırlatıldı.
Söz konusu yasa hükmü kapsamında, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek imzasıyla 23 Ekim 2007 tarihinde Radyo ve Televizyon Üst Kurulu Başkanlığına gönderilen B.02.0.001/116 sayılı yazıda, 21 Ekim 2007 tarihinde Hakkarinin Dağlıca bölgesinde meydana gelen terörist saldırılarla ilgili radyo ve televizyon yayınlarının durdurulması istenmiş olup, bu talep Üst Kurulca bütün yayın kuruluşlarına tebliğ edilmiştir. TGC: Yayın durdurma kararı sansür
BAKAN ÇİÇEK İMZALI YAZI Çiçekin RTÜKe gönderdiği söz konusu yazı şöyle:
21/10/2007 tarihinde Hakkarinin Dağlıca bölgesinde meydana gelen terörist saldırılarla ilgili olarak; kamu düzenini ve halkın moral değerlerini olumsuz etkileyen, güvenlik güçlerine dönük zaaf imajı yayan, toplumsal psikolojiyi olumsuz etkileyen radyo ve televizyon yayınlarının, toplumsal sorumluluğa ve duyarlılığa uygun yayın anlayışı temelinde, güvenlik güçlerinin moral değerlerinin yüksek tutulması, toplumsal psikolojinin olumsuz etkilenmemesi ve çocukların ruh sağlığının korunması amacıyla 3984 Sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayınları Hakkında Kanunun 25. maddesi gereğince durdurulması uygun görülmüştür. Kamuoyunun ve ilgililerin dikkatine sunulur.
RTÜK, bu talebi bütün yayın kuruluşlarına tebliğ etti.
DAHA DUYARLI OLUNMASI ORTAK ARZUMUZ Bakan Çiçek, daha sonra yaptığı yazılı açıklamada da, Milletçe hepimiz haklı bir infial içindeyiz dedi ve şöyle devam etti:
İçinden geçtiğimiz süreç ve bu günler birlik beraberlik ve dayanışma günleridir. İnanıyorum ki görsel ve yazılı medyamızın da birlik ve dayanışmanın sağlanmasında büyük katkıları vardır ve olacaktır. Başta 8 erbaş ve erimizin kaybolmalarıyla ilgili konular olmak üzere verilecek yazılı ve görsel haberlerde toplumun heyecanı ve haklı öfkesi de dikkate alınarak, daha duyarlı davranılması hepimizin ortak arzusudur. Değerlendirmelerin bu hassasiyet içinde yapılacağından kuşkumuz yoktur.
TÜRKİYE HALA HALKI SÜRÜ OLARAK
GÖRENLERCE YÖNETİLİYOR GİBİ...
İLGİLİ KARARA GÖRE SANKİ BU TOPLUMU
OLUŞTURAN BİREYLER KOLAYLIKLA GALEYANA
GETİRİLEBİLİR SEFİL VARLIKLAR
SANKİ..!!!
SIRF BU KARARI ALANLAR HAKKINDA
BAĞIMSIZ CUMHURİYET SAVCILIKLARI HALKI
AŞAĞILAMAKTAN SORUŞTURMA AÇMALARI
GEREKİR!
SİZCE AÇARLAR MI DERSİNİZ???VE SAHİ
AKILLARINA BİLE BÖYLE BİR SORUŞTURMA
AÇMAK FİKRİ GELMEZ İSE BU NEYE DELALET
TEŞKİL EDER?...BU DURUMUN EN İYİMSER
TARİFİ GAFLETE DÜŞMEK İLE EİŞDEĞER
OLMASIN SAKIN?
Muzaffer Doğan - Konya
23 Ekim 2007, Salı 15:59
Bu konuda bir düzenleme yapılmalıydı.
Halkı galeyana getiren yayınların
engellenmesi lazım, bunlar da "zaaf
imajı"ndan ziyade aslında duygu
sömürüsü yapan yayınlardır. Örneğin
şehit analarının görüntüleri, cenaze
görüntüleri, vs. gibi moral bozan
yayınlardır.