Kaz Dağında çok sayıda yeni oluşum, firmaların işletme ruhsatı alarak siyanürle altın aramalarını engellemek için harekete geçti. Bergamalı köylülerin 15 yıllık mücadelesi bu harekete örnek olacak...
Çanakkale'nin Ayvacık ilçesine bağlı Küçükkuyu beldesinde Kaz Dağı Koruma Girişimi Platformu tarafından ''Kaz Dağı ve Maden'' konulu panel düzenlendi.
İSTANBUL - Bergamalı köylüler, Ovacıktaki maden ocağının tamamen kapatılması için akıllarına gelen her türlü eyleme başvurmuş, eylemlerini Türkiyeye, davalarını AİHMne taşımışlardı. Bergamalı köylülerin avukatı Senih Özay, Türkiyede siyanürle altın arama konusunda asıl dosya Bergama dosyasıdır diyerek, Kaz Dağı ve Havrana örnek teşkil edeceği için Bergamanın unutulmaması gerektiğini söyledi. Kazdağını Koruma Girişimi sözcüsü Süheyla Doğan ve Çanakkale Çevre Platformu Sözcüsü Hicri Nalbant, Kazdağlarını ne gibi tehlikelerin beklediğini ve mücadele süreçlerini NTVMSNBCye değerlendirdi.
Kaz Dağını Koruma Girişimi sözcüsü Süheyla Doğan, Kaz Dağındaki son durumu ve duydukları kaygıyı şu sözlerle özetliyor:
Kazdağında şimdiden ağaçlar kesilmeye, yollar açılmaya, sondaj delikleri ile dağ delik deşik edilmeye başlandı. Ekolojik denge bozuluyor. Yaptığımız incelemede, bu ay ve Kasım ayında yeni bir sürü alanın - 3 bin civarında alan- maden-altın aramasına açılacağını öğrendik. Türkiyede aranmadık yer kalmayacak gibi görünüyor. Maden çıkartılmaya başladığında ve işletmeye açıldığında neler olacağı şimdiden belli.
Kaz Dağının üstü altından daha değerli! diyen girişimin sözcüsü Doğan, Kaz Dağında yaşanan süreçle ilgili şu bilgileri verdi: Kazdağı; Tanrıların dağı Süheyla Doğan (Kazdağını Koruma Girişimi sözcüsü)
FİRMA VE RUHSAT SAYISI BELLİ DEĞİL Biz bu süreçte, Bahçedere dışında, Kaz Dağının kuzey tarafında da bir sürü alanda maden-altın arandığını öğrendik. Bahçedere tek değildi .Çanda, Bayramiçde, Çanakkalede arama çalışmaları sürdürülüyordu. Arama faaliyetlerini sürdüren firmalar: TEC COMINCO, TÜPRAG, Stratex, Fronteer, Ariana Global Madencilik A.Ş,Kanadalı AMDL (Anadolu Madenlerini Geliştirme Limited), Mediterranean Resources, Valhalla Resources, Silvermet Inc. ve Aldridge Minerals, Eldoradogold. En önde, dört sahayı Teck Cominco ile birlikte geliştiren Fronteer geliyor. Ağı Dağı nerede ise işletmeye hazır. Kirazlı, Dede Dağı, TV Kulesi ve Halilağa da hazırlanıyor. Ariana ve Eurasian da kollarını sıvadı. Firma sayısını ve ruhsat sayısını net olarak bilemiyoruz. Enerji Bakanlığı- Maden işleri Genel Müdürlüğü net bir açıklama yapmıyor, Bakanlığa bu konuda Çanakkale Çevre Platformu tarafından açıklama isteyen bir dilekçe hazırlandı ve imzaya açıldı.
KAPASİTE ARTIRMA NEDENİ TİCARİ SIR! Bergama sürecinde yer alan bilim insanları ve hukukçulardan sürekli bilgi alıyoruz ve deneyimlerinden yararlanıyoruz. İki hafta önce, KKGG olarak Bergamada Bergama-Ovacık Madeni Kapasite Artırımı ve Depolama Tesisi Projesi ÇED Bilgilendirme Toplantısı na katıldık. O toplantıda Bergamanın işleme kapasitesinin ve atık havuzlarının kapasitesinin 3 katına (300 bin ton olan işletme kapasitesinin 1 milyon tona) çıkartılmak istendiğini gördük. Bergamadaki mevcut cevher bitmek üzere. Kapasite artırımının nedenlerini firma ticari sır diyerek açıklamadı.
MADEN YASASININ ACİLEN İPTAL EDİLMESİNİ İSTİYORUZ Bizler, yürürlükteki Maden Yasasının tam bir sömürge yasası olması ve doğa, insan ve ülke çıkarlarına ve anayasaya aykırı olması nedeniyle bu yasa kapsamında maden aranması, işletilmesine karşıyız. Öncelikle, Kazdağı ve ülkemizin Bergama, Gümüşhane, Tunceli, Uşak, Eskişehir, Artvindeki arama ve işletme ruhsatlarının iptal edilmesini ve yeni ruhsat verilmemesini ve yasanın acilen iptal edilmesini istiyoruz.
MADEN YASASINA HAYIR MİTİNGİ Enerji Bakanı 27 Ekimde bir panel için Çanakkaleye geliyor. Kendisine taleplerimizi anlatan bir karşılama töreni (!) düşünüyoruz. Konuyu gündemde tutmak için imza kampanyalarına, basın açıklamalarına, bilimsel toplantılara devam edeceğiz. Türkiyenin diğer yerleri ile de birleşerek, gerekli kamuoyu oluştuktan sonra büyük bir Maden Yasasına Hayır mitingi hedefliyoruz.
Kaz Dağından altın çıkarılmasına izin verilmesi halinde neler olabileceğini uzmanlar şöyle sıralıyor:
KAZDAĞINDA ALTIN ÇIKARILIRSA NELER OLACAK? Kaz Dağında altın çıkarılırsa; 1 trilyon ton toprak işlenecek, 400 bin ton siyanür kullanılacak. Kaz Dağında altın çıkarılırsa; 2 milyon 580 bin dönüm orman, 10 milyon zeytin ağacı etkilenecek. Kaz Dağında altın çıkarılırsa; su kaynakları azalacak ve kirlenecek. Kaz Dağında altın çıkarılırsa; orman köylülerinin geçim kaynağı azalacak ve göçe zorlanacak, 20 bin zeytin üreticisi, 80 bin zeytin işçisi ile 30 bin aile etkilenecek. Ürünlerimize alıcı bulamayacağız. Bölgemize turist gelmeyecek. Her yıl zeytinden, zeytinyağından ve diğer tarım ürünlerinden elde edilen 650 milyon dolar ve ayrıca turizm gelirleri kesilecek. Bir altın madeninin ömrü 10 yıl Kaz Dağında altın çıkarılırsa; 10 yıl sonra siyanür çukurlarıyla üzerinde ot bitmeyen toprak dağları kalacak. 10 yılda verilen zarar yüzlerce yıl temizlenemeyecek. Siyanür ve ağır metallere maruz kalacak, zaman içinde ölümcül hastalıklara yakalanacağız.
Bergamalı köylülerin siyanürle altın arama mücadelelerinde avukatlığını üstlenen Senih Özay, 15 yıldan uzun süren mücadeleden Kaz Dağı için de çıkarılması gereken dersler olduğunu söylüyor.
Av. Senih Özay:
BERGAMADA ALTINLI TOPRAK BİTTİ AMA... Bergamada 15 yıldır Türkiyede idare mahkemelerinin ve Danıştayın verdiği kararlara rağmen, AİHMnin verdiği karara rağmen, arkaya dolana dolana bu maden bitirildi. Yani altınlı toprak bitti. Altınlı toprak bitince orayı kilitleyip, ağaçlandırıp, rehabilite etmeleri gerekirken, Koza firmasıyla Çevre Bakanlığı arasındaki ahbaplık yüzünden buraya altınlı toprak getirilmeye başlandı. Gümüşhaneden kamyonlarla Trabzona, Trabzondanda gemilere yüklenerek kamyonlarla bu bölgeye altınlı toprak taşımaya başladılar. Havran-Küçükderede Koza Madencilik firması, altın işletme tesisini bütün mahkeme kararlarına rağmen çalışıyor. Altın cevheri içeren toprak, Küçükdereden Bergamaya kamyonlarla taşınıyor ve Bergamada işleniyor.
BU BİR BAYRAK YARIŞI Türkiyedeki siyanürle altın arama konusunda asıl dosya Bergama Dosyasıdır. Kaz Dağı, Havran gibi dosyalar örnek teşkil edeceği için Bergamanın unutulmaması gerekiyor. Kaz Dağı için yapılan mücadele belki etkili olur, o zaman altını oradan çıkarıp burada, Bergamada işlerler. Belki de bu yüzden Bergamanın kapasitesini 3 katına çıkarıyorlar. Bunları bilerek mücadele etmek lazım. STKların, dürüst medyanın ses çıkartması lazım. Barolar Birliği başından bu yana ses çıkartmıyor. Barolar Birliği bu konuda korkunç kötü durumda... Bu bir bayrak yarışı. Belki de sivil girişimlerle Kaz Dağı Milli Park denilip kurtulabilir ama Al sana Kaz Dağını, ver bana Sinopu diyebilirler. Böyle bir pazarlığa girebilirler. Mücadele etmek şart. Tek ağızdan bir mücadele yapılıp yapılamayacağını önümüzdeki günlerde Ankarada toplanarak konuşacaklar. Kendi isyanlarıyla, kendi hırsıyla mücadele ederlerse başarılı olurlar. Hicri Nalbant (Çanakkale Çevre Platformu Sözcüsü ve Ziraat Odası Bşk.) 30un üzerinde sivil toplum kuruluşunun katılımıyla oluşan Çanakkale Çevre Platformunun Sözcüsü Hicri Nalbant, Bergamadan çıkardığımız dersler var. Orada alınan derslerle, yargı kararı da olsa Maden Yasası da olsa, yöre halkı eğer bu işe baş kaldırırsa hiç bir maden işletmesi gelip burada maden işletemeyecek diyerek kararlılıklarını vurguluyor:
BERGAMADAN ÇIKARDIĞIMIZ DERSLER VAR Bergamada yapılanlar ilkti. Bergamadan çıkardığımız dersler var.Yapılacakların ne olduğu çok iyi bilinmiyordu. Bu yapıla yapıla öğrenildi Bergamada. Yargı kararlarına karşı o zamanki hükümetin gevşek tavrı, umursamaz tavrı nedeniyle Bergamada yargı kararları uygulanmadı. Orada alınan derslerle, bir de yargı kararı da olsa Maden Yasası da olsa, yöre halkı eğer bu işe baş kaldırırsa hiç bir maden işletmesi gelip burada maden işletemeyecek. Bu gücü yavaş yavaş görmeye başladık.
ÖLÜMLERİN YÜZDE 60I KANSERDEN Madenciler 100 bin dekarın üzerinde, 10 bin hektardan fazla bir alanda sondaj çalışmaları yürütüyorlar. Bizim bütün direnmemiz orada bunlara işletme ruhsatı verilmemesi. Bunun için elimizden gelen her şeyi yapacağız. Eğer buna engel olunmazsa, işletme ruhsatı verilirse, 100 bin dekarlık alanını altını üstüne getirecekler. Bu alanın tümü dünyanın hiç bir yerinde bulunmayacak orman alanları. Bir buçuk milyon insanın -Yunan adalarına kadar- içme suyunun Kazdağlarından gittiği belli oldu. 1,5 milyon insanın içme, kullanma suyu, yöre tarımın kaliteli yapıldığı bir yöre, her türlü meyvenin sebzenin en iyi yetiştiği bir yer. Bunların sulama suyunun kaynağı da Kazdağları. Eğer dediğimiz alanda bunlar maden işletmeye başlarlarsa, topraklarımız kirlenecek, sularımız zehirlenecek, yani yörede yaşayan tüm canlılar zehirlenecek. Yanıbaşımızda Balya var. 70 yıl önce terkedilmiş madenler var. Fransızlar kurşun madenini işletip, gitmişler. Halen burada ölümlerin yüzde 60ı kanserden. Her yağmur yağdığında balıklar ölüyor. Bu siyanürlü liç yöntemiyle işletilen altın madenleri bu bölgede de işletilirse bundan sonra yüzlerce yıl bu bölgenin temizlenmesi mümkün olmayacak.
EYLEMLERİMİZİN ARKASI GELECEK Öncelikle yörede yaşayanları, geçimini tarımdan sağlayan yurttaşlarımızı bilgilendireceğiz. Köylerde bilgilendirme toplantılarına başladık. Önümüzdeki günlerde hazırlanacak ÇED raporlarının kabul edilmemesi için her türlü yöntemi kullanacağız. Bir şekilde kabul edilirse o zaman da yargı yoluna gideceğiz. ÇED raporundan başlayarak bundan sonra yapacakları bütün hareketler için platformumuz öncülüğünde belediyelerimiz, tüm yöre halkı yargıya başvuracak. Eylemlerimizi arkası gelecek.
Sayın Şen o sizin söylediğiniz Türkiye
kendi altınını kendi çıkaracağı zaman
meydana gelmişti.Kaldı ki yine de o
zamanlarda devletimizin Kaz dağına
yönelmesi gibi bir durum söz konusu
değildi.Tabi şimdi devleti ara ki
bula...
ishak şen - İzmir
24 Nisan 2008, Perşembe 21:03
15-20 agaç kesiliyor diye ne bu
yaygara .kaldıki yerine yine
agaçlandırma yapılıyor. her yıl
binlerce dönüm ormanlarımız yanıyor.
bu protestolar türkiyenin düşmanları-
rakipleri tarafından pompalanıyor.
özellikle almanlar bu işi organize
ediyorlar.
erhan şen - İzmir
05 Ocak 2008, Cumartesi 16:42
kaz dağları türkiyenin cenneti.hangi
sivri zekalı cenneti altına
değişebilir?