Grip aşısının tarihine dikkat edin
Web NTVMSNBC   
NTVMSNBC'yi açılış sayfam yap
Sağlık
Bayındır Hastaneleri Köşesi
Beslenme
Kalp-Damar Hast.
Genetik
Cinsellik
Stres
Kanser
AIDS
Sigara
Erkek Sağlığı
Kadın Sağlığı
Çocuk-Bebek Sağ.
Diğer Hastalıklar
Kuş Gribi haberleri
Video
Foto Galeri
Türkiye
Dünya
Ekonomi
Spor
Teknoloji
Sağlık
Kültür Sanat
Yaşam
Hava Yol
Yeşil Ekran
Eğitim
Moda
Otomobil
Doğuş Yayın Grubu
NTV
CNBC-e
e2
NTVSPOR.NET
NBA TV
NTV Radyo
Eksen 96.2
Radio N101
NTV Yayınları
N. Geographic
 
NTVMSNBC Anasayfa » Sağlık » Diğer Hastalıklar

Grip aşısının tarihine dikkat edin

Geçen yıl hazırlanan grip aşısının içindeki suşlardan biri bu yılkinden farklı olduğundan, geçen yıl hazırlanan aşının bu yıl kullanılması durumunda koruma işlevini yerine getirmeyeceği belirtildi.

 DİĞER HABERLER

  SAĞLIK - EN ÇOK OKUNAN HABERLER
AA
Güncelleme: 10:26 TSİ 10 Ekim 2007 Çarşamba

ANKARA - Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı İnfeksiyon Hastalıkları Ünitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Serhat Ünal, eylül ve ekim aylarında solunum yolu enfeksiyonlarının çok görüldüğünü söyledi. Havaların soğumasıyla kapalı yerlerde daha fazla zaman geçirildiğini, bu nedenle solunum yoluyla bulaşan enfeksiyon oranının arttığını ifade eden Ünal, bunların başında da nezle ve gribin geldiğini belirtti.
Haberin devamı

Her iki hastalığın da viral olduğunu, nezleye “rhino” virüsünün yol açtığını kaydeden Ünal, “Burun mukozasında çoğalan bu virüs hapşırık, burun akıntısı, ateş ve bir miktar halsizlik ve bitkinlik yapar. Ancak bu hastalıkta ateş fazla yükselmez ve kas ağrısı olmaz” dedi.

Gribe yol açan “influenza” virüsünün ise hem boğaz ve burun mukozasında hem de akciğerde çoğaldığını, daha yaygın ve sistemik bir hastalık yaptığını anlatan Ünal, bu hastalıkta hapşırık, öksürük, 40 dereceyi bulan ateş, halsizlik, bitkinlik ve çok şiddetli kas ağrısı görüldüğünü bildirdi.

Nezle ve gribi klinik olarak ayırt etmenin zor olduğuna işaret eden Ünal, ancak influenza virüsünü gösteren özel testlerle ayrım yapılabildiğini belirtti.

Nezlenin kendiliğinden 2-3 gün içinde iyileştiğini; istirahat, bol sıvı, dengeli beslenme ve ateş düşürücü ilaç önerildiğini kaydeden Ünal, gribin ise daha ciddiye alınması gerektiğini söyledi.

Ünal, akciğerde çoğalıp zatürreye yol açması ve başka mikroplara zemin hazırlaması nedeniyle gribin özellikle 65 yaş üstündekilerle akciğer, kalp, böbrek, karaciğer ve şeker hastalığı olanlarda ve kanser tedavisi görenlerde ölümcül bile seyredebildiğini anlattı.

Gripte yatak istirahati, ateş düşürücü ilaç, bol sıvı, doğru beslenme ve virüsün çoğalmasını önleyen ilaçlar önerildiğini belirten Ünal, “Grip mevsimi geldiğinde toplu yerlerde az vakit geçirilmeli, el temizliğine dikkat edilmeli, aksıran ve hapşıranlarla öpüşülmemeli, soğuk havalarda iyi beslenilmeli, hapşırmaya başlandığında maske takılmalı” diye konuştu.

“AŞI, WHO’NUN ÖNERDİĞİ VİRÜSLERE KARŞI YÜZDE YÜZ KORUR”
Bu önlemlerin yanında, gripten aşıyla da korunulabileceğini bildiren Ünal, şunları söyledi:
“Her yıl tekrarlanması gereken grip aşısı, çocukluk döneminde belirli bir takvime göre yapılıp tamamlanan aşılardan farklıdır. Çünkü yıl içinde genetik yapısında değişiklik meydana gelen grip mikrobu, geçen yıl için hazırlanan aşıda bulunmayabilir. Her yıl hangi virüsün salgın yapacağı WHO tarafından belirlenir. Bunun için de nisan veya mayıs aylarından itibaren sık görülen virüsler tespit edilir. A grubu virüslerden 2’si, B grubu virüslerden de biri seçilerek aşı üreten bütün firmalara bildirilir. Bu yıl için tespit edilen virüslerden ikisi aynıyken, H1N1 antijenlerini içeren, Solomon adalarından 2006’da izole edilmiş A grubundan yeni bir suş (bakteri veya virüsun farklı alt türlerinin, aralarında genetik farklılıklar bulunan grupları) önerildi. Aşı firmaları da bu yıl için WHO’nun bildirdiği bu suşları içeren yeni aşılar ürettiler. Bu yıl gribe karşı koruma sağlanmak isteniyorsa bu aşıdan yaptırılması gerekir.”

Bu yıl içinde bu 3 suştan biriyle karşılaşılması halinde aşının yüzde yüz koruyuculuk sağlayacağını, bunlara benzer, yakın akrabalığı olanlarla karşılaşılması halinde ise yüzde 50-90 arasında bir korumaya sahip olunacağını bildiren Ünal, “Her yıl grip aşısı olanlarda bağışıklık oranı artar. Çünkü farklı virüs tiplerine karşı koruyuculuk sağlanmıştır. Aşı risk grubundakilerde hastalığı yüzde yüz engellenmemişse bile, ölüm oranını azaltır ve hastalığın hafif geçmesini sağlar” dedi.

KİMLER AŞI OLMALI?
Ünal, 65 yaş üstündekiler; akciğer, kalp, böbrek, karaciğer ve şeker hastalığı olanlar; kanser tedavisi görenler; kritik görevlerdekiler ve sağlık çalışanı gibi hastalığı başkalarına bulaştırma riski olanların mutlaka grip aşısı olmaları gerektiğini bildirdi.

Ekim ayı ortasına kadar grip aşısı yaptırılabileceğini belirten Ünal, “Çünkü aşı hemen bağışıklık sağlamaz. 4-6 hafta arasında bağışıklık kazanıldığı için aşının en geç ekim ayı ortasına kadar yaptırılması gerekir” diye konuştu.

KİMLER YAPTIRMAMALI
Ünal, grip aşısı yumurtada üretildiği, yumurtadan geçen proteinler tamamen arıtılamadığı için bu besine karşı alerjisi olanların grip aşısı yaptırmaması gerektiğinin altını çizdi.

Bir süre önce hücre kültüründe üretilmeye başlanan grip aşısının yumurtaya karşı alerjisi olanlara da uygulanabileceğini belirten Ünal, “Ancak bu aşının daha toplu üretimi başlamadı” dedi.

 

Bu habere oy ver
Düşük
1 Puan 2 Puan 3 Puan 4 Puan 5 Puan 6 Puan 7 Puan 8 Puan 9 Puan 10 Puan
Yüksek
     •  En çok puan alan haberler

Yazdır Gönder Görüş yaz/ oku

                        Bu habere henüz yorum yapılmamış


Ana Sayfa | Türkiye | Dünya | Ekonomi | Sağlık | Yaşam | Teknoloji | Kültür Sanat | Doğal Hayat | Eğitim | Moda
Spor | Hava Yol | İletişim | Yardım | İzleyici Görüşleri | Reklam Seçenekleri | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları