Bundan 50 yıl önce dünyanın ilk yapay uydusu Sputniki uzaya fırlatmayı başaran Rusya bugün Uzay ve Askeri Kuvvetler Gününü kutluyor. Ancak uzay çalışmalarına öncülük eden bu ülke üstünlüğü ABDye kaptırmış durumda.
İSTANBUL - Uzay çağını ya da yarışını başlatan ilk uydu, Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliğinin Kazakistanın ıssız bozkırlarındaki füze üssünden fırlatıldığında, tarih 4 Ekim 1957ydi. Tam 50 yıl önce, Rusça Yol arkadaşı anlamına da gelen 84 kilo ağırlığındaki Sputnik, basketbol topu büyüklüğündeki alüminyum bir küre, 2 radyo vericisi ve 4 uzun antenden oluşuyordu.
Fırlatıldıktan birkaç saat sonra bu basit uydudan gönderilen ilk sinyaller, operasyonun başarılı olduğunun ve Sputnikin yörüngeye girdiğinin göstergesiydi. O günü dönemin lideri Nikita Kruşçevin oğlu Sergey Kruşçev şöyle hatırlıyor:
O gün, babamın, Kievde yapacak birçok işi vardı. Askeri tatbikatları izledi ve oradaki sorunlarla ilgili bilgi aldı. Akşam da, bugün Ukaryna Cumhurbaşkanının kullandığı sarayda, yetkililerle yemekteydi. Ben de onunlaydım. Bir ara sekreter gelip; Sayın Kruşçev, telefon var dedi. Dışarıya çıktı. Konunun ne olduğunu sadece ben biliyordum çünkü bana anlatmıştı. Geri döndüğünde yüzü gülüyordu. Büyük bir haber, dünyanın ilk uydusu Sputnik başarıyla fırlatıldı dedi. Odadakilerin fazla ilgilsini çekmedi. Ama babam, Nikita Kruşçev, roket ve uzay çalışmalarını anlatmaya başladı. Bu konularla yakından ilgileniyordu.
Akşam saatlerinde fırlatılan Sputnikle ilgili haber, ertesi gün, komünist yönetimin gazetesi Pravdada ilk sayfadan ama birkaç paragraflık sıradan bir haber gibi duyuruldu.
Dünyanın etrafında birbuçuk saatte bir dönen Sputnikin gönderdiği sinyaller, esas olarak ABDde şok dalgası yarattı. Uzaya ilk uydunun kendi topraklarından fırlatılacağından emin bir şekilde çalışmalarını yürüten ABD, Sputnikten haberdar olana kadar, küçük uydu, Yeni Dünyanın üzerinden 2 kez geçmişti.
ABDliler için bu büyük bir şoktu. Şimdi Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliğinin gerisine düştük diye düşündüler. 11 Eylülde yaşadıklarına ya da Kuzey Kore veya İranın nükleer saldırıda bulunacağına dair duyduklarına benzer bir korku hissettiler. Bu psikolojik şokun ardından uzay araştırmalarını hızlandırdılar.
Sputnikin bilimsel ve siyasi etkisi büyüktü. ABD, fen ve matematik eğitimine verilen önemi artırdı, uzay çalışmalarını hızlandırdı. 1959daysa Amerikan Uzay ve Havacılık Dairesi NASA kuruldu.
Ama Amerikan halkının güveni sarsılmıştı. Artık Washingtonda New Yorkta, Sovyetler Birliğinin Amerikan şehirlerini nükleer başlıklı füzelerle vurabileceği konuşuluyordu. Uzaya hakim olan dünyaya da hakim olur diyenler, Eisenhower yönetimini eleştiriyordu.
Sputnikle elde ettikleri başarının boyutunu, dış ülkelerde yarattığı yankıyla daha iyi anlayan Sovyetler ise büyük bir gurur yaşıyordu. Sputnik, ancak fırlatıldıktan birkaç gün sonra manşetlere taşındı.
Sputnikin yarattığı etkiden fazlasıyla memnun kalan Rus lider Nikita Kruşçev, uzay zaferini pekiştirmek için bir uydu daha fırlatılmasını emretti.
3 Kasımda fırlatılan Sputnik-2, ilkinden farklı olarak Terier cinsi bir sokak köpeğini de taşıyordu. Layka adlı köpek, birbuçuk hafta yetecek yiyecek ve içeceği bulunmasına rağmen, uydu fırlatıldıktan birkaç gün sonra atmosfer koşullarına uyum sağlayamayarak öldü.
6 Aralıkta ABDnin yaptığı ilk karşı deneme ise başarısız olacak ve Ruslar dalga geçercesine, bu denemeyi Kaputnik adıyla anacaktı.
Ama 31 ocak 1958te Explorer1i uzaya gönderen ABD, bu tarihten itibaren başarılarını artırdı ve 12 yıl sonra, Neil Armstrongun aya ayak basmasıyla, üstünlüğü bariz bir şekilde ele geçirdi.
Sputnik dünyayı sarsarken, onu yaratan Rus bilim adamı Sergei Korolyovun kimliği uzun süre sır olarak kaldı.
İsveçteki Nobel komitesi, ödül için Nikita Kruşçevden bu bilim adamının ismini istediğinde, çalışmada yer alan diğer kişilerin alınabileceğinden ve uzay araştırmasının zarar görebileceğinden endişe eden Rus lider, Bu başarı tüm halkındır, ödül de tüm halkın olmalıdır diyerek Korolyovun adını açıklamadı. Ödül farklı bir dalda, başka bir bilim adamına verildi.
Kendine inanmayan onca kişiye rağmen, Sputniki Amerikalılardan önce uzaya göndermeyi başaran Korolyov, ancak 1966da ölümünün ardından Rus basınında çıkan Uzay programının babası haberleriyle tanındı.
Korolyovun ekibinden, 95 yaşındaki Boris Cherrtok, İnsanlık tarihine geçen bu basit uyduyu tüm dünya tanıdı. Biz ondan Korolyovun küçük oyuncağı olarak bahsediyorduk. Bu küçük topun, insanlık üzerinde bu kadar etki yaratacağını doğrusu biz de tahmin etmemiştik diyor.
Korolyovun adı bugün Rusyada bir kasabada, ay ile Marstaki kraterlerde ve bir asteroidde yaşıyor.
50 yıl önce Sputnikin uzay yolculuğuna çıktığı Kazakistandaki üsten ise, artık uzay turistilerini taşıyan mekikler fırlatılıyor.
SSCB gerçekten insanlığa büyük
hizmetlerde bulundu. Bütün Amerikancı
medyanın saldırılarına rağmen bu
gerçek hala gizlenemiyor. Ancak
Kruşçev Brejnev ve Gorbaçov un liberal
siyasetleri yüzünden maalesef yıkıldı.
Liberallerin peşine takılan yıkılmaya
ve gerilemeye mahkundur...
Ayça - Amasya
04 Ekim 2007, Perşembe 14:24
Heyret ABD nasıl olmuşta
yapamamış.Moskova!nın yaptığı iyi olmuş.
Altan IŞIK - İstanbul
04 Ekim 2007, Perşembe 12:02
YANILIYORSUNUZ....
Daha dün Rusya nın Marsa gitmek için
çalışmalara başladıklarını TV lar
söyledi. Bu kadar Amerikancı veya
onların gözüyle bakmamak lazım...