Bochumdaki Ruhr Üniversitesinde yapılan araştırmanın bir diğer sonucuysa, sahte akupunkturun da neredeyse gerçeği kadar etkili olduğu.
Araştırmacılara göre bu, vücudun her tür iğneye olumlu tepki verdiğini gösteriyor olabileceği gibi, akupunkturun plasebo etkisi yaptığının kanıtı da olabilir.
Plasebo etkisi, ilaç olduğu zannıyla alınan tedavilerin hastada psikolojik olarak yarattığı etkiyle görülen iyileşmeye verilen ad.
Öne sürülen teorilerden biri beyne gönderilen ağrı mesajlarının, rakip mesajlar sayesinde bastırılıyor olabileceği.
 |
|
Araştırmaya 1.100 hasta katıldı. Bunlara ya akupunktur, ya ilaç, ya da sahte akupunktur tedavisi uygulandı.
Sahte akupunkturda iğne doğru noktalara yerleştirildi ancak gerçek tedavide olduğu kadar derine saplanmadı ve olduğu yerde çevrilmedi.
Altı ay sonra akupunktur grubundakilerden yüzde 47si bel ağrılarının ciddi oranda hafiflediğini söyledi.
Sahte akupunktur grubundakilerin yüzde 44ü aynı şeyi söylerken, klasik tedavi alanların yüzde 27si ağrılarının azaldığını bildirdi.
Araştırmacılardan Doktor Heinz Endres akupunkturun kronik bel ağrısı alanında gelecek vaat eden, son derece etkili bir yöntem olduğunu söyledi.
Doktor Endres Hastalar yalnızca ağrının dozunda değil, bel ağrısından kaynaklanan hareket sorunlarında ve dolayısıyla da hayat kalitelerinde de önemli bir fark gördüklerini söylediler diye konuştu.
Batılı ülkelerde nüfusun yüzde 80den fazlasının hayatlarının bir döneminde bel ağrısı çektiği bildiriliyor.
Çinde her tür sağlık sorunu için yüzyıllardır uygulanan akupunktur tedavisi, vücuttaki hayat enerjisi çinin iğnelerle açığa çıkarılabileceği savına dayanıyor.
Şikagodaki Rush Üniversitesinden Doktor James Young Alternatif terapi diye adlandırılan yöntemlerin nasıl işlediği konusunda bilgimiz yok diyor, Ama bu işe yaramadıkları anlamına gelmiyor.