Obezite, çocuklarda reflüye neden oluyor
Web NTVMSNBC   
NTVMSNBC'yi açılış sayfam yap
Sağlık
Bayındır Hastaneleri Köşesi
Beslenme
Kalp-Damar Hast.
Genetik
Cinsellik
Stres
Kanser
AIDS
Sigara
Erkek Sağlığı
Kadın Sağlığı
Çocuk-Bebek Sağ.
Diğer Hastalıklar
Kuş Gribi haberleri
Video
Foto Galeri
Türkiye
Dünya
Ekonomi
Spor
Teknoloji
Sağlık
Kültür Sanat
Yaşam
Hava Yol
Yeşil Ekran
Eğitim
Moda
Otomobil
Doğuş Yayın Grubu
NTV
CNBC-e
e2
NTVSPOR.NET
NBA TV
NTV Radyo
Eksen 96.2
Radio N101
NTV Yayınları
N. Geographic
 
NTVMSNBC Anasayfa » Sağlık » Çocuk-Bebek Sağ.

Obezite, çocuklarda reflüye neden oluyor

Gece yatmadan önce tüketilen süt gibi yağ içeriği yüksek gıdalar, posadan fakir yüksek enerjili yiyecekler ve obezitenin çocuklarda reflüye neden olduğu belirtildi.

 DİĞER HABERLER

  SAĞLIK - EN ÇOK OKUNAN HABERLER
AA
Güncelleme: 10:20 TSİ 29 Eylül 2007 Cumartesi

ANKARA - Çocuk Cerrahisi Uzmanı Operatör Dr. Nuri Şen, mide asidinin, yemek borusu ve solunum yollarına geri kaçmasının “reflü” hastalığı olarak tanımlandığını hatırlattı.
Haberin devamı

Reflünün, prematüre bebeklerden, çocuklara ve erişkinlere kadar her yaş grubunda görülebildiğini belirten Şen, “Yemek borusunun alt ucunun geçici gevşemesinin neden olduğu reflü hastalığını, mide boşalmasında gecikme, beslenme alışkanlıkları, helicobacter pylori enfeksiyonu, genetik ve çevresel nedenler (alkol, tütün, kafeinli içecekler ve acılı gıdalar), fiziksel aktivite, solunum hastalıkları, uyku bozuklukları, aşırı kilo, karın içi basıncının artışı gibi nedenler de etkiliyor” dedi.

“OBEZİTE REFLÜYE NEDEN OLUYOR”
Akşam yemeği ve sonrasında tüketilen gıdalara dikkat edilmesi gerektiğini vurgulayan Şen, “Gece yatmadan önce tüketilen süt gibi yağ içeriği yüksek gıdalar, posadan fakir yüksek enerjili yiyecekler ve obezite, çocuklarda reflüye yol açıyor” dedi.

Şen, çocukluk çağında görülen reflünün belirtilerinin, her çocukta farklı seyrettiğini ve yaşa bağlı değişkenlik gösterdiğini ifade ederek, reflünün bebeklerde teskin edilemeyen ağlama, aşırı huzursuzluk, geriye doğru gerilme, uyku bozuklukları (gece aşırı uyanma, ağlayarak uyanma, uykuya dalmada güçlük, gündüz daha fazla uyuma, aşırı hareketli yatma) gibi belirtilerle kendini gösterdiğini söyledi.

Reflünün, küçük çocuklarda, büyüme-gelişme geriliği, huzursuzluk, kusma, beslenme ve uyuma güçlükleri, inatçı hıçkırıklar şeklinde gözlendiğini anlatan Şen, büyük çocuklarda klinik tablonun erişkin reflüsüne benzediğini, inatçı kuru öksürük veya gece öksürüğü, astım, uyku bozuklukları (uykuda hareketli yatma, diş gıcırdatma ve ağızdan su gelme), demir eksikliği anemisi, göğüs ağrısı, karın ağrısı, ağız kokusu, diş erozyonları ve çürükleri, ses kısıklığı, tekrarlayan kulak, burun ve boğaz enfeksiyonları gibi belirtilerle ortaya çıktığını bildirdi.

“KALORİ İHTİYACININ YÜZDE 80’İ GÜNDÜZ ALINMALI”
Şen, günlük kalori ihtiyacının yüzde 80’inin sabah ve öğle öğünlerinde, kalan miktarın ara ve akşam öğünlerinde karşılanması gerektiğini, gün içinde alınması gereken kalorinin, yaşam ritmi yüzünden akşama kadar ihmal edilmesinin yanlış olduğunu söyledi.

Kişinin kalori açığını karşılamak için akşam yemeğinde ve sonrasında yüksek kalorili gıdalara yönelmesinin, erişkinlerde ve çocuklarda reflü hastalığının artmasına yol açtığına dikkati çeken Şen, özellikle mideden geç boşalan kuru yemiş, çikolata ve cips gibi yağlı gıdalar ile kola, kahve gibi kafeinli içeceklerin fazla tüketilmesinin reflüye neden olduğunu bildirdi.

“İLAÇ TEDAVİSİ TEK BAŞINA YETERLİ DEĞİL”
Şen, reflü hastalığında tedavinin, tanının konulduğu yaşa göre farklılık göstereceğini belirterek, süt çocuğu döneminde, aşırı beslemenin azaltılması, mamanın koyulaştırılması, öğün aralarının sıklaştırılması ve miktarının azaltılması, bebeğin yatarken baş kısmının yükseltilmesi ve karın içi basıncını artıran (kabızlık tedavisi, alt bezi ve kıyafetlerin gevşek giydirilmesi) sorunlarının çözülmesi gerektiğini söyledi.

Büyük çocuklarda ve yetişkinlerde ilaç tedavisi uygulanabileceğini belirten Şen, ilaç tedavisinin başarılı olabilmesi için yemek yeme alışkanlığında değişiklik yapılması gerektiğini dile getirdi. Şen, ilaç tedavisi ile akşam kalori alımının düşürülmesinin, ‘yukarı kaçan asit miktarını ve şiddetini azalttığını’ ancak tamamen ortadan kaldıramadığını kaydetti.

İlaç tedavisi alan hastalarda düzelme görülmediğinde cerrahi girişimin düşünülebileceğini anlatan Şen, ameliyat sonrasında iyileşme ve günlük aktivitelere dönüşün çok kısa sürede sağlanabildiğini dile getirdi.

 

Bu habere oy ver
Düşük
1 Puan 2 Puan 3 Puan 4 Puan 5 Puan 6 Puan 7 Puan 8 Puan 9 Puan 10 Puan
Yüksek
     •  En çok puan alan haberler

Yazdır Gönder Görüş yaz/ oku

                        Bu habere henüz yorum yapılmamış


Ana Sayfa | Türkiye | Dünya | Ekonomi | Sağlık | Yaşam | Teknoloji | Kültür Sanat | Doğal Hayat | Eğitim | Moda
Spor | Hava Yol | İletişim | Yardım | İzleyici Görüşleri | Reklam Seçenekleri | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları